digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İmanın şartları sorgulamaya açık değildir. Peygamberlerin varlığını, kitapları, kaderi, Allahın birliğini tahkik edemezsiniz. Her din belirli ön kabuller üzerine kuruludur. İmanda ön kabul 6 maddedir. Allah bir mi değil mi diye sorgulayamazsınız. Peygamberler doğru mu söylüyor yalan mı söylüyor diye sorgulayamazsınız, kitapları sorgulamayı bırak, kitap üzerinden 1 ayetin bile doğruluğunu sorgulayamazsınız.

Tahkikat kaderin varolup olmaması üzerine değil, külli ve cüzi irade ilişkilerinin nasıl gerçekleştiği üzerine olabilir. Ama imanın 6 şartından birinin varlığını sorgulayan insan dinden çıkar. Ben hem sorgularım hem de kendimi inançlı sayarım derseniz bu dünyadaki milyarlarca insanın inandığı dinle aynı din olmaz.
Milyarlarca insanın inandığı doğru olsaydı eğer dünya daha güzel bi yer olurdu. Amaç inanmak değil inandığını anlayıp uygulamak olmalı. Sorgulamak kelimesinden ne anlıyorsun dostum bilmiyorum ama sorgulamadan konunun özünü anlayıp idrak edebileni ben henüz görmedim. Öyle olsaydı İbn-i Arabi'ler, Hallacı Mansurlar yetişmezdi. Bi hikayeyle noktalıyım.

Alıntı
Muhyiddin-i Arabî Şam’da, bir grup kimseye ayağını yere vurarak şöyle dedi:
“Sizin taptığınız, benim ayağımın altındadır.”
Halk şaşırmıştı. Aleyhinde konuşanlar çoğaldı.
Hatta o vefat ettiği zaman kabrine çöp döktüler.
Oysa İbn-i Arabi Hazretleri demişti ki:
“Sin, Şın’a gelince, Muhyiddin’in kabri meydana çıkar ve muradı anlaşılır”
Bir zaman sonra bu sözün gerçeği ortaya çıktı.
Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Han Şam’a geldiğinde, İbn-i Arabi Hazretlerinin ne demek istediğini ferasetiyle anladı. Ve halka şöyle açıkladı:
“Sin, Selim, Şın ise Şam’dır.”
Ve Yavuz Sultan Selim Han, Hazret-i Muhyiddin’in mezarındaki çöpleri temizleterek üzerine güzel bir türbe, yanına da cami yaptırdı.
Sonra Muhyiddin-i Arabi’nin ayağını yere vurarak “sizin taptığınız, benim ayağımın altındadır.” Dediği yeri tesbit etti ve orayı kazdırdı. Oradan bir küp altın çıktı. Ve bundan da Hazret-i Muhyiddin’in “Siz, Allah’a (cc) değil paraya tapıyorsunuz” demek istediği ortaya çıktı.