Annemin meşhur lafı olsa da nette bir kaç versiyonuna daha rastladım.

(kel kör kendi işini kendin gör veya kadı kör kaymakam kör kendi işini kendin gör

)
Yaklaşık 5 6 senedir kullandığım monster Abra A7 notebookumun şar soketi arızalandı. Kör topal idare ederken menteşeleri de bozulduğu için ekran görüntüsü de gidince Tekirdağ Çorlu'da bilgisayar tamircisi arayışına girdim. Ergene ilçesindekiler menteşeleri gitmiş, şarj soketi de bizde yok sipariş verecegiz filan deyince mecburen Çorluda tamircileri dolaşmaya koyuldum. Adam akıllı bir tamirci bulamadım. Herkes kolaya alışmış sanırım. Ya kimse İş begenmiyor ya da parçayı bahane ediyor. Bir Allahın kulu da açıp bakmıyor bunda ne var diye. Bir kaç tane tamirci dolaşınca severek ve oldukça kullanış ve performansından memnun olduğum bilgisayarı parçalayasım geldi.
Sonra dedim ki kendi kendime:
Yedek Toshiba laptopum var ama 17 inç ekranlı monstera alışınca ve monsterın performansını özleyeceğim için iyice canım sıkıldı.
Çalışma dosyalarımı da alamamıştım ekran gidik ve şarjım olmadığı için...
Sonra aldım elime alet çantamı ve ameliyata başladım. Önce kalp masajı ve Türk uslü tokatlama işe yaramayınca neşter (tornavida) yardımıyla hastanın içini açtım.
Birde ne göreyim. Bizim hastanın şarj soketinin iki lehiminden birinin lehimi kopmuş. Hemen ilgili bağlantıyı yaptıktan sonra "
şarj soketini dışarı alayım, daha pratik olur, ikide bir soket içine kaçmaz" pratik zekasıyla 10 santim ek kablo yardımıyla dışarı aldım.
Menteşelerden dolayı ekran gelmiyordu demiştim. Eski yalama olmuş vidaları çıkarıp, sağlı sollu bir iki santimlik vida salladım.
Ve Sonuç:
Anamın da dediği gibi, kendin kel, kendin kör, kendi işini kendin gör
Birde unutmadan, el elin eşeğini türkü çağırarak ararmış