İstisnalar olmakla beraber..! Burada bahsedilen portföy "sıkıntılı öğrenci kitlesi"
Merhabalar, malasef kitabı terimlerle, iyi niyetle iş yürümüyor. Emek verip zaman harcamışsın vesselam ancak eğitimciyi tam anlayabilmek için kara tahtanın önünde zaman geçirmen gerekli. Yazdığım yazı da ne demişim -" bu durum normal olağandır". Olağan bir duruma öfke ile yaklaşamazsın. 10.sınıfa gelmiş bir öğrenci daha İSTANBUL BOĞAZI'nın yerini bilmiyor. Hümanist bakabilirsiniz ancak herkes sizin görüşünüzde olmayabilir.
Bu konuyu eğitim tartışmasına getirmemize gerek yok. Program geliştirme de "esneklik" ifadesi vardır. Sevmeği istediğin kadar esnet. Şimdi düşün; kokain çekip sallamaya ile okula gelene mi dokunacaksın? Ya da her yapılan yanlışa dayak mı atttığımızı ya da atmak istediğimizi düşünüyorsunuz? Mevzuat ne işi yarıyor sizce? Burda sıkınıtılı durumun öğrencilerin çoğunun kendisine bile faydasının olmamasıdır. Kendine bile saygısı olmayan bireyden vatandaş olmasını beklemeyin.
Mesleki yölendirme gibi etkinlikleri lisede değil ortaokulda yapılmalı ki, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmasın.
Liseye gelmiş bir bireye ailesinin veremediği ahlâk ve etik kavramlarını öğretmenin verebildiğini sadece Fox tv'nin liseli dizilerinde görürsünüz. Gerçek farklıdır, acıdır.
Konu da geçen fırlamanın yaptığı hareketle ile ilgili tek bir satır yazınızın olmaması da düşündürücüdür.
Ne demiştik üç ayak: Birey, Aile, Okul... Bunlardan biri aksarsa mekanizma devrilir.
Ne yazık ki tüm yazınınız baştan aşağığa eğitimciyi eleştirmek olmuş.
Mesleğini sevgiyle yapan biri hayat şartlarına kendini adapte etmiştir. Buradaki sıkıntı özellikle meslek liseleri gibi kurumlara giden hayattan beklentisi olmayanlarla alakalıdır.
Amacım tartışma çıkarmak değil, durum özeti belirtmedir.
Bizim okulda da bahsettiğiniz tarzda kendisine ve çevresine hem eğitim hem insani durum açısından sık sorun çıkartan ve çıkartma potansiyeli olan çok sayıda birey mevcuttu. Konudaki öğrenciye yorum yapmamanız düşündürücü demişsiniz haklısınız eğitimciler hakkında yaptığım tespitleri öğrenciler içinde aynı mesajda yapmalıydım ki mesajımı okuyan biri tüm suçun öğretmenlerde olabileceğini ve benim görüntüdeki öğrencileri savunduğumu düşünmesin.
Eleştirilerimi sabırla emek vererek cevapladığınız için teşekkür ederim. Kendim de bizzat meslek lisesi öğrencisi olduğumdan öğretmenler, öğrenciler arasında tarafsız bir şekilde gözlem yapabiliyorum. Şimdi sizden ve diğer öğretmenlerden de özür dileyerek neden eğitimcilere bu konuda yükledim izninizle açıklamak istiyorum:
Şunu belirtmek isterim meslek lisesindeki öğrenim hayatımda görüntüdeki tarzda özgüven ve yaşam tarzına sahip yaşıtlarımdan bende öğretmenler kadar çok sorun yaşadım. Hatta ne yazık ki ülkemizdeki ciddiyet eksikliğinden yaş farketmeksizin öğrencisi, normal yetişkin bireyi o kadar rahatsızım ki bu sorunu azaltıp biraz diğer ülkelerdeki ciddiyeti bizim ülkemize nasıl ithal edebilirim diye düşünmüyorda değilim. Sizinde belirttiğiniz gibi bu liselere gelen öğrencilerin hayat beklentileri ve sahip oldukları bilgi durumları ile kendilerine ve eğitim kurumuna ciddi sıkıntı oluşturabiliyor. Bu konuda yapılan yanlışlardan en önemlisi liseye geçişte yapılan yanlış tercihlerin, lise öğrenimi esnasında telafi edilmemesi.
Belirttiğiniz gibi hayat beklentisi olmayan bireylerin, ailelerin ve çevrelerinin zoruyla bu okulları tercih etmesi çocukların okulu işlevsizleştirmelerine sebep oluyor. Liselerinde zorunlu olmasıyla imkan ve olanaklarınızda zorlaştı siz eğitimciler için bununda farkındayım fakat elinizde hâla bulunan seçenekleri düşünerek size bir tavsiyede bulunmak istiyorum izninizle.
