Foxi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
1. maddeye kesinlikle katılmıyorum çünkü o evlat her bireyin evladıdır. Anne ve baba adı üstünde ortak velayet olmalıdır. Nasıl ki velayet davasında kadının kusuru aranmıyorsa erkeğinde aranmamalı. Eğerki kötü yaşam tarzları yoksa..
2. madde sanırım eskik anladınız 1 aylık kadın nasıl yoksul pozisyona düşebilir? Kadın sizinle evlendi ve 1 ay sonra boşandı sebebi ziynet nafaka vb olarak kullanan kadınların örneklerini görüyoruz.. Ayrıca her iki bireyden biride kusurlu olabilir fakat 1 aylık eşin ne gibi yoksulluğu olabilir?
Önceki mesajımı çok iyi oku. Gidip bir doktorla, bir öğretmen ile, bir avukat kadın ile evlenirsen yoksulluk nafakası falan ödemezsin. Ama tek vasfı ev kızı olmak olan bir kızı alıp onu boşanmış dul bir kadın haline getirirsen 1 aylık evliliğin de 3 aylık evliliğin de nafakası olur. Çünkü o artık boşanmış bir kadın. Tekrar evlenmesi ciddi bir ilişki bulması kolay değil. Erkeklerin ona bakış açısı değişir. Ve bu kadının başka erkeklere muhtac olmaması için boşanan eski eşi onun geçimini sağlamakla yükümlüdür.

Dediğim gibi vasıflı bir kadınla evlenirseniz boşanırken yoksulluk nafakası ödemezsiniz. Ama hormonlarınıza hakim olamayıp sizden 1 ay sonra boşanacak ya da sizden alacağı nafakayı düşünerek evlenen bir kadına kapılırsanız bedelini ödemek zorundasınız.

Hukukta temel felsefeler vardır. Yoksulluk nafakasını suistimal eden 1 kadına karşılık seninle evleneceğim yalanı ile kızları kullanan 100 erkek vardır. Sen ömür boyu nafakayı kaldırırsan bu adamlar sadece yatmak için nikah yapmaya başlarlar, kadınları kullanmak için bu hakku suistimal ederler. Ve bana kalırsa erkeklerin bunu suistimal etme ihtimali kadınların suistimal etme ihtimalinden fazla.

Boşanınca geçimini sağlayamayacak bir kadın ömrü boyunca kocasının dayağına mı katlansın? Kendine güvenmiyorsan evlenme kardeşim. Kim zorluyor seni nikah yapmaya? Kızı al, evlen, sonra boşanmış bir kadın olarak hayatta yalnız başına bırak.

Kadınlarına Fransız kadınlarına verilen hakları vermeyen erkekler Fransız erkeklerin sahip olduğu ayrıcalıklara sahip olmak istiyor. Kadınlarını okutmayan, çalıştırmayan, kıyafetine oturuşuna kalkışına karışan bir milletiz. Ama iş boşanmaya gelince evinin kadını yaptığın insanın boşanınca iş hayatına atılıp senden yardım istememesini bekliyorsun. Öyle bir dünya yok.

Çokcuk konusunda da ortak velayet diye bir şey olmaz. Çocuk kimin yanında yaşıyorsa velayet ona aittir. Velayet davasında kadının kusurunun aranmadığını nereden çıkarıyorsun? O kadın kötü yolda ise, suç işliyorsa, uyuşturucu kullanıyorsa, babası olmasa bile devlet kadının elinden çocuğu alır. Yani kadın kötü yolda ise kusuru varsa çocuklar kadında kalmaz. Ama kadının annelik görevini yerine getirmede kusuru yoksa çocuk annenindir. Tüm dünyada böyledir. Dişi nedir erkek nedir öğrenmen lazım. Memelilerde çocuğu dişi yapar ve çocuklar dişiye bağlıdır. Çocuk hukuki olarak 2 eşe de aittir ama çocuk kimin yanında yaşıyorsa velayet ona aittir.

Bu konuda neyin tartışmasını yapıyoruz ki? Psikoloji okudun mu? Pedagoji biliyor musun? Bu yasalar hazırlanırken bilim adamlarından danışmanlık alınmıyor şeriat hukukuna göre mi yazılıyor sanıyorsunuz? Mahkeme gerektiğinde bilirkişi atar. Eğer çocuk kendini ifade edecek yaşta ise pedagag ile görüşür pedagog babada kalsın görüşü verirse çocuk babada da kalabilir. Ama çocuk henüz kendini ifade edecek yaşta değilse küçükse direk anneye verilir zaten.

Tinderda sağa sola resim kaydırmak gibi evlenilmez. Ben evlendim ve boşandım. Eşim benden hiç bir şey istemedi. Ne nafaka ne tazminat. Medeni aklı başında işi gücü olan insanlar ile evlenirseniz böyle dertleriniz olmaz. Ama aklı başında evlilik yapmazsanız sonra nafaka ödemeyeceğim diyemezsiniz. Çünkü bu toplumda hiç evlenmemiş kız oğlan kız ile evlenip boşanmış kadının durumu aynı değildir.