Maalesef aynı fikirde değilim. Bana kızmakta serbestsiniz... Fikirm odur ki toplum aslında hep böyleydi. sadece "böyle" olan kesimler daha düşük gelir grubunda ve genel yerleşkelerin çok uzağında oturdukları için göze batmıyorlardı. Haber yayılım hızı da bu kadar çok olmadığı için insanlar göremiyordu. Bu tip konularda şahsi örnekler ermek uygun değildir ve geneli yansıtmaz ancak bu durumda açıklayıcı olabilir....
84'lerde lise'de okuduğum dönemde elektronik ve makanik işlerine merak salmıştım. Yolun sıklıkla eski perşembe pazarına düşer, oradan birşeyler alırdım. hala da alırım... yol boyunca birşeyin fiyatını sorduğunuzda hep farklı fiyatlarla kaşılaşırdınız. hatta aynı dükkana iki defa uğrayıp fiyat sorduğunuzda bile farklı fiyatlar verirlerdi. Evet örnek tam birebir örtüşmüyor ama kaynağı aynı. empatiden uzak, işine geldiği zaman melek işine geldiği zaman hain olabilen, dış dünyaya her zaman iyi insan profili çizen ama iç dünyasında kalbinden katran gibi karanlık kötülük akan insanlar hep vardı bu coğrafyada. İki yüzlülük hep içimizde var... kendimi de dahil ediyorum. Her ne kadar kendimi eğitmeye çalışsam da benim de genlerimde kazılı bu davranış şekli.
Mahallede yeni araba görünce çizen insan modelleri vardı. hala var. kendi çocuğu okuduğunda kasıla kasıla hava atan ama başkasının başarılı olan çocuğuna çamur atmaktan çekinmeyen insanlar hep vardı. çürük domatesleri tezgahın arkasına sıralayıp çaktırmadan kesekağıdına (o zamanlar kesekağıdı vardı) koyan pazarcılardan çok çektik. Ama bu kadar görünmüyorlardı. Mesela pazarda görüyordunuz ama akşam olunca çekip gidiyorlardı.
Şimdi o insanlar kapı komşusu. Ev, araba sahibi... Eskiden bu tip davranışlara pirim verilmediği ve hoş karşılanmadığı için iş hayatında yükselerek farklı toplum kesimleri arasında kabul de görmezlerdi. Hep uzaktılar. Sonra.... Devir değişti... Şaşırıyorsun ama çoğunluktalar.
Sana çoooookkk eski bir cümle söyleyeyim. 90'larda Üniversitede kullanırdık. Senin yazdığının farklı bir türü. İş hayatında başımıza gelecekleri önceden görüp anlatmak için... "Türkler yengeç gibidir" derdik. "Bir tanesi sepetten çıkmaya başladığında diğerleri onu içeri çeker"... Demem o ki bu deyişler eskiden de vardı. Yeni bir durum değil. bu topraklarda sanırım dna çok karıştı. yada fazlaca mutasyona uğradı. Kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha fazla çoğalması gibi....
Yaşım sebi ile kendi adıma değil ama genç arkadaşlara çok üzülüyorum. MadMax filmleri gibi bir gelecekte daha bu konulardan çok yakınırlar...