Neden öğretmenlere bu konuda sorumluluk yükledim. Videodaki tarzda öğrenciler için bir eğitim kurumunun, bir sınıfının 4 yıl boyunca kullanılması gereksizdir kanaatimce. Siz bu tarz bir öğrenci veya öğrenci grubu gördüğünüzde az çok hangi öğrencinin geçmişte sanayi vb. nerelerde çalıştığını veya çalışabileceğini kendilerinden duymuş veya nereye uygun olabileceklerini kendiniz tahmin ediyor olabilirsiniz. Bu tabloda ilk olarak videodaki kırmızılı bu öğrencinin örgün eğitimden bu videodaki görüntüler oluşmadan önce uzaklaştırılması gerekir. İş imkanları, maddi beklentiler örneklendirerek öğretmenler bu tarz sorun yaşadıkları bireyleri açıköğretime geçmeye teşvik edip çalışma hayatına sürüklemeli ve bu durum bu videodaki gibi sıkıntılı durumlar yaşanmadan gerçekleşmeli ki sınıfın geri kalanı da bu öğrencinin yaptığı durum ve tavırlardan dolayı aynı sorunlu tavır ve tutumları göstermeye başlamasınlar. Disiplin ve otoritenin iş hayatındaki yeri genel olarak iş yerlerinin zoraki tercih olmasından çok isteyerek seçilmesinden dolayı daha olumlu. Özellikle bu tarzda sorun yaşayan bireyleri iletişim, saygı ve iş vaktinde iş yapılması konusunda katı ve taviz vermeyen bir işletmeye yönlendirmek hem işletmeye ve hem videodaki tarzda bir bireye olumlu etki oluşturabilir.
Meslek lisesine geçtikten sonra 2 yıl içerisinde yine farklı okullara geçebilmek mümkün, meslek lisesine gelen bireyin açık mesleğe veya normal açık liseye geçmesi de mümkün. Bunlar çok kısıtlı olanaklar olsada belirli olanaklar ve bunlar değerlendirilmeye çalışılmalı. Okulu sevmeyen öğrenci, genel olarak hiçbir okulu sevmiyorsa gerekirse 1 seneliğine bile olsa açık liseye geçse belki yeni seçiminden çok memnun olacak belki örgün liseyi ne kadar sevdiğini anlayıp kendi lisesine dönmeye çalışacak ( dönüp, dönememesi önemli değil o psikolojiye girmesi bile belli bir olgunluk katar )
Biz lise öğrenimi görürken , biliyorum ki bu tarzda konular meslek veya akademik ders veren öğretmenlerin görevi değil genelde rehber veya müdür yardımcılarının bilgileri dahilinde olan durumlar fakat bunlarında akademi ve mesleki ders veren öğretmenler tarafından gerek müdür yardımcısı arkadaşlarından gerek kendilerinin internet üzerinden öğrenmesi gereken önemli olanaklar, imkanlar olduğunu düşünüyorum. Bahsettiğiniz aile eğitimi de oldukça önemli fakat bu konuda ailelerin profesyonellik anlamında sahip oldukları bir statü yok. Çocuk yapmak dünyanın bir çok yerinde insanların evlenmek gibi ağır, uzun vadede ciddi emek gerektiren bir hobileri. Ve insanlara madem bu hobini gerçekleştirdin o zaman bundan sonra hep bunları yapmak zorundasın, yapacaksın şeklinde sorunu onlar üzerinden çözemeyiz zira çocuk yapmak ailelerin mesleği değil.
Öğretmenlik mesleği her ne kadar bilgiye sahip olmayan bireye bir şeyler öğretmek olarak doğduysa da günümüzde okuma,yazma ve temel matematik öğretme haricinde öğretmenlik mesleğinin artık psikolojik tecrübe ile bireyin psikolojini kontrol edebilme ve doğru bilgiyi bulma, kısa süre içerisinde doğru bilgiyi öğrenebilme konusunda gerekli bilgilerin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben öğrenim görürken ilk olarak okulumu ve okulum işleyişini , ders içeriklerini çok sevmeye başlamıştım fakat benim gibi okulun - bölümün konusunu sevmeyen arkadaşların okuldaki fazlalığından dolayı okul içi ve sınıf içi okulun nasıl gerilediğini, nasıl verimin düştüğünü ve verimsizlikten öteye nasıl vaktin acımasız bir şekilde imha edilmeye çalışılan bir kavram olduğunu görünce zaten olayın vehametini az çok kavramaya başladım.