pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
@abcgrup;

Kısmen güzel bir zaman geçirdim kısmen kötü.Güzel bir zaman geçirdim maddi olarak şu son 10 yılda her ne kadar farklı siyasi politikalardan kaynaklansa da ailemin mesleği sebebiyle bir şeyde gözümüz kalmadı çok şükür.Aklımıza giren yorganımızı aşmayan çoğu iyi,güzel şeyi denedik.Gezmeyi de tozmayı da yemeyi de.

Fakat şimdi işler çok farklı bir hale geliyor hocam dediğin gibi.Arkadaşlarınla dışarı çıkıyorsun ister istemez alışmışlar telefonu ellerinden düşürmüyorlar.Bir iş mi yapıyor?Yok.Bir bilgi mi ediniyor yok?Boş boş yanındayken facebook'a bakıyor 2 laf söylüyor tekrar facebook'a bakıyor veya konuşmak için çıkarken whatsapp'dan kız yazıyor haliyle o da bir senle konuşuyor bir telefonda kıza yazıyor.

Ve bu cidden kötü bir tutum yani bunu yapan arkadaşım kötü bir karaktere sahip değil on numara delikanlı,mert biri.Fakat alışmış.Misal onun telefonu eskiyken benzer durumlara tanık olunca o da yavaş yavaş aynı hale girmiş.Şimdi benimde aslında adaptasyon sağlayıp aynı şekle girmem lazım ama telefonum eski

Para konusu da ayrı bir olay hocam.Dünyaya geliyorsun.Hadi geçmişi,dinleri,fikirleri bir kenara bırakalım.Elin kolun var sağlığın var gezmek tozmak istiyorsun diyorlar ki bu kağıt parçasından lazım.Niye lazım işte.Alla alla diyorsun bu meret öyle bir şey ki ne kadar rahat,özgür bir hayat yaşamak istiyorsan o kadar kişiyi çiğnemen lazım,ezip geçmen lazım.

Hakkınla bir işte çalışarak kışın ayrı gezip tozup yazında ayrı gezip tozamazsın.Yıllık izin belli.Daha fazlası için işi bırakacasın veya birilerinden para kazanacaksın onlar çalışacak sen yiyeceksin.Ve bu para denilen şey kundaktan itibaren başlıyor geleceğini belirlemeye.Paran yoksa,işin yoksa sağlık sigortan da yok,sağlık sigortan yoksa tedavi yok,tedavi yoksa sağlık yok,sağlık yoksa huzur yok kısacası hiçbir şey yok.Dünyada o kaç milyar canlı var.Hepsi belli temel ihtiyaçlar karşılığında belli sınırlar dahilinde çalışıyorlar,yaşıyorlar fakat insanoğlu öyle değil ki.Kimisi hiç çalışmıyor altında ferrarisi ile fink atıyor.Kimisi gece gündüz çalışıyor,tozun pisliğin içinde 2 hafta ailesiyle bir denize gidemiyor.Dünyanın en zenginleri belki parayı üreten adamlar.Fakat ürettikleri para yetmiyor verdikleri parayı da geri almaya çalışıyorlar.

Merak etmiyor değilim dünyanın en zengini acaba ne amaçlıyor?Hani trilyon dolarların olduktan sonra biraz daha kazansan ne olur kaybetsen ne olur.Hadi onuda geçtim doğal olarak sürekli kazanmak isteyebilirsin fakat sahip oldukları bir şeye daha da sahip olmak için daha da arttırmak için neden insanların eline silah veriyorlar.

Evreni,gezegenleri yaratan kimlik,pasaport,vize sormuyor gelmiş bazı insanlar bir düzen oluşturmuşlar bankada şu kadar bin dolar paran orada şöyle bir tanıdığın varsa 500-600 lira karşılığında verelim vizeni git gez gör oraları diyorlar.

