Akar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İşte bununla ilgili iki sistem var, bakınız:

1) Burada bahsedilen sistem: Buna halk arasında gün sistemi deniyor, aslında temelde dahi gün sisteminden farklı yönleri vardır. Misal 100.000 liralık ev almak isteyenler bir havuzda toplanır. Basit hesabını söylüyorum, bilgisayardan karmaşık modeller aynı havuza girebiliyor; aylık 1.000 lira ödeyecek olan 100 kişi bir havuz olarak o grupta toplam olarak ayda 100.000 lira ödeme yaparlar. Her ay 1 kişi 100.000 liralık ev alabilir. Kur'a ile sırası belirlenir. Bakın çok basit mantığı anlattım, peşinat durumuna göre, ara ödemesine vs bu havuzdaki tüketici modeli değişebilir. Ancak tutar ve rutin ödemeler değişmez. Ev size çıktığında sistem sizin istediğiniz evi sizin için satın alır. Bu arada istediğiniz evin fiyatu yükseldiyse siz farkı vereceksiniz tabii. Bunun titanla, saadet zinciriyle, enflasyonla falan pek alakası yok. Şirket-i milk (mülk ortaklığı) denen bir ticaret modeli üzerine çalışıyor. O havuzdaki herkes, borcu bitirlene kadar alınan mülklere kalan borç ve havuzdaki kişi sayısı oranında ortaktır. Bu sistem bahsedilen emin evim, fuzul, katılım evim, birevim gibi organizasyonlar tarafından kullanılan sistemdir.
2) Murabaha sistemi: Bu sistem, orada bahse konu mülkün peşin alınıp, vadeli olarak son kullanıcıya satılması şeklinde işleyen bir sistem. Bunu da en basit haliyle anlatayım. Siz satın almak istediğiniz evi ya da arabayı belirlersiniz. Parası olan kişiye ya da kuruluşa, banka vs gidersiniz, "bunu benim için al, senin paran var, benim yok, sen al, bana vadeli sat" dersiniz. O da 100.000 liralık evi gider peşin olarak kendisi satın alır. Sonra ikinci bir işlem olarak o evi size belirli bir vadede, belirli bir vade farkı ile satar. Burada avantaj, evin mülkiyeti komple size geçer, hemen geçer, ev bulmak için beklemezsiniz, evin değeri değişmez. Güven sorunu yaşamazsınız, kalır mı kaçar göçer mi diye düşünmezsiniz. Misal, 100.000 liralık ev satın alınır ve size 5 sene vadeli olarak 125.000 liraya satılır. Başta sizin kaça satın alacağınız, kaç para aylık ödeyeceğiniz, vade sonunda toplam kaç para ödemiş olacağınız bellidir. Bu sistemi de katılım bankaları denen bankalar uyguluyor. Kuveyt Türk, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım, Albarakja Türk, Türkiye Finans... Şu an katılım bankaları bu kadardır.

İşin şu tarafına bakalım; bu sistemlerin ikisi de İslami modellerdir, sistemler herkese hitap etse de öncelikli olarak mütedeyyin kesimi hedefler ve onlar üzerine tanıtım yaparlar. Sistemler temelde benim anlattığım iskelet üzerinde inşa edildikçe İslâmîdir ama kuruluşlar birer ticari kuruluşun çok ötesinde olmadığından, detaylarda İslâmî modelin dışına kolayca çıkabilmektedir. Dolayısıyla bu sistemlerden birinden faydalanmak isteyen kişi eğer dinî hassasiyeteri olan, bu sebeple bu sistemlere yönelmiş kişi ise çok dikkatli olmalı.
katılımevi kenara bırakalım hocam neyse, ben söylemek istedğimi tam anlatamadım ama neyse para kapitalist sistemin silahıdır hocam bu sistem o kadar kusursuz kurulmuştur ki dediklerinizin gerçek olması için altın gümüş para sistemine geçilmesi lazım mesela 100 binlik ev neden 125 bin oluyor aynı şey. bu dünyada faiz sisteminden kurtulmak imkansızdır katılım bankalarıda bu sistemin bir oyunu bu sistemi arap ülkelerinin paralarını sömürmek için getirdiler bütün mallar üzerinde enflasyon etkisi var yani diğer bir deyişle faiz var. kısaca işin içine kağıt karşılıksız para geçiyorsa faiz yediriyor veya yiyorsundur.