Türkiyedeki verimerkezleri ancak şehir dışında konumlandırılırsa çevre dostu bir yapı oluşturulabilir, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidro enerji gibi imkanları kullanan yabancı verimerkezlerinin devasa alanları mevcut haliyle o alanlar boşta duracağına ciddi yatırım yapıp birazda ileriyi görerek bu tür faaliyetlerde bulunuyorlar, kullandıkları enerjinin yüzde 3 ünü üretseler yılda binlerce dolar kar ediyorlar.
Türkiyede maalesef verimerkezlerimiz ya şehrin göbeğinde bir binada yada evden bozma bir ofis standardında olduğu için çevre dostluğu çalışanların yerlere çöp atmamasına kadar gider daha ötesi zor Türkiye şartlarında
Ayrıca yurtdışında bu tür yeşil enerji olaylarını devlet destekliyor her şekilde, Türkiyede bir verimerkezi kendi kullandığı enerjisinin bir kısmını kendi üretse devlet dur bakalım der, ya vergi alır ya bizede vereceksin der.
Ayrıca bu tür yeşil hareketler genelde çok eski sistemini otomasyonunu oturtmuş, çok ucuza hat alan, verimerkezine 150 tane yeni nesil donanım alalım dendiğinde günlerce hesap kitap yapmayan her anlamda rahat ve çalışanlarına değer veren büyük büyük verimerkezlerinin boş zamanımızda ne yapsak elimizde boşta sermayemizde var alanımızda var e bari kendi enerjimizi üretelim hem hobi hem kar yaparız mantığıyla uğraştıkları bir olay.
Bizim daha donanım maliyetleri, hat fiyatları, telekom saçmalıkları gibi birçok şeyi halletmemiz gerek, çevre dostu verimerkezi hele bir dursun şimdi
Biz dağın dibindeyiz Arif, soğuk olmasından başka o kadar da faydası yok şehir dışında olmanın, Ormanla beraber olduğumuzdan yazları yılan, kışları domuz, eylül gibi leylek, yine yazları kurbağa, kaplumbağa gibi bir çok buna benzer ne olduğunu tanımlayamadığımız hayvan ve örümcek ile iç içeyiz.. Aslında bir nevi green datacenter olmuyor muyuz?
Enerji üretmek öyle düşündüğünüz gibi değil. Enerji üretip bunu kullanamazsınız bu sağlıklı bir çözüm değil. Zaten aşırı büyük bir avantajı olsa emin olun doğaya faydasını falan dinlemeden herkes green enerji kullanırdı

Doğru bir yerde rüzgar türbünü veya bir akarsuya ufak bir hidroelektrik santrali kurup burada ürettiğiniz enerjiyi bağlı bulunduğunuz enerji firmasına satıp, sonra bunu mevcut elektrik faturasından mahsup ettiriyorsunuz. Ancak bu şekilde sağlıklı kullanabiliyorsunuz. Enerji depolamak ile ilgili teknoloji yok çünkü
Devlet bu işe belirli bir miktarda ürettiğin enerji için karışmasa da, üretilen enerji çok büyük olunca lisans almak gerekiyor. Tıpkı datacenter’ların ISS lisansı olması gibi düşünün.. Belirli bölgelerin kalkınma ajansları Türkiye de %50 ye kadar hibe vererek yeşil enerji ile ilgili yatırımları destekliyor. Ama sağlam bir referansınız, sağlam bir projeniz olması gerekiyor

Günümüzdeki adam akıllı müşteriye sahip olan datacenter’ların böyle teşvik, hibe gibi şeylere zaten ihtiyacı yok. Devlet ihtiyacı olana yardım etmeli bence.