Güneş bilmem kaç milyar joule ısıyı karşılıksız veriyor bir düzen oturtulmuş ısınmak için üşütmemek için şu kadar para vermen lazım diyor.
Dostum para bahane, para insanlara hareket kazandırmak için çabalamaları için bir bahanedir. Sınavdan öte bir bahane. Zengin olan kim? Allah değil mi. Peki gökten yağdırmasını bilmiyor mu yada başka bir deyişle bizi ona muhtaç eden Allah değil mi. Paranın hakimiyeti kimde, kimde daha çok para var bunları tartışmak yersiz çünkü bizim müdahalemiz dışında olaylar. Ama para bir emeğin karşılığıdır, önceden para icat edilmemişken sanırım insanlar takas ediyorlarmış mallarını ürünlerini. Aslında güzel bir icat ama yanlış kullanılıyor ve bu yönde insanlar teşvik ediliyor lakin para olmasaydı da türlü sorunlar insanın yakasını bırakmayacaktı zaten bugün bile tek sorunumuz para değil ki.

Dünyada ki amacımız mal mülk para vs değildir, huzuru bulmakta değildir. Çile çekmek ezilmek hor görülmek dışlanmak. Bu nasıl olabilir ki diyen arkadaşlar olabilir ama ister kabullenin isterseniz mantık dışı deyin ama sistem bu şekilde işliyor. Bunların hepsi birer araçtır, amaca giden her yol mübahtır sözü yalan değil aslında. Bu gerçekten habersiz olan inancı zayıf insanların dedikleri genelde şu oluyor, Tanrı kusursuz ise veya Tanrı varsa neden böyle bir şeye yeltensin. Ama inancı zayıf olanlar haklı olarak sorabilirler peki ya inançlı olan müslüman olduğunu söyleyenler. Müslüman olanları da dünyada kandırmak için sabredin denilir. Kandırmak için değilde yatıştırmak için, çünkü elden bir şey gelmeyince ne yapabilirsin ki sabredeceksin razı geleceksin.

Para olmasaydı yada herkes her şeye sahip olabilseydi insanlar kendilerini kendi elleriyle ateşe atarmıydı, belaya atlarmıydı. Çalışmazlardı hatta peki nasıl olgunlaşacaklar nasıl birbirlerini anlayacaklar nasıl kendilerini geliştirecekler. Bir ayakkabı almak için bir 3 gün çalışıyorsun diyelim daha sonra o ayakkabıyı da zaten çalıştığın süre zarfında yıpratıyorsun. Geriye kalan şey alın terin yani sana kattığı şeylerdir.

Okula gidiyorsun okuyorsun kimisi çalışıyor kimisi çalışmıyor ama yinede okula gidiyor musun, yinede aynı zahmeti neredeyse çekiyor musun. Asıl mesele sana bir şey katıp katmadığı ve bunun farkında olabilmen aksi halde işte asıl cehennemi o zaman yaşarız. Ya seve seve ya seve seve sözü gibi. Başımıza gelenleri elimizde olmayanları yani nefsimize zor gelen şeylere razı olmamız gerekiyor çünkü her koşulda bu çileyi çekeceğiz, bu çileyi bize yapılan bir haksızlık olarak görürsek vay halimize.

Güneşteki sıcaklığı biliyorsun o ısı olmasaydı güneş parlamazdı etrafını aydınlatmazdı dünyada karanlıkta kalırdı. İnsanda böyledir. Bir benzetme yapmıyorum güneş zaten insanın aynasıdır, evrende aynasıdır. İnsanda çile çekerek yanarak güneş gibi parlar. Çile çektikçe parlar ve sönersin, kimi zaman olumlu olursun mutlu olursun kimi zaman karamsarlığa düşersin karanlığa kapılırsın. Bu çekilen çile dahada arttıkça insan öyle bir hale gelir ki artık hiç sönmeyen bir ateşe benzer sürekli parlar. Bizler buna itiraz ettikçe direndikçe işimiz zorlaşır çünkü yanma süremiz artar. İşte sonsuz cehennem tabirinin sırrı budur. İbadet yapmayanın ibadeti cehennemdir, ateştir. Ateş kötü değildir ancak bir şey anlatır sana önemli olan anlatılanı kavrayabilmek.

