Geçtiğimiz günlerde intihar eden 18 yaşındaki gencin haberini hepiniz emminim okumuşsunuzdur. Elbette intiharı falan düşünmüyorum. Ancak şöyle bir gözden geçirdiğimizde, birçok insan toplumun dayattığı standartları tutturmak için yaşıyor. Yani hedeflerimizi toplumsal normlara endekslemiş durumdayız. Oysa yaşam dediğimiz şeyin provası, tekrarı ve sonrası yok. Hayata bir defa geliyoruz. Tabii ki savurgan olmayalım, iyi yaşayabilecek kadar birikim yapmaya çalışalım ama yaşlılığa ve hep sonraya endeksleyerek yaşamak bana biraz hayatı ıskalamak gibi geliyor. Bilmem sizler ne düşünüyorsunuz? Sahi ne düşünüyorsunuz?

İnsanoğlu doyumsuz olduğu için hep fazlasını istiyor. Aç olanın halinden tok anlamaz diyoruz ya, işte aynen öyle. Hepimizin kendi maddi durumuna göre hep daha yükseklerde hayalleri var. Hep daha fazlasını isterken kendi kuyruğunu kovalayan köpek gibi bir daha geri gelmeyecek günleri ıskalamıyor muyuz?

Mesela ben kendi adıma karar verdim şu pandemi bitsin. Yaşamadığım, az yaşadığım ne varsa yaşamak istiyorum. Para kazanılır. Ama yaşam bir daha geri gelmez.

Pandemiden önce de antisosyal değildim ama evde takılmayı seviyordum. Şu son 8-9 ayda hayatımda çoğu şey değişti. Buna bağlı olarak düşüncelerim de değişti. Böyle ansızın dünyayı saran bir salgın olduğunda yapmak istediğimiz şeyleri de yapamamanın depresyonuna gömülüyoruz iyice.