Bundan 30 yıl önce çok mutluyduk. Asla yokluk görmedim. Yokluk gören varsa bile kendini belli etmesine fırsat olmadan zaten çevresindekiler bu açığı kapatıyordu. Çünkü komşuluk akrabalık vardı.

Gençlik yıllarım inanılmaz mutlu geçti. Her şeyin en iyisini yaşadık. Arkadaşlarımız boldu. Aşklar temizdi, utangaçtık. Saftık. Çok gezdim. Her şeyin en iyisini yaşadım. Okul yıllarında hep part time çalıştım.

Can dostlarımız vardı bizimle ölüme gidecek. Hayallerimiz vardı. Umutlarımız.

Atatürk kırmızı çizgimizdi. Hala öyle çok şükür. Hiç kaybetmedim bunu.

Siyaset yapmadık. Zaten siyaset bu denli kirli değildi. Sen şusun ben buyum yoktu. Asla sen nerelisin diye sormadık kimseye.

15 yaşında memleketimden İstanbul'a taşındım. Tam 1 sene kendime gelemedim. Pullu mektuplar yazdım arkadaşlarıma. Onlar da bana. Çok ağladık ayrılınca..

Şimdi bakıyorum geriye. Hiç bir şey kalmamış. Gençler ülkeden kaçma peşinde. Umutsuz. Mutsuz. 14 yaşındaki kızım bile yurtdışı planları yapıyor.

Nasıl böyle olduk, ne ara bu hale geldik, nerede yanlış yaptık..

Üzülüyorum...