Güneşteki sıcaklığa hiçbir madde dayanamaz. Ona bakmaya bile gözümüz güç getiremez. E peki Allah'a nasıl takat getireceğiz. Öleceğiz cennete gideceğiz bol bol Allah'ı göreceğiz. Yapma yahu öylemi bu kadar basit mi. Neymiş Allah bu gücü insanlara sağlayacakmış. Bak sen o halde bu gücü dünyada neden sağlamıyor bizlere. Sen Allah'ı yarım saat düşünürsün ben bir saat düşünürüm bir başkası 10 saat düşünür, bir diğeri 24 saat zikir eder. Hani neden Allah'ı göreceğiz diyenler sürekli Allah'ı zikretmiyor edemiyor. Neden namazın süresi daha uzun değil? Katlanabilecek miyiz uzun süreye. İnsanlar bir taraftan tatile giderler güneşlenir bir taraftan da güneş gözlüğü takıp gölgeden giderler. İşte bunları bizlere öğreten hep Allah'dır.

Ateşe odunu atıp ısınıyorsun da seni yaktığında neden bağırıp çağırıyorsun. Odundan ne farkımız var? Ekmek ateşte pişmiyor mu, pişirmeden ye neden hamura eziyet ediyorsun. Yiyebilir misin o şekilde. İnsanda hamur gibidir, hamdır pişmeden lezzeti olmaz. Bir pişmiş olgunlaşmış insana bak bir çiğ insana bak hangisiyle arkadaşlık dostluk yaparsın. Allah peki ham olan bizlerle neden arkadaşlık yapsın. Neden duamız kabul olmuyor Allah bizi duymuyor mu yoksa kirlimiyiz. Bu kiri en çok temizlemenin yolu ateştir. Allah insanları cezalandırmak için ateşi yaratmadı, tövbe haşa Allah hiçbir şeyi boşa yaratmamıştır. Bize bunu ceza olarak anlatsalar da ceza intikam almak için değil tövbe etmemiz temize çıkmamız içindir, şarttır.

Bu okula geldik mi kardeşim, zaman bizim zamanımız. Neden boşa harcayayım neden yok olacak şeylerin peşinden koşayım. Bu okul bitecek, bu zamanda harcanacak geriye dönüp nasıl bakacağımız önemlidir. Ah çekip boşa harcamışım diyeceğiz yada ektiklerimizi biçeceğiz.

İnsanlar kendilerini zeki sanıyorlar. Ben şunları biliyorum, ben şu kadar para kazanıyorum, benim fabrikam var, benim şöhret sahibiyim, iddaa'dan şu kadar para kazandım vurgun yaptım falan filan uzar gider. Bazıları da sürüye uymadıklarını zannederler ama sürü ile öyle bir uyumlu gidiyorlar ki farkında değiller. Ben ne yapıyorum, burada işim ne, neden geldim, ben kimim, ben kimim demek ne demek, ne demek demekte ne ola ki. İşte bu sorular kimsenin aklına düşmüyor zorlamıyorlar akıllarını. Bu soruların ardında ise büyük bir sır yatıyor, bütün soruların cevabı yatıyor. Aslında soruların ne kadar mantıksız olduğunu anladığınızda sırrı çözmüş oluyorsunuz. Ama her babayiğidin harcı değil, şizofreni olursunuz kafayı yersiniz. İnsanlar kafayı sıyırmasınlar diye dünya bir mantık üstüne inşa edilmiş, ama mantığın arkasında aslında mantık yatmıyor, orada 2+2 4 değil.

Bir şeyler yapma gereği duyuyorsun bu gerekliliğin arkasında işte sır yatıyor. Bir şeyler yapmaya devam ederek bu sırra dünyada ulaşamazsın. Aslında bu sırdan insanların habersiz olması iyi bir şey kendilerini geliştirmeleri adına. Bu sırrı bilselerdi yine aza tamah edeceklerdir kendilerini geliştirmeyecek ve olana razı olacaklardı. Halbuki sırlar hiçbir zaman bitmiyor bir sonu yok bu işin. Neyse boş ver bunları kafamız karışmasın daha fazla, bol bol yanın yanmak güzel şeydir.