Hapsedilen ayı, ayaklarının altında yanan ateşle duyduğu sesi ilişkilendirir ve ne zaman def sesi duysa ayaklarının yanacağından korkarak bir ayağından ötekine sekerdi. Müzikle yaşadığı acı arasında bir bağ kurması beklenen gariban ayı, tef sesini duyduğunda ateş yanmasa bile zıplamayı öğrenmek zorundaydı.

Kendini ayıya çiğneten, bana oyun yetmez güreşelim diyerek ayıcıya para teklif edenlere bile rastlanırdı.

Hatta bu garibanları Bursa'da bir rehabilitasyon merkezine toplarlar. Bazıları o kadar işkence görmüştür ki aniden oldukları yerde sallanıp sekmeye başlıyorlar ve bir süre sonra tekrar normale dönüyorlardı.

80'lerin ortasından itibaren ayılar toplatılır ayıcılık yasaklanır. Hayal meyal hatırladığım bu geleneği paylaşmak istedim.

Siz hatırlıyor musunuz ayıcılığı??