Hocam yapmayın böyle şeyler.
Zamanında ben de çok ama çok çok yaptım. Fotoğrafları paylaşsam bana hak verirsiniz.
Ama bu devleti tembelliğe alıştırıyor. Nasıl olsa işler bir şekilde yürüyor mantığına giriyorlar.
Böyle olunca da okulların, çocukların kaderleri senin benim veya diğer arkadaşların insafına kalmış oluyor.
Çünkü bunları yapmak zorunda değiliz.
Bunu Bakanlığın yapması lazım. Bir öğretmenin insafına bırakmaması lazım. Hala yapılacak bir şeyler olursa biz yine yaparız.
Çocuklarımızın eğitim gördüğü hayata hazırlandığı okulun bahçesine baka mısınız? Ki bu hali bile iyi bahçe sayılır bazı okullara göre.
Türkiye'de binlerce okulun tuvaleti yok. Su hattı yok. Şaka değil. Binlerce.
Tebeşir bile gönderilmeyen binlerce okul var. Siz A4 kağıdı, toner gönderiyorlar demişsiniz. Şanslıymışsınız. 4 sene okul müdürlüğü yaptım. Bir paketi bırakın 1 tane A4 kağıdı gönderdiklerini ispatlasınlar, bir tane toner veya herhangi bir kırtasiye ürünü gönderdiklerini ispatlasınlar, bana ilkokullara gönderilmiş tek bir kuruş ödeneğin makbuzunu versinler bir arabam var istedikleri okula bağışlayacağım.
Örneğin okullara kitap kampanyası yapmak -ki kendim de çok yaptım- ne kadar trajikomik bir durum.
Yav okul orası. Ne kitap kampanyası? Kitapsız okul mu olurmuş da kitap kampanyası yapacağız.
Emeğinize sağlık her şeye rağmen hocam.