@MiqeZeLLa; Son bir kaç gündür Ukrayna olayını araştırıyorum. Hem paramız değerli hemde artık türkiyeden bıktım açıkcası. Gerek vergiler, gerek baştakiler, gerek eğitim sistemi, gerek cahil kesim, gerek din ve mesheb ayrımı yapan insanlardan. Ukrayna olayını araştırdığımda vatandaşlık felan olayına baktım. Evlilik sonucu ve 5 Yıl boyunca herhangi bir vukuatsız + kamusal açıdan bir sıkıntı çıkartmadığımız taktirde 5 sene temiz temiz takıldıktan sonra oturma izni alabiliyormuşuz (parantez içinde muşuz). Bende diyorum ki topla bi 15-20bin çek git orda hayatını düzenini kur. Kime desek herkesin ağzında bi laf "knk orda rusça konuşuyorlar senin rusçan var mı?" öğrenilmeyecek birşey değil. Hatta bu bir engel değil.
Evet bakıldığı zaman asgari ücreti düşük, umrumda mı? Değil.
Oranın imkanlarıyla karın tokluğuna çalışmayı bile göze alırım. Üniversitelere baktım ortalama 1,900 ile 2,500 Dolar aralığında üniversiteler var. Eğer bir düzen kurabilirsem tr'den getirdiğim para ile üni okumak içinde kullanmak isterim.
Bu ülkede bir şeyler yapamıyoruz. Her yeni birşeyde seviniyoruz. "Aaa bak ne güzel oldu bak bunuda böyle yaparız bir şeyler elde ederiz." dediğimiz an sırtımıza biri vuruyor. "DUR VERGİ VERMEDİN!"
Adsense vardı: Her bilgisayar kullanıcısı ilk site işlerini öğrendiğinde adsense ile tanışmıştı. Oysa ki bir gelirimiz olacaktı ve kendi emeklerimiz sonucunda kazandığımız bir para olacaktı. Reklamlarımıza tık geldikçe paralar kazanıyorduk. Ama ta ki devlet işin içine elini sokup vergi isteyene kadar.
Bitcoin çıktı, her bilgisayardan anlayan bilinçli kullanıcı veyahutta borsa ve parayı seven insanlar bu işe yöneldi. Yatırım yaptı. Bak olaya bak (bu işe girişmek için ekran kartı, anakart, power supply ıvır zıvır alıyorsun ve zaten alırken aldığın ürünler için devlete yığınla vergi ödüyorsun ve bu aldığın bilgisayar bileşenleri sayesinde kazanç elde ediyorsun ulan bu inanılmayacak bir özellik vay beee ulan resmen bilgisayar çalışırken para kazandırıyor"du") ta ki devlet işin içine elini sokup vergi isteyene kadar.
Göktaşı düşer, kameralar incelenir acaba kim topladı o taşları? Aha kamera da mehmet toplamış yarın sabah kapısını çalın % bilmem kaç vergi isteyin.
Türkiye de bir kere olsun takozladığın an senin elinden hiç kimse "aman düşme" diye tutmaz. Tam aksine tam düşerken sırtına sert bi tekme daha atarlar ki yere bi an da düş ki üstün başın daha da berbat olsun. Bir daha o yerden kalkama, kalksan bile o yerin pisliğini üstünden temizleyeme. Bu pislik benzetmesi (vergidir, eğer hayatında 1 kere olsun dükkan açıpta kapatan biri varsa ne dediğimi çok iyi anlar. Geçenlerde bi konu vardı "dükkan ne açın ne açtırın" tarzında. O arkadaşa hak veriyorum. Şu ülkede hiç bir şekilde işletme kurmayın, kurdurtmayın. Hea kurmak istiyorsanız sadece 3 ay içerisinde küfür yelpazeniz çok gelişecektir bundan emin olun.)
Ben bu yüzden birşeyler yapabileceğim, yapmak istediğim ve birşeylere girişmek istediğimde sıkıntı yaşamayacağım yerde yaşamak istiyorum. Er ya da geç her ne olursa olsun bi karar verip doğru yeri seçip gitme hedefindeyim. Konuyu takipte kalacağım ve farklı araştırmalarıma ara vermeksizin devam edeceğim ve elbet doğru bir kararı vereceğim.

Eğer vaktiniz varsa Hamdi Ulukaya'nın 54 dakikalık konuşmasını izlemenizi istiyorum. Emin olun pişman olmayacaksınız.

https://www.youtube.com/watch?v=fmXuVbtMAiQ


Günün özeti; Emin Çapa

https://www.youtube.com/watch?v=RyAJ4nXDcKk

​​​​​​​