Kendi işimi yapmaya ortaokulun sonunda karar vermiştim. 2000 yılında babam iflas etmişti yeni bir düzen kurmak için başka şehire gitti. Bizim de elimizde avucumuzda bir şey kalmayınca kendi harçlığımı çıkarabilmek için internet kafede çalışmaya başlamıştım. Zaten günümün çoğunu orada geçiriyordum küllükleri boşalt, çay koy, tost yap, bozulan cihazları düzelt, ana bilgisayardan masa aç para al ver normalde de yardımcı olmak için yaptığım bir işti. Karşılığında da ara sıra istediğim bilgisayara oturur vakit geçirirdim. Kafe sahibi ile haftalık 20tl karşılığı anlaştım. Başladım çalışmaya sabah gidiyorum gün boyu oradayım. Baktım arkadaşlar geldi oyun oynayacaklar ben de oynamak istedim, kafe sahibine söyledim parasını vereceğim oyun oynayacağım. Tamam dedi, boş masa olunca oyna. Kendimi sıraya koydum, bekleyen müşteriler vardı. Sıra bana geldi hop bir müşteri geliyor ona yer ver, tam boş masa oluyor hop bir müşteri daha ona yer ver. Sonra baktım ki bu düzen bana göre değil. Çıktım işten eski usul devam. Çünkü bir yerde çalıştığın zaman oranın kölesi oluyorsun. Bu yüzden dışarıdan iş bile almıyorum. Doğrudan son kullanıcıya veya bayilere hizmet şeklinde çalışıyorum. Eğer bir işe girip çalışırsan hayatının önemli kısmını da şirket sahiplerinin kontrolüne bırakmış olursun. Oysa hayat bu değil. Bence kendi işini yapmayı denemelisin. Baktın olmuyor eski düzenine dönebilirsin ama şunu unutma kendi işini yapıyorsan her gece kafanı yastığa rahat koyamazsın özellikle işler kötü olduğu zaman.