Şarkının adı safinaz.. Safinaz adlı bir kızın hikayesini anlatıyor.

1.
http://www.youtube.com/watch?v=EbGEvb81ei4


2. şarkının devamı


http://www.youtube.com/watch?v=sbOYe...eature=related



___________________

Şarkı hakkında yorumum : O kadar güzel anlatıyorki şarkıda adı gecen niyazi 'ye geldiğinde meyhane muziği geliyor. Safinazın okul günlerini ve ailesiyle ilgili yorum yaptıgında aynen uyuyor sözleriyle müzik.. Şarkı tam 18 dakika uzun uğraş vermiştir bu şarkı için.. Şarkıyı söylerken bırakın klibi, filmi sanki gözlerimle şahit oldum. O kadar güzel yorumladı ki sizde dinleyin. Bazı genclerin şarkının sonunda çok güzel öğütler veriyor. Uyarılarıda eksik etmiyor. Ne diyeyim çok büyük bir insan ya..

Bir bölümde şarkıda gecen niyazi adlı kişiyi taklit ediyor keh keh felan cok güzel seslendiriyor

3 gündür en az 100 kez dinlemişimdir sarkıyı cok hosuma gitti Şarkının sözleri asagıda...

gün doğmadan uyandı kapıcı kasım  
arandıda yaktı ilk bafrasını 
sonra kalktı kaloriferi 
dışarıda yaman bir ayaz vardı 

asiye karısı, kızı safinaz 
uyuyorlardı sessiz, upuzun 
dün bütün gün on numarada çamaşırdaydılar 
ellerin kirini yugmaktan yorgun 

yeni bir gün diye düşünmedi ki 
değişik ne olacaktı ki 
onca daire onca merdiven 
ekmek al, bakkala git, çöp dök çöp. 

yaktı ocağı çayı demledi 
sonra da kaldırdı asiyesini 
ben çıkıyorum dedi siparişlere 
gecikmesin kızı uyandır dedi 

asiye kadın zorla yekindi 
of dedi bir of anam anam 
kızım safinaz kalk okul vakti 
daha çok uykum var uykum var anam 

güz günü dökülen yapraklar gibi 
öyle farksızca geçerken yıllar 
asiye temizlikte kasım inçıkta 
safinaz orta ikiye başlar 

okusun tek taş çekerim sırtımda 
okusun kul olmasın ellere diyen kasım 
geçtikçe sınıfları safinaz yıl sonunda 
kasılıyordu kapıcı kasım,kasım kasım 

herşeyin fiatı artıyordu ancak 
et, süt, bez, tuz ve yakacak 
ve kitap ve defter ve kalem ve de açacak 
artmayan tek şey aylığıydı kasımın 
artmayan tek şey aylığıydı ancak.  

fiatlar artıyordu kasımın ücreti sabit 
fiatlar artıyordu safinaz okuyordu 
safinazın okuduğu kitaplar yazıyordu 
bir doktorun işçiden şerefli olduğunu 

fiatlar artıyordu kasımın ücreti sabit 
kasımın ücreti fiatlara yetmiyordu 
birkaç ay daha sıktı dişini kapıcı kasım 
safinaz artık okula gidemiyordu.  

mecburdu safinaz da artık çalışmaya 
aile bütçesine katkıda bulunmaya 
okul önlüklerini ağlayarak çıkardı 
daha ondördünde fabrikaya başladı safinaz.  

gine erken kalkıyordu safinaz sabahları 
her sabah geçerek o aynı sokaktan 
kendi gibi insanlarla doldurup fabrikaları 
kendi gibilerine satıyorlardı malları.  

safinaz ondördünde at gibi çalışıyor 
sendika yok, sigorta yok, iş güvenliği de yok.  
safinaz hafta sonları sinemaya gidiyor 
bekliyor filmlerdeki o zengin bey çocuğunu.  

kendinden büyük kızlar kuaföre gidiyorlar 
hafta sonları boyalar sürüyorlar yüzlerine 
pazartesileri localardan sözediyorlar 
safinaz anlamadan bakıyor yüzlerine.  

safinaz foto roman okuyor, safinaz kupon kesiyor 
babası kader diyor, piyango bileti alıyor 
gündengüne yaşlanıyor dertleniyor anası 
safinaz eve erken gelmekten sıkılıyor.  

o aybaşı, aylığından pudra aldı kendine 
bir çift uzun çorap, topuklu ayakkabı 
pudrayı sürüp sürüp aynada baktı yüzüne 
ve o hafta sonu eve biraz daha geç geldi 

bir emeklinin oğluyum adım niyazi 
jön niyazi de derler dostlar sağolsun 
lise sondan terk okul durumu 
fabrikada muhasebeye takılıyorum.  

peder sağolsun levazımcıydı 
çok dostları vardı o zamanlardan 
eskiden yağ tüccarıymış şimdiki patron 
babamın dostuymuş o zamanlardan.  

okulda çok çaktım matematikten 
şimdi matematikten buluyorum yolumu 
ne biçim dünya bu dinine yandığım,  
aç bir ufak daha kafamızı bulalım.  

ha onu diyordum abiler adım niyazi, jön niyazi de derler dostlar sağolsun 
geçenlerde bir yavru düştü fabrikaya, mmmm fıstık gibi, ama adı biraz faul 
yani aysel diğil, canan diğil adı safinaz... hoş hepisi naz olsa ne yazar.  
geçende karşılaştık iş çıkışında, çaktım beykozu dedim. "haftasonu, hani 
anlarsınya... "bir kötü pudra sürmüş çıktı da geldi. keh, keh, keh, keh, keh.  

aylardan ramazan, teravih sonrası 
namazdan dönene dek bekledi karısı 
gelince kasım usul usul dokandı 
bu kızda bir haller var dedi asiye 

kasım irkildi "nola" dedi "nolabilirki?"  
asiye sustu başını önüne eğdi 
sonra da fısıldar gibi konuştu asiye 
dün gece sayıklıyordu "yapma niyazi" 

kasım dellendi fırladı yerinden 
tutup dövdü kızı allah yarattı demeden 
hiç ağlamadı safinaz öylece baktı babasına 
o akşam çıktı gitti ve bir daha eve hiç dönmedi 

baba evinden çıkıp gitmek kurtuluş mu kurtuluş mu?  
düşündü mü bu yolun sonu düzlük mü ya yokuş mu?  
varacağın en son nokta doğru mu yanlış mı?  
nereye safinaz?  

niyaziden hayır umma, ilaçsız bir kele benzer 
fabrikadan yömiyen söylesene neye yeter 
bak duruyor hususiler el ediyor cici beyler 
nereye safinaz?  

genelevde sermayesin patron alır kazancını 
dostun kumarda kaybeder senden çıkarır hıncını 
yıllar geçer sen çökersin dilenirsin aç avucunu 
nereye safinaz?  

bazen şansın yaver gider, biri çıkar evlenirsin 
bazen açarsın gözünü bir genelev işletirsin 
söylesenize safinazlar, bütün bunlar kurtuluş mu?  
kurtuluş nerede nerede safinaz?  
onbinlerce safinaz kurtuluş nerede?