Aman arkadaşlar burda bazıları Kur'an ile Peygamberimizi ayırmaya çalışıyor lütfen itibar etmeyiniz.
Rasûlullah (s.a.s), Allah'tan aldığı vahyi yalnızca insanlara aktarmakla kalmamış, aynı zamanda onları açıklamış ve kendi hayatında da tatbik ederek müşahhas örnekler hâline getirmiştir. Bu nedenle O'na "Yaşayan Kur'ân" da denilmiştir.
İslâm bilginleri genellikle, dinî konularla ilgili hâdislerin, Allah tarafından Hz. Peygamber (s.a.s)'e vahyedilmiş olduklarını kabul ederler; delil olarak da,
"O (Peygamber), kendiliğinden konuşmaz; O'nun sözleri, kendisine gönderilmiş vahiyden başkası değildir." (en-Necm, 54/3-4)
âyetini ileri sürerler. Ayrıca,
"Andolsun ki; Allah, mü'minlere büyük lütufta bulundu. Çünkü, daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken, kendi aralarından, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi." (Âl-i lmrân, 3/164)
âyetinde sözü edilen "hikmet" kelimesinin, "sünnet" anlamında olduğunu da belirtmişlerdir. Nitekim, Hz. Peygamber (s.a.s) ve O'nun ashâbından nakledilen bazı haberler de, bu gerçeği ortaya koymaktadır. Rasûlullah (s.a.s)'tan şöyle rivayet edilmiştir:
"Bana kitap (Kur'ân) ve bir de onunla birlikte, onun gibisi (sünnet) verildi." (Ebû Dâvûd, Sünen, II, 505).
Hassan İbn Atiyye, aynı konuda şu açıklamayı yapmıştır: "Cibrîl (a.s.) Rasûlullah (s.a.s)'e Kur'ân'ı getirdiği ve öğrettiği gibi, sünneti de öylece getirir ve öğretirdi." (İbn Abdilberr, Câmiu'l Beyâni'l-ilm, II, 191).
YAZDIĞIM AYETLERİ OKUMAMIŞSIN GALİBA KARDEŞİM BİR DAHA OKU. İNANIYORUM DEDİĞİN KİTAP'IN AYETLERİ. SENİ YARATAN RABBİNİN AYETLERİ. ALLAH'IN AYETLERİ ARASINDAN SÜZÜP BÖYLE SEÇİLMEZ. AYRICA RABBİMİN SÖZ'LERİ VARKEN, HİÇBİR SÖZ ÖNEMLİ DEĞİLDİR!!!
40 .Eğer siz, Elçiye yardım etmezseniz, bilin ki Allah Ona kesinlikle yardım etmiştir. Hani o kâfirler; Allahın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş kişiler, onu ikinin ikincisi olarak çıkarmışlardı. Hani ikisi mağarada idiler. Hani O, arkadaşına Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir diyordu. Bunun üzerine Allah, Onun üzerine kalbi teskin eden güven ve yatışma duygularını/morallerini içlerine koymuş, Onu sizin görmediğiniz askerlerle güçlendirmiş ve kâfirlerin; Allahın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kişilerin sözünü en alçak yapmıştı. ALLAH'IN KELİMESİ DE EN YÜCENİN TA KENDİSİDİR. Ve Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.
ZÜMER 3. DİKKATLİ OLUN HALİS DİN YALNIZCA ALLAH'A AİTTİR. Onun astlarından birtakım yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınlar edinenler: Allahın astlarından edindiğimiz yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınlar, bizi Allaha daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara tapıyoruz. Şüphesiz kendilerinin ayrılığa/anlaşmazlığa düşüp durdukları şeylerde, onların arasında Allah hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve çok nankörün ta kendisi olan kişilere kılavuzluk etmez.
EN'AM : 14.De ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat Kendisi beslenmeyen Allahtan başka yardım eden, koruyan, yol gösteren bir yakın mı edineyim? De ki: Ben İslâm kişilerin ilki olmakla emrolundum. Ve sen sakın Allaha ortak koşanlardan olma!
EN'AM 164,165.De ki: ALLAH HER ŞEYİN RABBİ İKEN, BEN ALLAH'TAN BAŞKA RABB Mİ ARAYAYIM? Her kişinin kazandığı yalnız kendisine aittir. Yükünü taşıyan kimse, bir başkasının yükünü taşımaz. Sonra sadece Rabbinizedir dönüşünüz. Böylece Allah, ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verecektir. Ve O, sizi yeryüzünde gidenlerin yerine getirilenler yapan, verdikleriyle sizi sınamak için, kiminizi kiminizin üzerine derecelerle yükseltendir. Şüphesiz Rabbin, kovuşturması çabuk olandır ve şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
NİSA 152.Allaha ve elçilerine inananlar ve
onlar arasında ayırım yapmayan kimseler; işte onlar, Allahın pek yakında ödüllerini vereceği kimselerdir. Ve Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edendir.