İnterneti düzenlemeye yönelik baskılar dünyanın birçok yerinde mevcuttur. Kullanıcılar hükümetlerin interneti düzenleme niyetine şaşırmış görünüyor. İnternet kullanıcıları genellikle web'de düzenlemelerle boğulacak güçlü bir ortam olduğunu söylerler. Ancak, internetin gücü tam da hükümetlerin interneti düzenlemek istemelerinin nedenidir.
- Ulusal güvenlik (bomba yapımını önlemek, yasa dışı uyuşturucu üretimi, terör faaliyetleri hakkında talimatlar)
- Küçüklerin korunması (küfür içeren pazarlama biçimleri, şiddet, pornografi)
- İnsan onurunun korunması (ırksal nefrete veya ırk ayrımcılığına teşvik)
- Ekonomik güvenlik (**************, kredi kartlarını korsan kullanma talimatları)
- Bilgi güvenliği (kötü amaçlı bilgisayar korsanlığı)
- Gizliliğin korunması (kişisel verilerin izinsiz aktarımı, elektronik taciz)
- İtibarın korunması (iftira, yasa dışı karşılaştırmalı reklam)
- Fikri mülkiyet (telif hakkıyla korunan eserlerin, yazılımların veya müziğin izinsiz dağıtımı)
Bu korkuların ne kadar geniş çapta sansür gerekçesi olarak hizmet ettiği bellidir.
İnterneti düzenlemek için tek bir evrensel model olamaz. Ancak bu, düzenleyici çarkın her seferinde yeniden icat edilmesi gerektiği anlamına da gelmez. İnternet içeriği düzenlemesine her ülkenin kültürüne dayalı bir yaklaşım uygulanıyor.
Kisi ya da kisilere maddi ve manevi zarar gelebilecek durumlarda cesitli onlemler alinabilir tabi ki. Ancak hicbir hukumet, sirket ya da kurulusa gereginden fazla bilgi gucu verilmemesi gerektigini dusunuyorum.
Mesela potansiyel suclular icin mumkun olan tum yazilimlara, sistemlere ve donanimlara tum insanlari hedef alan arka kapilar konulmasi, tum internetin ciddi sekilde izlenmeye calisilmasi, buyuk firmalarla anlasilip kullanicilarinin gozetlenmesi vs. ve bunlarin yonetiminin hemen hemen ayni kisilerin eline verilmesi, bu gucun amacinin disinda kullanilmasina yol acabilecek bir sey ve aciyor da. Bu durumda insanlarin guvenligi olan amac hukumetin koltugunun guvenligine ve cikarlarina donusuyor.