Varşova treni kalkıyor..
neye,nereye gittiği belirsiz
ölüm kokuyor içi
ite kakıla bindiriliyor çaresizler
hepsinin derin yaraları tuzlu göz yaşlarıyla dağlanıyor
faşizan almanların dogmatik inancının kurbanı oluyorlar
gidiyorlar belirsize korku dolu gözlerle
kimi hayatını bırakıyor geride kimi hayatım dediklerini
diktanın vurduğu topraklara
diktanın elçisi bir makinistle veda ediyorlar..
nokta bıyıklı adi sırıtışlı bir makinist.
-----------
Göz yaşımı akıttım dizelere,
Karanlıklara mektup oldu,
Boşlukta sahipsiz yazılar,
Anlam kazanıncaya dek,
Silik adamın fısıltısı olarak kaldı,
Yanlış kadına yazılan mısralar,
Ay başı atıldı zihinden pis bir kan gibi,
Yeni yapraklara bahar çiçekleri serptim,
Ama kalemin mürekkebi bitti.
-----------
çocuk büyüdü git gide
Aldatılışları, b*ktan ilişkileri
Sebepsiz bırakışları,nedensiz aşkları gördü
Ucu yanan oklar atıldı kalbine derinlere battı ve yaktı
Sigaraya başladı mesela dumanın maviliğine gizlendi geceleri, alkolün tadını aldı sonra çocuk içtikçe büyüdü büyüdü kabına sığamaz oldu ve gitti geriye gülemeyen,kasvetli,çekingen,korkak bir ceset bırakarak gitti.
O zamanlar beğeniyordum bunları, şimdi bakıyorum da iyi değilmiş