Daha önce benzer bir konuya yazdığım gibi ülkemizde kullanılan her 100 suyun 68'i VAHŞİ sulama için kullanılıyor. Geriye kalan tüm hane ve sanayi vs. için %32 kullanılıyor. Önce müdahale edilmesi gereken vahşi sulama yerine damla sulamaya geçilmesidir, bunun eğitimi ve teşviğidir, tasarrufun büyüğünü yapması gereken yetkililerdir önce. Biz hane halkları olarak tarım ve sanayi çıkarıldıktan sonra kullanılan suyun çok küçük bir kısmını kullanıyoruz. Bize sürekli tasarrufu öğütleyenler önce kendileri tasarruf yapmasını öğrenecek. Hollanda 1 kilo domates üretimi için 3 litre su kullanırken biz nasıl 58 litre su kullanıyoruz aynı miktar domates elde etmek için önce onun izahı olmalı. 3-5 kamu spotu çektirip hadi tasarruf edin demek kolay, birkaç bulaşık ürünü biz iyi yıkarız, su tasarrufu sağlarız, durulamanıza bile gerek yok diye çok güzel reklam yapıyorlar. Önce vahşi sulama çözülecek, yetkililer ellerini taşın altına sokacaklar, işi halka havale etmeyecekler. Daha sonra Japonların sistemi çok hoşuma gidiyor, wc-banyolarında el yıkama lavabosu klozetlerinin üzerinde genelde ve ellerini yıkadıkları su sifona doluyor, aynı suyu hem ellerini yıkarken, hem sifonu çekerken kullanmış oluyorlar. Buna ek olarak belediyenin bile ücretsiz dağıttığı musluk aparatları kullanılabilir, mevcut suyun taşınması ve depolanması için daha etkili yöntemler bulunabilir ve en azından sahil kesimlerinde deniz suyunun arıtılarak şebekeye verilmesi sağlanabilir. İçilecek kıvama getirmek epey masraflı ama kullanma suyu olarak şebekeye verilmesi o kadar maliyetli olmasa gerek. Bununla beraber aşırı su tüketimi yapan hanelerden astronomik faturalar alınabilir. İsraf sadece su ile sınırlı kalsa önlemler çok, umarım Ocak, Şubat hatta Mart aylarında aşırı yağmur ve kar yağışı görürüz diyelim.