ve böyle gitmeye devam ediyor.

umut etmek boş.
Mutlu olmak için sebeplere ihtiyacın yoktur. Bana mutlu olan birisini göstersene, mutluyum diyen hiçbir eksiğim yoktur diyen. Hayat senin mutlu olmaman için elinden gelen gayreti gösterir. Yani sen böyle görürsün ve hem haklısın hem haksız. Hayat neden seni sınar çünkü olaylara karşı nasıl davranacağını merak ediyor. Her şeyin var ve kendince mutluysan zaten hayattan bir şey alamazsın öğrenemezsin. Bu bir kazanım değildir başkaları ise böyle bir hayat yaşayan insanlara imrenerek bakarlar. Düşüyor musun yerde kalmayı mı seçiyorsun yoksa hala dimdik ayakta mısın. Sıkıntısı olmayan derdi olmayan bir kimse tanıyor musun, belkide var diyebilirsin ama sana göre dışarıdan bakıldığında öyle görünüyordur. Kör olanı gördüm, yokluk çekeni gördüm, sakat olanı gördüm ama hiç birisi böyle gelmiş böyle gider demiyordu hayata daha çok bağlanmışlardı. İnsan böyledir işte, kayıp etmedikçe elindekilerin kıymetini anlayamaz. Hayat düşüne vurur ama dik durduğunu anlarsa sana ilişmez kolay kolay. Yenildim hiç bir şey değişmeyecek dediğini duyduğu anda nasıl diyorsan öyle olsun diye seni tasdik eder. Mesele şu, kendine yardımcı olmak istiyor musun? İstediğini sanıyor olabilirsin ama durum bu şekilde olmayabilir. Umut etmek boş... derken zaten bunu göstermişsin. Evet hiçbir şey değişmeyecek ve bende mutsuz kalmaya devam edeceğim... Böyle olmasını istiyorsun belkide? Tabii ben bilemem sen anlayabilirsin kendini sorgulayarak. Hayattan bir şeyler beklemeden daha önce hayata bir şeyler vermelisin ve karşılığını istemelisin. Bir şeyler ekmek içinde nasıl ekileceğini öğrenmelisin. Belkide ektin ama yağmur yağdı sert bir rüzgar esti ektiklerini boşa çıkarttı, köylüler ne yapıyorlar bu durumda tekrar ekmeye devam ediyorlar. Hayatın sana karşı hangi dille konuştuğunu anlamalısın yada senin hayatla hangi dilden konuştuğunu. Sıkıntılarının geçeceğini sanıyorsan hayatla yanlış bir şekilde konuşuyorsundur.