Doğru kelimelerle kendime seslenmek istiyorum. İçimdeki neşeye, üzüntüye, öfkeye seslenmek istiyorum. Sahte kişiliğimin bir hayli uzağında olan gerçek kişiliğime seslenmek istiyorum. Ancak gerçekle yüz yüze gelecek cesaretimin olmamasından korkuyorum. Korkum bile sahte olabilir.. Şiirlerin sadece sevgiliye seslendiğini sanıyor çoğu kişi oysa ben "Faruk Nafiz Çamlıbel'in Allaha ısmarladık" şiir'in de kaybolup giden kişiliğime seslenmek istiyorum..

Allaha Ismarladık




Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git...
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!


Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı
Andırıyor ışıksız evinde pencereler.
Biraz yeşermek için beklesin artık kışı
Çağlayansız yamaçlar,suyu dinmiş dereler.


Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna,
Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz:
Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna,
Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz.


Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.


Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü
Daha candan görürüm senden uzaklaşınca.
Sararırsın dönüşte görünce öksüzünü:
Bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca.


Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!