taraflı bakış. din, özünde saf ve iyi değildir. aksine, tek tipleştirici, farklılıkları ortadan kaldıran, herkesi robottan farksız aynı model insan şekline sokmaya çalışan, kendi direktifleri neyse ona uyulmasını emredip uymayanları sonsuza kadar azap ve acı içinde yaşatacağını belirten, büyüt tehditler ve korkular savuran araçtır. polyanna masallarıyla yaklaşılırsa dedikleriniz bir açıdan anlam kazanır belki ancak gözleri gerçeğe bakanlar, arkadaki büyük baskıyı, etkiyi, tehdidi rahat görür. haliyle, kimsenin elinde oyuncak olmadığı durumda dahi dinler, kabul etmiyorsan seni nasıl yok edeceğini keyifle anlatır. burada saf ve iyi bir şey görmüyorum. bir seçim sunuyorsan, kabul etmeyene nasıl acılar çektireceğinden bahsedemezsin. burada iradeden söz edilmez.
Açıkcası din müessesini itham edici cevabınız ve hepimizi robotlaştırmış, polyanna gibi hadiselere yanlış baktırmış olan dinimiz hakkındaki karşı görüşünüzü asla kabul etmiyorum. Öncelikle merakım din kötü ise sizin tabi olduğunuz daha iyi kurallar manzumesi nedir? Ben ateistim dedikten sonra hayata ve ölüme dair bakış açınızda, aile ve birey ilişkilerinde, sosyal ve iş hayatınızda hangi kurallara, erdemlere kısacası neye tabisiniz? Daha iyi bir insan mı? oldunuz. Yoksa eskiden bilinçli veya bilinçsiz olarak uyduğunuz kuralların tarihsel çıkış noktalarının adı konulmamış dahi olsa farklı bir dinin medeniyete katkısı olduğunu düşünmeksizin artık yalan söylemiyorum derken doğrucu bir insan olma özelliğinizi bağımsız bir şekilde aydınlandıktan sonra kendinizin bulup, yaşama kattığınız bir güzellik olduğunu mu? düşünmeye başladınız. Din müessesi sadece İslam dinini içermez insanlık tarihi ile başlayan erdemlilik ve kötülük arasında meydana gelen mücadele her dinde bazı semboller ve sembol davranışlar ile tasvir edilmiştir. Habil ve Kabil iki kardeş arasında meydana geldiği hemen her dini metinde yer alan yer yüzünde dökülen ilk kandır ve katillerin peygamberi de Kabildir. İnsanlık deneme yanılma ile bir şeyleri bulmuş bile olsa iyi ve kötü ayrımı yıllar ve yıllar içinde mükemmelleşerek hayatın her boyutuna ahlak ve sosyal yaşamın kuralları olarak girmiştir. Tanrı tanımazlık mefkuresi ile bizleri bir polyanna'ya dönüştürmüş olan dinin; kaldı ki pollyanna hatırladığım kadarı ile mutlu bir çocuktur, hayatımıza ve inancımız doğrultusunda yaşamdan sonra ki hayatta vaat ettiği hangi erdem veya özgün ödüle dair getireceği bir alternatif mevcut bunu da açıklamamışsınız. Yazınızda robotlaştırıcı, polyanna masalları ile avutan, tehditkar gibi ifadeler ile itham ettiğiniz Allah aslında sizin tanıdığınız ve tanımlandırdığınız Allah fikridir bizim inancımız ile hiç uyumlu değildir. Medyada ki meczup veya istismarcı dindar figürleri ortadan kaldırabilsek açıkcası, ak saçlı samimi bir nenemizin dini ne kadar saf ve berrak yaşayıp, hissettiğini ve aleminiz de çözülmez diye altında ezildiğiniz çoğu meseleye nasıl basit ve tatmin edici çözümler ile karşı durduğunu görebilseydiniz, inançsızlık ile kendinizi içine soktuğunuz ve hayır öyle bir şey yok bile deseniz kimseyi inandıramayacağınız iç karmaşasını nasıl çözdüğüne ancak şaşırırdınız. o yaşlı koca neneye sen kandırılmışsın, aslında tehditkar ve kötü niyetli bir Allah'ınız var deseydiniz ''La havle'' çekip yanınızdan üzüntü ile ayrıldığına da şahit olurdunuz. Son olarak gayrın dini, eğer müşteri değilseniz sizleri yani din karşıtları ve ateistleri çok fazla da ilgilendirmemeli diye düşünüyorum. Çünkü dindarların sizler aracılığı ile kurtarılmaya veya aydınlatılmaya ihtiyacı yok hatta hayata dair ne vaad ettiği anlaşılamamıştır. Tanrıtanımazlık fikrinin hayata dair bir tezi yoktur veya zayıf olan tezleri çoğu zaman sonuçsuzdur. Eğer içinde bulunduğunuz ruhi çöküntüye aldatıcı, kötücül ve tehditkar Allahımızı daha yakından tanıyarak çözüm arıyorsanız buyrun her sorunuza burada cevap verilir ancak hiç bir soru sorulmaz! Teemmel