Noventa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Geçmiş olsun. Ben tek başıma yaşamayı öğrendiğimi düşünüyorum. o yüzden kazik yedigimde, birisiyle sorun yasadigimda beni cok etkilemiyor. Belki siz yasadiginiz sorunlari bir kenara birakip derin bir nefes alip kendi basiniza yasamayi amaclayabilirsiniz. Tabi bu isin bu kadar basit olacagini soylemiyorum.

Samsung Galaxy S4 cihazımdan Tapatalk 2 uygulaması ile gönderilmiştir.
Zaten yeterince yalnızım dostlarım arkadaşlarım sadece işleri düşünce ararlar. Bu konuda sıkıntım yok yalnızlık bana huzur veriyor ama sorunlarıma çözüm olmuyor.

By_uLKeN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Depresyon modern bireylerde en sık görülen hastalıklardan birisi maalesef. Bunun sebeplerinden birisi de o bireyin içinde yaşadığı hastalıklı toplum yapısı. Toplumumuzda bir kaos hali var. Yılmış, mutsuz, isteksiz yığınlar var. Sosyal-psikolojik olarak "tıkanmış" haldeyiz. Bunun birinci sebebi maddîyâta gerektiğinden fazla kıymet veriyor oluşumuz. Parayı "araç" olmaktan çıkarıp amaçlaştırışımız. Kendimizi, yaşam kalitemizi, standartlarımızı "ötekine" göre tanımlıyor oluşumuz.

Biz şu an bir "standart kaybı" yaşıyoruz. Hayat standartlarını "sürekli değişen" refah seviyesine göre belirlediğimiz için sürekli rekabet ve yarış içerisindeyiz. Bu da bizi yoruyor ve ruhumuzu yaralıyor.

Birçok insandan şunu duymuşuzdur: "Ne yapalım hayat böyle maalesef." Evet mevcut durumun kötü olduğunu söyleyip fakat hala onu yakalamaya çalışmak garipliğine sahipliğimiz. Ruhumuz günlük birçok çelişkiyle başetmeye çalışıyor; dayananlar mutsuz ve umutsuz, dayanamayanlar ise psikolojik travma, çöküntü, depresyon gibi hallere duçar oluyorlar.

Yapılacak öneriler

1. Yukarıda bahsettiğim toplumdaki mevcut kaotik durumu yani diğer insanların da sizden çok farklı olmadığını farkederek sıkıntınızı hafifletebilirsiniz.

2. Ruhumuz dar ortamlarda darlanır. Üst üste blok halinde yaşanan apartman hayatı, çok fazla eşyanın olduğu bir ev, insanın psikolojisini bozar. Onun için eşyanın minimize edildiği geniş, ferah mekanlara ya da sadece "yeşilin" olduğu yerlere gidebilirsiniz.

3. Arapça bir gazetede Kur'an okumanın psikolojik hastalıklara ve mide hastalıklarına iyi geldiğini okumuştum. Siz de hemen Kur'an okumaya başlamalısınız. Tabii ki Arapça yazıyla. Bilmiyorsanız da öğrenmeye çalışın. Böylelikle hem sevaplı bir iş, hem hastalığınıza ilahi bir terapi, hem de kendinizi meşgul edecek bir meşgale olur sizin için.

4. Victor Frankl'a ait bir terapi türü var; adı Logoterapi. Logoterapi; insanın hayatının bir anlamı olduğuna inanması ve bu anlam (amaç, gaye) yoluyla iyileşmesidir. Frankl bunu örneklemek için şunu anlatıyor: Nazi toplama kamplarında yahudilere sene başında bu kamptan çıkarılıp özgür olacakları söyleniyor. Sene başında salı verilmeyen yahudilerden bazılar -hiçbir hastalıklar olmamalarına rağmen- aniden ölüyorlar. Kendilerini ayakta tutan ma'nanın (sene başında özgürlüğe kavuşma) çöküşü, onlarda ölümcül bir psikolojik sarsıntıya sebep oluyor. Frankl, yaptığı birçok deneyle bunu ispat etmeye çalışıyor.

Kendinizi muhasebe ederek "hayatınızın anlamının" yitip yitmediğini anlamaya çalışmalısınız. Yitmişse ya da sönümlenmişse hayatınıza anlam katmak için ne yapmak gerekiyorsa onu yapmaya çalışmalısınız.

5. Sürekli kötü söyleyerek iyileşemezsiniz. Ben kötüyüm, iyi değilim demek yerine "iyiyim, çok şükür, elhamdülillah" demelisiniz. Hazret-i Peygamber; "Bela ağızdan çıkan söze bağlıdır." diyor. Siz de mesela "Nasılsın? Nasıl gidiyor?" sorularına -iyi olmasanız- bile "İyiyim, elhamdülillah." deyin. Kötüyüm demekle insanların sizin problemlerinize çözüm üreteceğini zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Her şey olduğu gibi kalır, siz de kötü olduğunuzu söylemekle insanlara "acziyetinizi" göstermekten başka bir şey yapmamış olursunuz.

