Bu olayı sosyolojik olarak irdeleyin etrafınızdaki değişimleri görün neden umutsuz olduğumuzu anlayacaksınız.

Mahalle kültürünü yerle bir edip kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşüm yaptılar.
60 daireli dikey yapı apartmanda oturuyorum. Kimse kimseyi tanımıyor. Asansörde selamlaşma var o kadar.
Tek tük komşuluk olsa da onlar da ilk taşınanlar. Yeni binanın sıkıntısından dolayı ortak dertlerde buluşup kaynaşan insanlar.

Stadyumları yıktılar, okulları yıktılar çok katlı yerler yaptılar.
Bizim çocukluğumuzda şurada okuduk diyebileceğimiz bir yer bırakmadılar. Geçmişimizle bağımızı kopardılar, anılarımızı kepçelerle yıktılar.
Yerine de ucube çok katlı devasa insancıl olmayan binalar yaptılar.
Bina apartman gökdelen. ne tarafa baksanız artık korkutucu yüksekliğe sahip binalar.
Apartmanlar dip dibe yapılmış şekilde ve altlarında avm yapma peşindeler.
Çocuklara oynayacak küçücük alan yapıp 1 kaydırak ve 2 salıncak koyuyorlar bitti.
Toplu konut alanlarında sosyal alan yok.

Çocukluğumuda kültür park denen bir olay vardı onları da çaldılar, çoğu mültecilerin nargile mekanı oldu.

Şampiyonlar liginden tut bütün maçları zengin eğlencesi haline getirdiler. Milli maçları dahi ücretsiz kanalda izletmediler.

Milli bayramları kutlamaları yasakladılar. Pandemiyle alakası yok biliyorsunuz daha önceden de yasakladılar.

Ulusu kendi geleneklerini unutturacak şekilde karamsar hale getirip yabancı ülkelerde yaşamayı güzeller hale getirdiler.
Bunu diyen kişileri nasıl kazanırız, neden toplumda bu insanlar çoğaldı diyip düşünmek yerine bunu diyen kişileri biletini alıp yurtdışına ben göndereceğim dedi devletin başı.

Siyaset konusunda da muhalefet kazansa dahi, şimdiki hükümetin seçimi siz kazandınız tamam buyrun siz yönetin diyerek asla gitmeyeceğine inandırdılar. Çevir sor bunlar sandıkta kaybetseler sence gider mi diye al cevabını, ona sormadın kendine sor.

Türk lirası değer kaybetti alım gücü günden güne eridi buna rekabetçi kur dediler, dolarla işin ne dolarla mı maaş alıyon diye halkla alay ettiler.

Toplumu bir arada tutan bütün değerlerin içini boşalttılar. Dün dediklerini bugün yalanladılar.

Suriyelilere 80 milyar dolar (şimdiye 100'ü çoktan geçmiştir) harcadık diye övünürken, pandemi döneminde çoğu vatandaşı kendi kaderine terkettiler. (Kayıtdışı çalışanlar işyerlerinde yatıp kalkıyor şu anda)

Şehir hastanesinde çocuk kliniği kapısı çıkışında çocukları parayla eğlendirebileceğiniz (1 jeton 6tl) dükkan vardı. Dükkan yani çocuk sosyalleşemiyor binsin zamanı tüketsin parasını harcasın gitsin tarzında tamamen ticari yerler.
Bu nerede hastahane içinde çocuk kliniği karşısında.
Yani bu zihniyet ülkeyi tamamen karamsarlığa itiyor.

Şu dönemde siyaset hiç olmadığı kadar konuşuluyor. Eskiden bakanların belediye başkanlarının ismini bilmezdik, şimdi bakanları geçtik tekel bayileri derneği başkanını bile tanıyor gençler.

Şöyle bir irdeleyin gençliğinizi, size aşılanan umutları, büyüklerinize aşılanan umutları.


Şimdi halkına umut vadeden bir lider yok, beğenmeyene kapıyı gösteren bir lider var.

Böyle ülkede ya biat edersin ya da mutsuz olursun!

Son olarak sizlere tavsiye:
Mutsuzsanız cidden farkındalık başlamıştır. Mutsuz olmak istemiyorsanız meşhur söz: Cehalet mutluluktur.