Korumadan Faydalanan Unsurlar
Program Akışı
Programcı, bir bilgisayar programı geliştirmeye başlarken, programın yerine getireceği fonksiyonun aşamalarını mantıksal olarak sıralamak zorundadır. Program akışı, bir psikoloji kitabındaki metinde içeriğin seçimi ve konuyla ilgili meselelerin sıralanışıyla veya bir fizik test kitabındaki problemin içeriğinin seçimiyle benzerlik gösterir. Seçme uyarlamadaki bu kombinasyonların benzerliği dolayısıyla program akışı, "ifade veya şekil" olarak nitelenebilir.
FSEK m.2/1. hükmüne göre, bilgisayar programlarının hazırlık tasarımları dahi eser sayılır. Kanaatimizce buradaki hazırlık tasarımı deyimi, program akışını da kapsamaktadır. Dolayısıyla, şekil niteliğindeki program akışı, eser olarak FSEK’in koruması altındadır. Bununla beraber, Kanunda hazırlık tasarımlarının korunabilmesi için bir sonraki aşamada program sonucunu doğurmaları şartı aranmaktadır. Yapılan bir hazırlık tasarımı herhangi bir nedenle program haline gelememişse, fikri hukuk korumasından yararlanamaz. Zira, yukarıda açıklandığı gibi, fikri hukuk ancak eser niteliğine ulaşmış şekillendirmeleri korumaktadır. Bu nedenle FSEK m.2’de, herhangi bir şekilde bilgisayar programı ve dolayısıyla eser haline gelmemiş hazırlık tasarımlarının koruma kapsamı dışında bırakılması gayet yerinde olmuştur.
Program akışı, oluşturulurken programcılar çok büyük çaba ve düşünce sarf etmektedirler. Kanun koyucu, program akışını da eser sayarak, bilgisayar programına getirilen korumayı bu önemli başlangıç unsuruna kadar uzatmak istemiştir. Fikri hukukun, program akışını korumaması halinde, bilgisayar programlarını korumasının fazla bir anlamı kalmazdı.
Kaynak Kodu ve Objekt Kod
Bilgisayar programlarının programlama dillerinden biriyle yazılması ve sonra da bu kodun bilgisayarın anlayacağı dile çevrilmesi programlama sürecinin son aşamalarındandır. Toplam program geliştirme maliyetleri içinde bu kodlama işlemlerinin payı yaklaşık %50 civarındadır. Programlamanın bu aşamasında fikirler detaylı ifadelere dönüştürüldüğünden, hem kaynak kodu, hem de objekt kod fikri hukuk tarafından korunur. Program geliştiricilerinin bu kodlamayı floopy disk, CD veya ROM üzerine yapmalarının koruma açısından önemi yoktur. Program kodlarının her iki türünün de FSEK m.2’de bahsedilen her biçim altında ifade edilen bilgisayar programının hazırlık aşamalarından olduğu şüphesizdir.
Bundan başka, bilgisayar programlarının detaylı yapısı da programın korunabilir ifadesinden sayılmaktadır. ABD Mahkemeleri bilgisayar programlarının organizasyonuna da fikri hukuk koruması tanımışlardır. Eğer bir programcı, kaynak koduyla mevcut birden fazla yoldan birini seçerek, bilgisayar programlarının detaylı yapısını ve organizasyonunu oluşturmuşsa, başka biri bu kaynak kodunun ana hatlarını kullanarak programlama yaparsa, telif hakkını ihlal etmiş olur.
Hukuk çevrelerinde, bilgisayar programlarının korunması ile ilgili olarak programların üzerinde tersine mühendislik (reverse engineering) uygulamalarına izin verilip verilmeyeceği, en çok tartışılan konulardan biridir. Sanayide tersine mühendislik, yeni piyasaya sunulmuş makine, motor, elektronik araç gibi rakip ürünlerin imalat aşamalarının altındaki gizli sırların geriye doğru gidilerek öğrenilmesine denilmektedir. Bilgisayar programlarında tersine mühendislik, objekt kod esas alarak insanın okuyabileceği kaynak kodunun yeniden yazılması halinde ortaya çıkabilir. Bu haliyle tersine mühendislik fiili, bilgisayar programı üzerindeki telif hakkının ihlali niteliğindedir.
Yalnız, FSEK m.38’de yetkili kullanıcıya eldeki mevcut programın diğer bir programla ara işlerliğini geçekleştirmesi amacıyla objekt kod formunu çevirme hakkı verilmiştir. Bu maddeyle çok sınırlı bir amaç için tersine mühendislik uygulamasında bulunmasına izin verilmiştir.
Koruma Konusu Dışında Kalan Unsurlar
Koruma konusu dışında kalan unsurlar aşağıdaki gibidir:
*Algoritma
*Kullanıcı arayüzü
Algoritma
Algoritma, bilgisayardan istenen sonucun alınmasını sağlayan mantık aşamalarının sınırlı serisinden oluşan bir uygulama metodudur. Bir işlem metodu olduğundan, başka bir bilgisayar programında kullanılması mümkündür. Algoritma, yalnızca bir fikirden ziyade, geliştirilmiş fikirleri içerir. Bununla beraber, algoritmanın bu metot veya teknik niteliği, onun fikrin ifade edilmiş şekli sayılmasına engel olur.
FSEK m.2/son da bilgisayar programının herhangi bir unsuruna temel oluşturan fikir ve ilkelerin eser sayılmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin gerekçesinde, algoritmanın koruma kapsamı dışında olduğu açıkça belirtilmiştir. Böylece bilgisayarlarla ilgili fikir - ifade ikilemi, Türk hukukuna da ithal edilmiş ve algoritma, fikri hukukun koruması dışında bırakılmıştır.
Kullanıcı Arayüzü (User Interface)
Bilgisayar programının "bak ve hisset" (look and feel) i olan kullanıcı arayüzü, kullanıcı ile bilgisayar arasındaki iletişimi sağlar. Kullanıcı arayüzünün biri fonksiyonel diğeri görsel ve işitsel (audovisual) olmak üzere iki unsuru vardır.
Kullanıcı arayüzünün fonksiyonel unsuru," kullanıcının klavyede özel bir tuşa bastığında özel bir fonksiyonu yerine getiren unsur" olarak tarif edilebilir. Kullanıcı arayüzünün fonksiyonel unsuru, kesinlikle, fikri hukuk tarafından korunmaz. Zira, endüstriyel standartlar ve fikirler kamunun mülkiyetinde kalmalıdır.
Üstelik FSEK m.2’de hiç kuşkuya yer vermeyecek şekilde kullanıcı arayüzüne hakim olan fikir ve esasların fikri hukuk tarafından korunmayacağı belirtilmiştir.
Kullanıcı arayüzünün audovisual unsuruna ise bilgisayar kullanıcısı insanın bilgisayarla etkileşimini sağlamak için kullanılmayan sadece has bir estetik görüntü veren unsurdur, denilebilir. Kullanıcı arayüzünün bu unsuru, estetik niteliğin fonksiyonel niteliğe göre baskın olması halinde telif hakkına konu olabilir. Yalnız bu şart, çoğu olayda gerçekleşmeyeceği için, kullanıcı arayüzüne fikri hukuk korumasının ancak çok sınırlı hallerde tanınabileceğini belirtmekte yarar vardır.