abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sen yoksun ki gerçekte yani bildiğin sen yoksun. Bildiğin "ben" ise sana senden başka ben olamayacağı fikrini dayatıyor. Sendeki esas ben bir bebekteki bilinç gibidir. Bir bebek ben demez, ben kelimesini duyana kadar bilinci açıktır farkındadır.

Halbuki bizler hiçbir şeyin farkına varamıyoruz, çünkü alışageldiğimiz düzen buna müsaade etmiyor. Bir şey yazarken farkında olarak mı yazıyorsun klavyeye? Hayır hafızanda yer alan düşüncelerinde bir parlama oluyor sende ağzına ilk geleni söylüyorsun. Gereksiz şeyler bellediğin için hafızanda ancak o kadar bilgi barınıyor ve daha fazla yorum yapamıyorsun. İnsanlarımıza hep belden aşağı şeyler öğretilmesi de bu yüzdendir. Bunlar paralel yapının oyunları değil şeytanın oyunlarıdır. Şeytanla iç içe olmuşuz, arkadaşımız olmuş, dostumuz sevgilimiz olmuş. Şeytana küfür eden bizden değildir olmuş.

Senin bu yaptığında ne çıkacak? Sen ve senin gibiler bu şekilde binlerce alakasız yorum yapsa ne olacak? Sonucun olamayacağını düşünmek yerine, onun yerine yine hafızandan bir şeyler bularak cevap verme tercihini seçebilirsin. Seni sen yapan bildiklerin değildir, seçimlerindir.

Bir bilgisayar programı vardı nostaljik, bir şeyler yazıyorsunuz ve size cevap veriyor. Ha işte sizin ondan hiçbir farkınız yoktur. Bu dediklerimi bile belkide kişisel algılıyorsun. Herkes konuştu, herkes yazdı çizdi bağırdı çağırdı. Ben henüz konuşmadım. Susuyorum çünkü devamlı sen konuşuyorsun, bu gürültüde benim narin sesim duyulmuyor. Bir teybin devamlı çalmasından bir farkın var mı? İşte bunu bile anlayamıyorsunuz çünkü belirttiğim gibi farkındalık bilinci yoktur.

Düşmanlarını bile kınamaya hakkın yoktur, çünkü onlar bile senin içindeki seni açığa çıkartma gayreti içerisindeler. Senin hatan, düşman kim dost kim karıştırmışsın.

Sen kendine dostsun? Ben de kendime dostum. Kime sorsan kendine dost, yani dost. E peki kim düşman? Ben sana nasıl düşman olayım zaten ben bana dost olmuşam, adım dost. Ortada düşman varsa o halde ben dost değilim, adım düşman. Amma ben sana değil kendime düşmanım. Sende kendine düşmansın. Dost görünüp arkadan hançerleyen bir düşman. Sigara gibi, ne kadar bizi içten içe bitirip tükense de dost bildik dost sanırız. Sigarayı terk edene pek rastlanmadığı gibi üstündeki benlik elbisesinden vazgeçene de sıkça rastlanmaz.

Derin uykuda olan birisini uyandırmak için ya yüksek sesle bağırırsınız, ya onu sarsarsınız, yada şamarı yapıştırırsınız. Uyanmasına uyanacağız hepimiz sadece nasıl olduğu bize bağlı.
Ben inanmam ama tam senlik gibi bu paralel evren meselesi