Yazacaklarım bu kadar. İnşaallah daha iyi olursunuz.
Aynen öyle bilinç altı etrafındaki insanların ulaşıp senin ulaşamadığın yaşam standartını görünce otomatik olarak mutsuzlaştırıyor insanı. Kötüyüm demekte haklısınız yalanda olsun iyim çok şükür diyebiliyorum ama söyleme tarzımdan karsımdaki anlıyordur yada ben çok takıyorum insanlar sandıgımdan daha umursamaz ben çok fazla umursuyorum sanırım herşeyi boşverip yaşamak istiyorum ama yetiştirilme tarzım insanlara kendimden daha fazla önem vermem gerektiğini bana aşıladığı için bundan bi yardım almadan vazgeçebileceğimi sanmıyorum. İnsan en buyk yardımı kendisinden görür bunun farkındayım. Yazınız için çok teşekkürler birkaç önerinizi deneyeceğim.

MusteR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam bir dönem aynı şey benim içinde geçerliydi.Yazdıklarını okudukça her kelimende kendimi gördüm.Şimdi çok şükür diyorum.
Hayatına yeni yönler ver.Kendine zaman ayır ve hayatına bir müddette olsa ne kız ne erkek sok.
Ben senin durumundayken beni en çok mutlu eden şey,en huzurlu şey balık tutmaktı.Güzel bir olta takımı al,bir sandal kirala açıl açılabildiğince saatlerce balık tutmaya çalış,yanınada yiyecek içeceğini götürdün mü süper
İzinli gününde hiç uyuma,ertesi gün erkenden uyu bir güzel uykunu al.Evvela uyku düzenini kurmalısın.
Unutkanlık için sürekli not tutacaksın benim yaptığım gibi.Ben o unutkanlığın herhangi bir hastalıktan veya ilaçtan olduğunu sanmıyorum.Psikolojik birşey tamamen,keyifsiz ve mutsuz olduğun için kafanda hiç birşey tutamıyorsun yada istem dışı tutmuyorsun.
Hayattan keyif almaya başlayana,düzenini oturtana kadar not tut sürekli işin ile ilgili.
İş çıkışlarında deniz manzaları fazla kalabalık olmayan mekanlar öneriyorum.İnsana huzur veriyor.Karşında deniz önünde çayın,sigaran...
İlk öncelik ile kendini, mutlu olmak için yanında,hayatında bir kız veya erkek arkadaşa ihtiyacının olmadığına inandırmalısın.
Zamanı gelince zaten hayatına yine insanları dahil etmeye başlayacaksın ama herkese hak ettiği kadar değer vereceksin.
Yardımcı olabileceğim birşey de olursa çekinmeyin hocam.
Tek başıma gidip deniz kenarında oturmak güzel bişey hep yapmak istiyorum ama işten çıkınca o yorgunlukla çok zor gelio yada ben erteliyorum. 6 Yıllık aralıksız devam eden bir ilişkim var artık ciddi adımlar atmam gerekiyo bu durumdayken hiç bişey yapamıyorum. Not tutmak mantıklı bugüne kadar kullanmadıgım sticker ları kullanmalıyım sanırım uyku düzeni bir türlü olmuyor hafta içi geç yatıyorum erken kalkıyorum hafta sonları tek pazarım var diye yine cumartesi geç yatıp pazarı harcamak istemedimden erken kalkıyorum. Tek gün tatil yetmiyor beynimi çok yorduğumu hissediyorum iş hayatımda buda mecburi. Tavsiyelerin için çok teşekkürler insanları umursamamayı mutlu olucak beni mutlu edicek şeyleri bulmam gerek çok teşekkürler.

Demiroglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Mümkün mertebe yalnız kalmaya çalışın bir süre kafa dinleyin, en önemliside uyku düzenini biran önce düzene sokmaya çalışmalısınız. Ciddi anlamda insan hayatında dengesizlikler ortaya çıkıyor. Kendinize bol bol zaman ayırarak ve kendinizi bi alana yönelterek hobi yada iş alanı oluşturarak kafanıza takılanları minimum seviyede düşünmenize yararı olacaktır. Zamanla insan alışıyor aklına geldikçe gülüp geçiyor zaten. Bence Bi süre kendinize zaman ayırın derim.

"Allah kimseye taşıyamayacağı dert vermez."
Uyku düzeninde haklısınız. Kafama taktığım şey okadar fazlaki bunu minimuma indirmeyi çok istiyorum ama başaramıyorum.