Affedersiniz ama hiçbir Türk bir Japon kadar ağır şartlarda çalışmıyor, çalıştırılmıyordur. Biz disipline gelemeyen bir toplumuz. Japonya hakkında pek bilginiz olmadığını varsayıyorum. Adamların bakanlıkları dahi "işten sonra biraz metroda uyuyabilirsiniz" diyor. Ölümüne çalıştırıyorlar. Güney Kore de keza öyle. Neredeyse tüm gelişmiş doğu medeniyetlerinde kendinize ayıracak vakti bulamıyorsunuz işten. Güney Kore'de adam bilerek hapishaneye giriyor diyor ki "Normal hayattakinden daha özgürüm, daha çok kendime vakit ayırabiliyorum." Rahatlıkla "tüm kadınlar işe topuklu ayakkabı ile gelmek zorundadır." diye karar alabiliyorlar. İş saatinden sonra tıklım tıklım o metrolarda insanlar oturabilirlerse şanslı, en azından biraz uyuma şansı buluyorlar. Oturamazlarsa kısacık uykuyla yine disiplinize bir şekilde çalışmaya gidiyorlar. Açıkçası iki tane nükleer bomba yiyip ona rağmen yıkılmamış bir medeniyetle kıyaslayıp Türkler bu konuda daha iyi demek yanlış bir tutum oluyor. Bir Türk vatandaşını geçtim, herhangi bir batılı vatandaş Japonya'da hayatta kalmaya çalışsın aynı şartlar ile çoktan intihar etmiş olur. Japonya'nın başına gelen felaketler Türkiye'nin başından geçmemiştir dahi. Türk toplumu olarak Japonlardan öğreneceğimiz çok şey ayakta durma konusunda. İş disiplini olarak ise çok adaletsizler.
Japonya II. dünya savaşında son yıkılmayan kaleydi, nükleer bomba ve ağır savaş şartlarıyla onlar da yıkılmıştır. Halk üzerindeki psikolojik etkileri için "Grave of the Fireflies" animesini izleyebilirsiniz.