Bu kadar basit değil. Yazıyı yazan arkadaş sanırım futbolu 90 dakikadan ibaret olduğunu düşünüyor. Sanki maç bitince kalan 1 hafta yatıyor bu futbolcular.

Kıytırık bir okul takımında kalecilik yapmıştım. Orta okul dönemindeydi. Ne derslere girebiliyordum, ne uykum kalmıştı. Hatta kilo bile vermiştim(kilo sorunu bulunan biri olarak). + olarak yediğim hatalı gol arkadaşlarının arasında mahcup olmanı sağlıyordu. Onlar 60 dakika boyunca koşmuş etmiş, sen kalene gelen ilk şutu hatalı şekilde yiyorsun. Hocadan yediğin azar bir yana, arkadaşlarının emeğini çalmış gibi görüyorsun kendini. Ha tabii birazda kalecilik mesleğinin nankör tarafı bu.

Millet Sabri'yi neden seviyor? Çünkü adam ne kadar hatalı oynarsa oynasın içinde GS aşkı taşıyor. Keza Selçuk Şahin'e o kadar laf söylememize rağmen 3 temmuz sonrası taraftarın topuk yaylasında futbolculara destek vermeye gitmesinden etkilenip ağlamasından sonra ona futbolcu değil de bir taraftar olarak bakıyorsunuz.

Yazdığı yazıda haklılık payı var. Mesela Anelka'yı örnek alalım. Chelsea - Manu finalinde Terry penaltıyı atsa kupayı alıyordu. Kaçırdı ve penaltılar uzadı. Sonrasında Anelka penaltıyı kaçırdı ve kupa Manu'nun oldu. Terry maç sonunda hüngür hüngür ağladı. Anelka ise umursamaz bir ifadeyle döndü gitti. 2006 yılında son maçta şampiyonluğu kaçırdığımızda da Anelka tek umursamayan futbolcuydu..