Devletleri güçlü, varlıklı yapan şey ne? Sunabildikleri çıkar ortaklığı ile sıkıntılara, başarısızlıklara rağmen elde edilen başarıdır bana göre. Kolluk kuvvetlerinin gücü de operasyon düzenleyeceği bölgedeki toplumdan aldığı destekten geliyor. Farzı misal x mahallesinde suçlu var operasyon yapılacak o mahalle komple suçlularla dolu olsa o operasyonda kolluk kuvvetleri karşı tarafı alırken ya çok üst düzey teknikler kullanmak zorunda kalacak yada karşı taraftı korkutmaya çalışacak korkmadıklarında zor kullanacak veya vuracak.
Fakat çoğunluğu normal insanların oluşturduğu bir mahallede kolluk kuvvetleri operasyonunu başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor çünkü o mahalle zaten biz sizin için siz bizim için varsınız duygusunu hissediyor, hissettiriyor.
E bu bir nevi iş ortaklığı.
Komünizm gibi çok ütopik bir beklenti bu bir gerçek fakat kanaatimce komünizmden daha az ütopik ve daha sağlıklı işlenebilir bu da bir gerçek. Yasaların, devletler tarafından da sağlıklı bir şekilde uygulanamadığını da görüyoruz dünya çapında.
Birleşik Devletler'in önemli düzeyde devlet görevlilerinin resmi olarak her hangi bir ülkede adam öldürme veya öldürtme yetkisi var mı? Resmi olarak yok ama bu şekilde hamlelere girişebiliyorlar. Bu sırf Birleşik Devletler için değil bir çok ülke için geçerli.
Devlet görevlilerinin ( ki devletleri bağımsız, kendi akıl ve iradeleri, vücutları olan varlıklarmış gibi sadece devlet ismi ile kullanmayı doğru bulmuyorum çünkü devlet denilen yapının tavırları onu oluşturan toplum ve toplumun oluşturduğu önemli seviyelerdeki insanlardan oluşuyor ) bazı dayatmalarının kısmen doğru sonuçlar işlediğini Birleşik Devlet'lerin zoraki NASA bütçesi ödeneği ve çalışmaları ile görebiliyoruz. Fakat bunu da yine toplumundan aldığı imtiyazla yapabiliyor ne olursa olsun toplumuna rağmen yapmıyor. Elbetteki tepki çekiyor, yav ne kadar para yiyorsunuz dedirtiyor ama tam anlamıyla sert bir aşırı bir tepki yok.
Madem ilerleyişin içerisinde onay, rıza gibi kavramlar ciddi pay sahibi neden mahkemeler ve kolluk kuvvetleri, bir zamanların petrol şirketlerinin devletlerin elinde tekel olması gibi tekel olmaya devam ediyor ki? ( Gerçi bunda halen dünya çözülememiş bir güvenlik, sınırların belli olamaması, düzenin, nizamın dünya çapında standartın iyice yaygınlaşamaması da önemli bir etmen olabilir )
Temelde dişleri köreltilmiş bir liberal kapitalizm ideal gibi görünüyor.
Ama hukuk, sağlık, ordu ve polisi özelleştirmek tamamen sistemin çökmesine neden olur. Buna eğitimi de katabiliriz.
Devlet kurmamızın nedeni orman kanunlarının önüne geçmektir. Tam liberal bir ülkede orman kanunları geçerlidir. Büyük şirket küçük şirketi yutar. tüm şirketler de bireyi yutar. Çünkü devletin kuruluş felsefesi işleyiş tam olarak öyle çalışmasa mülkiyet, sorumluluk ve hakların teminat altına alınmasıdır. Krallıkta da demokraside de, sosyalizmde de böyledir sadece kimin hangi haklara hangi mülkiyete ve hangi sorumluluklara sahip olduğu sisteme göre değişir.
Aslında devlet de kocaman bir şirkettir. Tüm vatandaşlar hem vergi vererek sermaye koyarlar, hem de devletin gerçekleştirdiği hizmetlerle kar payı alırlar. Burada devletin temel hizmetlerini özelleştirirsen kar zarar sorunu ortaya çıkar. Mesela adaletin bedeli çok ağırdır. Bir kıza tecavüz edildi. Bu kıza tecavüz eden adamı bulmak için harcanan mesai, yapılan dna testlerinin bedeli, göz altına alınan, sorgulanan insanları iş gücü kaybı vesaire bazen yüzbinlerce lirayı bulur. Özel şirket kar etmek amaçlıdır. Hiç bir özel şirket işini iyi yapmak için zarar edip batmaya göze almaz. O zaman parası olanın adaleti sağlanır, parası olmayanın adaleti sağlanmaz. Parası olanın evi korunur, parası olmayanın evi korunmaz. Yani aslında orman kanunları devam eder.
Temel eğitimi özelleştirdiğini düşün. Parası olan okusun parası olmayan okumasın. Bu durumda da bir sosyal kast sistemi kurarsın. Parası olanın çocukları okur ve güçlü olmaya devam eder, parası olmayanın çocukları da alt düzey işlerde çalışır güçsüzlüğe devam eder. Ispartanın köyünden çıkan bir adam cumhurbaşkanlığına, mardinin köyünden çıkan adam Nobel ödülüne ulaşamaz.
Yani kısaca tam liberal ekonomi komünizm kadar büyük bir ütopyadır. Çünkü komünizm de devleti yok eder. Liberalizm de devleti yok eder.
Liberalizmin varolabilmesi için bir ülke dolusu için ahlaklı, vicdanlı, çalışkan, girişimci insan lazım. Çünkü tam liberalizmde yönetimi ve sorumluluğu halkın seçtiği temsilcilerden ve onların atadığı bürokrasinden alıp şirketlere veriyorsun ve düzeni şirketlerin vicdanına bırakıyorsun. Bu kadar ahlaklı vicdanlı ve düzgün insanlar ile de ister komünizm ister liberalizm ister sosyalizm kur... İster krallık ile yönetilsinler, her zaman mutlu olurlar.
Sen tarihsel gelişimde insanlığın nerden geldiğini unutuyorsun. Kralların valilerin tek sözleri ile insanların şehrin meydanlarında kellelerinin kesildiği bir yerden, bir devletin politikalarına tehdit oluşturduğunu düşündüğü için gizli operasyonlar ile cinayet işlediği dönemleri karşılaştırıyorsun. Tam liberalizme geçilirse yine aynı krallık dönemine geçilecek, çünkü ben bir girişimci olarak ülkenin en büyük ordusunu kursam ve yapacağım ilk iş pazardan daha fazla pay almak için ülkede diğer kurulan ordu şirketlerinin ve sahiplerini haklamak ve tek ordu olmak olurdu. Peki beni kim durdurabilirdi?
Vatandaşa hizmet etmesi gereken seçilmiş ve atanmışların bugünkü sistemde yaptığı hataları, yolsuzlukları, cinayetleri anlatıyorsun. Bu karakterdeki insan topluluklarına tam liberal devlet versen, o şirketlerin başlarındaki adamlar neler yapabilirler hiç hayal ediyor musun?