Şimdiki gençler evlenmiyor.
Evlense çocuk yapmak istemiyor.
Çocuk yapsa kariyeri ile özel yaşamı arasına sıkışıyor, kim bakacak diye kara kara düşünüyor. Ne çok duyar olduk bu sözleri. Benim de 13 yaşında bir kızım var. Çalışan bir anne olarak çocuk büyütmenin zorluğunu deneyim ettim. Gerçekten tam bir yol ayrımı
Geçtiğimiz günlerde Mastercard İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ann Cairns'in açıklamalarını okudum. Şöyle diyordu; Mastercard, COVID-19'dan önce dünyanın her yerindeki çalışanları için 4 aylık doğum izni uygulamasına geçmişti. Buna daha sonra 4 aylık babalık izni eklendi. Böylece hem annenin hem de babanın belirli sürede çocuğuyla evde kalması teşvik edilidi. Buraya kadar her şey normal. Türkiyede de sayıca az da olsa benzer uygulamalar var.
Beni etkileyen cümlesi şu; Mastercard, gençlerin bir aile sahibi olma ve işe dönme konusunda kendilerini rahat hissetmelerini sağlamak istedi. İş gücünüze bakarken genç bir insana bakmalı ve onun ebeveyn olacağını düşünmelisiniz."
İşe alım yaparken yeni evlenmiş, çocuk yapar" deyip aday eleyenler geldi aklıma. Çalışanları sadece işçi olarak değil, birey olarak görmeyi öğrenecek miyiz sizce? Ha bir de; kendimiz için hak gördüğümüzü, başkası için hak görmeyi de?
Eser Sahibi : Canan Duman Kaynak: cananduman.com "Çocuğunuzu Hangi Tip Okula Verirdiniz ? " adlı ankete katılırsanız sevinirim ? Anket Linki