Selamlar, bir süredir önde gelen ekonomi dergi ve gazetelerini okuyorum, size bir özet geçeyim:

Bu noktaya neden geldik?
Çok karmaşık ve sadece morgage ile açıklanamayacak finansal kökenli bir süreç işliyor.
2004 başlanlık seçimlerinde Bush halkına herkesin ev sahibi olacağı gibi ağır vaatlerde bulundu. Aynı anda savaşta olan ekonomisinde bunu destekleyebilecek bütçe bulması zordu. Gidip Çin'den falan para aldılar, işsize bile ev verdiler. Bir dönem olumlu bir rüzgar esti hatta finans piyasalarındaki bu rüzgarla diğer sektörlere de büyük krediler dağıtıldı.
Ama beklenen oldu ve kredi dönüşleri olmadı. Finans devleri teker teker batmaya başladı. Bu noktada 2 büyük hata yapıldı:
1. Lehman Brothers gibi şirketlerin batışına müsade edildi (bu batışlar yenilerini de getirdi)
2. FED korkakça davrandı, ben bile buradan gördüm. Kriz başlayınca hızlıca faizleri aşağıya çekmeye başladı. Faiz indirimi geçici bir silahtır ama sınırı var. Enflasyondan daha aşağıya inemezsin ve o sınıra erken dayandılar ve piyasalarda panik başladı.

Sonraki basamakta küresel olarak domino taşı etkisi yaşandı. NY borsaları açılıyor düşüyor, kapanıyor ama Çin borsası ynei açılıyor bunlar da düşüyor derken ardı ardına arada kötü haberlerle de artan bir düşüş başladı.

Ne zaman için iyileşme beklentilerine sahip olmalıyız?
- Davos'da anket yapıldı ekonominin yöneticileri çoğunlukla 2009 sonu dedi ama 2010 ve sonrasında devam edeceğini söyleyenler azımsanmayacak nitelikte.

Şu sıralar riskler neler?
Anladığımı söylüyorum Asya Pasifik'de çok kötü şeyler olmaya başladı.
Çin'de 20 yılda açılmış tüm o fabrikaların büyük bölümü ABD'li fabrikalara parça satıyordu, yani araba fabrikasının jantları motorları buradan gidiyordu mesela. ABD'de talep daralınca buraya yansıdı ve inanılmaz bir fabrika kapatma oranı var. Çin'in 800 milyar dolar rezervi olsa da 7 trilyon dolara yakın borcu var.
Japonyanın iç+dış 14 trilyon dolar ekonomik borcu var ve dev şirketleri alarm veriyor. 14 trilyon dolar GSMH'larının 4 katı. Yani Japonya 4 yıl yemeyip içmeyip çalışması lazım borcunu ödeyebilmesi için. Burada büyük bir çatlak var ve Japon ekonomisinden gelebilecek bir tusinamiden bahsediliyor. Japonya ihracat temelli bir ekonomi, ABD gibi değil, ihracat olmadan yaşayamaz.

İngiltere ve Almanya'da Keynesian metodlar uygulanıyor, ki en doğrusu bu. Devlet alt yapı yatırımlarına yönelmiş durumda metrolar elektrik hatları, hem iş yaratıp hem sonrasına yarayacak çözümler. Gordon Brown ve Merkel 2009da düzelme beklemiyor. Bu arada İngiltere'nin belediye bütçeleri İzlanda'da battı.
Doğu Avrupa'da işler berbat. Macaristan Bulgaristan ROmanya AB rüzgarıyla yüksek kredibiliteler ve yüksek hayat yaşıyordu. Bu dönem bitti. Artık reel-ekonomiye dönme zamanı.
Yunanistan'da durum çok vahim, borçlar gsyh'nın %100üne yaklaşmış durumda. Bu ülkere bakınca mevcut durumumuz gerek borç gerek iktisadi bakımdan umutsuz değil. Kalanı siyaset olabilir oraya girmiyorum.

Ortadoğu Dubai ve benzeri ülkelerde inşaatlar durmuş durumda. Sebebi petrol gelirleri değil, zaten artık petrolün gelirlerindeki yüzdesi %5lerin altına düştü. Sebebi turizmdeki daralma. Yine de Dubai bir çekim merkezi çünkü düşük vergi oranları ya da tam muhafiyetler hala cazibe merkezi.

Ben açıkçası yakın bir düzelme beklemiyorum. 29 bunalımının etkileri 30ların sonuna kadar gitti. Sonrasını biliyorsunuz zaten Heil Hitler!.

Dün Soros'un röportajını okudum, sevmem kendisini yaptıkları sebebiyle ama çok bilgili bir insan nihayet ve bildikleri önemli.

Yaklaşık olarak diyor ki:
"Kapitalist politik eğilim, serbest pazar ekonomisinin kendi dengesini bulacağı öngörüsü üstüne kurulu ancak doğrusu şu ki ekonominin böyle bir otomatik sistemi yoktur, ekonomi her zaman kendini dengesizliğe doğru fırlatır, bu sebeple iyimser olmamak gerek, devletler ekonomiye ağır müdahaleler etmeli. Eğer geçen kış ABD Lehman Brothers'ı batmasına izin vermeseydi bu noktaya gelmeyebilirdk".

Ve ekliyor: "Tüm bunlar yapılmış büyük günahların sonuçlarıdır".