Arkadaşlar araştırdığım ve merak ettiğim bir konudur.,
Boşanma oranları yıldan yıla artıyor. Nafaka, evliliğin süresine, çocuk olup olmadığına bakılmaksızın süresiz bağlanabiliyor.
Kadın ve erkek hukumumuzda eşittir fakat pozitif ayrımcılıklarında olduğu da görülmektedir. Boşanma davalarına baktığımızda kusur oranlarına göre bir takım yaptırımlar mevcut. Bunlardan biriside yoksulluk nafakasıdır.
Şimdi mağdur olan kadınlar kadar erkeklerde mevcuttur. Kadına şiddetin önüne geçilmesi 6284 yasalı İstanbul sözleşmesi imzalanmıştır. 6284 sözleşmesi en büyük etken madde "kadın beyanı esastır" denilmiştir.
Bu konuda birçok mağduriyetin de ortaya çıktığı bir gerçektir. Birçok baba evinden uzaklaştırılmıştır ve sebep neden niçin ispat bakılmadan "kadın beyanı esastır" ilkesine dayanılarak..

Kadın şiddet görmesi durumunda veya tehdit edilmesi durumunda bu madde kadını güvence altına almaktadır. Fakat bir gerçek vardır ki bunu suistimal eden bir azınlığında olduğudur.
Genel bir kanı mevcuttur boşanma davalarında erkek 3-0 geriden başlamaktadır. Şöyleki erkek evlendikten bir süre sonra boşandığında kusurlu olması durumunda, "düğünde takılan takılar kadının kişisel malıdır" takıların iadesine, ortak edinilmiş malların yarısını, varsa genelde çocuğun üstün yararına bakılarak küçük yaştaki çocukların annesine verilmesine, borçların babada bırakılmasına, iştirak ve tebdir nafakası bağlanmasına boşanma durumunda kusurluysa eşe süresiz yoksulluk nafaka bağlanmasına, ödemediği taktirde tazyik hapsine, maddi manevi tazminata gibi bir çok kanuni yaptırım vardır.

Boşanma durumlarında olayların daha da çirkinleştiği durumlar olmaktadır.

Etrafınızda bu durumu yaşayan bir sürü örnek vardır, bu yüzden bir çok erkek evlenmekten çekinmektedir.

Şimdi sizlere sorum şudur? Süresiz nafaka sizce süreli mi olmalı süresiz mi?