Abbozdag adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba arkadaşlar, sizlere aklımdaki soruları ve düşünceleri anlatacağım.
Ben çok değişik veya farklı düşünürüm(b*ktan). Neden derseniz? Hep muhalifimdir. Ama her şeye muhalifim. Siz a derseniz ben b derim. Fakat b nin doğru noktalarını a nın olumsuz noktalarını bularak. Siz b derseniz aynı şekilde a nın olumlu b nin olumsuz noktalarını bulurum. Veya buldum sanarım ne derseniz. İstediğim şey anında olsun isterim. Olursa iyi olur olmaz ise her gün onu düşünürüm. Hayaller kurarım. Sırf istediğime ulaşmak için çok erken yatarım hayal ederim. Çok salakça gelebilir. Fakat hiç sıkılmam. Daha salakça bir şey daha söyleyim sırf düşünmek ve hayal kurmak için otobüsle başka şehirlere gidip geliyorum. Sadece uzun yolda daha verimli düşünebildiğim hayal kurabildiğim için bunu yapıyorum. Aynen tam salaklık. Fakat hayal ederek istediğim her şeye ulaşabiliyorum. Mutlu oluyorum.
Bu hayata ne için geldiğimi bulmak istiyorum? Bir türlü cevabını bulamadım. Ama inanıyorum birgün bu sorumun cevabına ulaşacağım. İnsanlar din vs. diyorlar. Cevabın orda diyorlar. Fakat kendilerine sorduğumda Allah’a ibadet etmek için geldik diyorlar. Allah en büyük yaratıcı değil mi? Biz kendisine sadece ibadet edelim diye koskoca kainatı yaratmış. Her şey mükemmel. Fakat biz sadece ona ibadet edeceğiz öyle mi? Bir örnek vereyim. Bir iş yerinin sahibisiniz. Personel alımı için mülakata gireceksiniz. Kimi alacağınızı önceden belirlediniz ve değişmesi imkansız. Mülakata 100 kişi çağırdınız. Neden çağırdınız bir sorun kendinize? Ego tatmin etmek için mi? İnsanları neden yoruyorsunuz? Zaten o iş yerinin sahibi sizsiniz. İstediğinizi alıp çıkartabilirsiniz.
Bende aynı şekilde düşünüyorum. O yüzden insanların bu dünyaya sadece ibadet edeceğiz demesine inanmıyorum.
Bir araba ne için yapılıyor? Dünyaya geliş amacı nedir?
Arabalar, insanların kolay ulaşım, nakliye yük taşımacılığı vs. alanlarda uzun-kısa mesafelerde beden gücünü yormamak için yapılmış yardımcı bir araçtır.
Peki evler ne için yapılıyor? Dünyaya geliş amacı nedir?
Evler insanların yaşamlarını diğer insanlardan ayrı olarak yaşamasını, halka açık güvensiz ortamlardan kurtarması için yapılmış beton(vs.) yığınıdır.
Okullar? Havuzlar? Oyunlar? vs. ???
Yukarıdaki örnekleri aklımdan geçtiği gibi yazdım. Sizlerde kafanızdan örnekler oluşturabilirsiniz.
Yani aklımdan geçenler yukarda vermiş olduğum örnekler için “.. ne için yapılıyor? .. geliş amacı nedir?” sorularına nasıl cevap verebiliyorsak bu dünyaya neden geldik? ne için geldik? sorularınada cevap verebilmeliyiz diye düşünüyorum.
Sadece dini olarak bakmıyorum. Ufak bir örnekti.
Doğum, bebeklik, çocukluk, okul, gençlik,üniversite,iş hayatı,emeklilik ve ölüm!!
Eee ??
Bu kadar cereme çekmeye ne gerek var? Bu kadar dert tasa?
Direkt ölelim o zaman.
Çok saçma değil mi? Önceden çok saçma gelmesede şimdi çook saçma olduğuna kanaat getirdim.

Ne için geldik ne için??
Tahmin ediyorum ki kimse bana bunun cevabını veremeyecek.
Bu cevapları kendim bulmam gerekecek.


Yinede düşüncelerinizi öğrenmek isterim.
Teşekkürler

Şu cümle ile başlamak lazım sanırım sizin bu b*ktan konunuza

"Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır."

Ve şu resimle de sizin aslında bu dünyada hep sol tarafa denk gelen (ekranın karşısında oturana göre) birisi olduğunuzdan dolayı hayal gücünüzle ancak mutlu olmaya çalıştığınızı açıklayabiliriz...


Sanmayın ki hayalperestliğe karşıyım, aksine hayalini kurmadığın bir şeyi gerçekleştiremezsin cümlesine sıkı sıkıya bağlı birisiyim..
Lakin siz her şeyin sizin istediğiniz gibi olması, olmadığı konularda da hayal gücünüz ile olmuş gibi düşünme eğilimindesiniz anladığım kadarı ile.. (yanlış olabilir, bu benim görüşüm)

Hayat bir sınavdır, nasıl ki, tembel öğrenci ile çalışkan öğrenci ayırt etmeksizin aynı sorularla imtihana alınır, tembelin bunu yapamayacağını bilse de insan,tembelliğin insani bir durum olduğunu ve istenirse aşılabileceğini bilir, eğitim sistemi de bunun için her öğrencisine aynı fırsatı tanır.. Yani sen tembelsin nasılsa yapamazsın diyerek o öğrenciyi sınava almamazlık etmez.. Kaldı ki, üniversiteye kadar zar zor sınıf geçip, hatta üniversiteyi bile, çan eğirisidir, ortalamadır vs ile bitirip, daha sonra iş hayatında kendisinden beklenmeyecek başarılara imza atan nice insanlar varıdır...

Bunu dünyaya geliş amacınla bağdaştırırsak eğer..

Rabbim, kimin ne olacağını bilecek kudrete sahiptir elbette.. fakat biz daha yarının ne getireceğini bilmeyen faniler olarak,orada bile cehenneme gitmemek adına , "Bizi dünyaya göndermeden,neler yapacağımızı görmeden bizi neden cehenneme atıyorsun Ya RAB!, Belki de tam tersi birisi olacaktık?" diyerek yaratıcısına seslenecektir... Yani beni sınava almadan ne yapacağımı kaç puan alacağımı nereden bilebilirsiniz ki öğretmenim ? diyen öğrenci ile aynı haklılıkta olurdu bu bir insan gözü ile...

Dünya, senin için bir imtihan yeridir evet, fakat bu imtihanda sen şuan sorgulama aşamasındasın ve bence doğru yoldasın.. Ama sorgularken elinin tutmadığı, gözünün görmediği şeyleri reddedersen eğer zaten sorgulaman eksik ve yanlı olur. Yani Allah nerede? neden göremiyorum? gibisinden sorular ve cevaplarından önce, Bana suretini göster ya Rab! diyen Hz Musa A.S'a önce arkandaki dağa indireyim eğer o dağ dayanırsa sen de dayanırsın dediğinde, suretini dağa yansıttığında dağın yerle bir olduğunu, bunun için, Hz. Musa A.S gibi, asası ile Nil nehrini ikiye ayırabilen, Allah C.C ile arada Cebrail A.S olmadan konuşabilen bir peygambere bile göstermemişken, sen bu soruyu ertele
Daha henüz aynı dünyayı paylaştığımız cinleri bile göremiyorken böyle üst düzey şeyleri düşünerek sorgulamana ket vurma...Eğer sorgulaman devam eder ve belirli bir düzeye gelirsen ,bunların cevabını otomatik olarak bulmaya başlayacaksın zaten.
Seni yaratanın sana ve ibadetlerine ihtiyacı olmadığını bilerek bu sorgulamaya başlamalısın..
Sonra bu ibadetlerin sadece ibadet olmadığını, hemen hepsinde insan oğluna kişisel ve toplumsal faydalar sağladığını bilmen lazım..
Örneğin namaz : Namaz kılan bir insanın vücudunda ve elbiselerinde mikrop vb zararlı şeylerin barınma olasılığı diğerlerine göre daha düşüktür. Çünkü bu insan namaz kılarken namazın şartları olan hadesten taharet ve necasetten taharet şartlarına uymalıdır.. Bu da hem bedenen hem de giyim olarak temizliği şart koşar...
Aynı şekilde, namaz kılan bir insanın günaha giden yollarda daha bir dikkatli olması gerekir , her ne kadar günümüz dünyasında daha çok namaz kılan kişilerin günaha bulaşmaları daha rahat olsa da veya bulaştıkları günahlar medya vb şeylerle insanların gözüne sokulsa da...
Yani namaz kılan bir esnaf işinde hile yapmamaya özen göstermeli, bir memur aldığı maaşı hak etmek adına zamanını boş geçirmemeli, bir işçi ise işine ve işverenine maksimum fayda için çabalamalı, bir iş veren ise, işçisinin hakkını ziyadesi ile vermeli gibi gibi..
Namaz kılan bir erkek, haram ve helal i bilmeli, kendisine haram kılınmış bir kadını ama sözle ama elle ama gözle taciz etmemeli, yani bir kadın yanında bir erkek olmadan gecenin 3-4 ünde eğer korkmadan çekinmeden sokağa çıkabilmeli.
Veya Oruç tutmak;
Oruç tutarken bedenen bir temizliğe giriyorsun, miden rahatlayınca, mide içindeki yaraları onarmaya başlar vücut, aynı şekilde beyin hücrelerinin yenilenme işi oruç ile hız kazanır, yani bana ibadet edin derken bile bizim sağlığımızı düşünen bir yaradan...

Bunlar daha da arttırılabilir.

Yani ibadet edin derken bile aslında dünyada olması gereken bir nizamı bize bildiriyor.. Kimsenin hakkına girmeyin,vücut sağlığınız için bunları yapın diyerek.. ve bizim modern tıp! bunları daha yeni yeni keşfediyor..

Hem zaman sıkıntısından hem de sıkıcı olmasın diye bu örnekleri daha da çoğaltamıyorum şuan için, ama bence bakış açını değiştirecek kaynaklar ve kişilerle muhattap olmanı öneririm..

İbadetler bizim dünyaya geliş amacımız değildir, onlar bizim dünyadaki ödevlerimizdir..

Mahşerde sorulacak sorulardan birisi "Ey kulum benim için ne yaptın?" olacak, ve bir çoğumuz bu soruya, "Namaz kıldım, oruç tuttum" gibi ibadetleri sayacak, fakat Allah ; onlar senin içindi, benim için ne yaptın diye soracak.. İşte geliş amacın onları bulmak aslında.