Sitelerinizi Kurtarın!
Tam da geçen sene bu zamanlardı. Prestijli bir web sitesinde çalışan arkadaşım, Google’ın İrlanda ofisinden bir yetkilinin görüşmek için kendilerini ziyaret edeceğini söylemişti. Sitelerinin örnek siteler kategorisine alınacağını bu yüzden görüşeceklerini söyledi.
Şirketin sahibi 1999 yılından bu yana web ortamında projeler üreten birisi. Sitelerinin trafikleri birçok webmasterın hayallerini fazlasıyla süsleyecek kadar kabarık. Ama yine de onun istediği hatta çok istediği bir kelime vardı. Birinci sırada çıkarsa ziyaretçi sayısını kayda değer oranda yükseleceğini düşünüyordu. Benden yardım istediler. Benim de çok hoşuma gitmişti. Hemen heyacanlı heyecanlı anlatmaya başladım. Çok kısa bir sürede istedikleri kelimede zirveye yerleşmemeleri için hiçbir sebep yoktu. Bu sayede ben de harika bir referansa sahip olacaktım. “Ortağımla görüşeyim haftaya konuşuruz” dedi… Heyecanla cevaplarını beklerken, olumsuz bir cevap dahi alamadım. Belki yoğunluktan unutmuş olabileceklerini düşünerek hatırlatma gereği duydum.
Tepkisine anlam vermek mümkün değildi. O birinci sırada çıkmak istediği kelimeden sanki nefret etmiş gibiydi. Yukarıda bahsettiğim Google çalışanına anlattığım yöntemi sormuş, “Sakın bulaşmayın, bu iş için çok sıkı çalışıyoruz, yakında hepsini tek tek avlayacağız. Google’ın gözünde prestijiniz sarsılır.” demiş. Duyduklarım beni o zaman hiç mi hiç endişeye sevk etmedi. Çünkü üç yıldır bu işi yapıyordum ve hiçbir zaman avlanmamıştım. Sadece çok sağlam bir müşteriyi kaçırdığım için üzülmüştüm.
Geçen bir yıllık süre zarfından benim ve müşterilerimin web sitelerine optimizasyonu(!) bildiğim yoldan ve yeni öğrendiğim metotlarla devam ettim. Kendime göre sürekli kendimi geliştiriyordum. Bu konuda iyice uzman olduğumu düşünüyordum. Derken kabus bu ay başlarından itibaren başladı:
Kabus diyorum çünkü böylesini hiç görmedim. Ne yaptıklarını tam olarak bilmiyorum ama birçok forumda yeni yeni konuşulmaya başlandı bile. Meslektaşlarımın değimiyle “traffic decrease sharply”. Hem de ne keskin bir düşüş, öyle böyle değil. Geçer, her zamanki uygulamalarındandır, güncellemedendir diye umutla bekledim. Ama forumlardaki karamsar yazıları okudukça, link satış sitelerinin promosyonları şiddetlenince endişeye kapılmaya başladım. Çok ünlü bir seo firmasına mail attım sitelerimi belki kurtarırlar diye ama önceden hemen cevap gelen firmadan cevap bile gelmedi.
Artık bir yıl önce söylenmiş olan bir söz benim için daha fazla şey anlam ifade diyordu; “google hepsini avlayacak.” Av olmanın, daha doğrusu emeğimin avlanmasının acısının bu kadar derin olacağını hiç düşünmemiştim. Geçen yıl güldüm, geçtim. Bu yıl çöpe giden projelerimi, yıllarımı ve zararlarımı düşündükçe sararıp soluyorum. Google yapacağını yaptı ve yeni bir silah üretti. Bu silahla da ilk vurulanlardan biri ben oldum. İnşallah sizlerin başına gelmez.
Nasip böyleymiş. Şimdi tecrübelerime bir tecrübe daha ekledim. Ama içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Ne yeni projelere girişmek ne de nasıl kurtulurum bu filtreden diye kafamı yormak.
Hepsi geldi, geçti. Eğer sitenize link almak istiyorsanız çok düşünün, gerçekten çok düşünün. Katkısından şüphe duyduğunuz sitelerden linklerinizi hemen kaldırın, kaldırtın. Pagerank, backlink sayısını öğrenmek, sitenin yaşının ne olduğunu öğrenmek, outlink sayısını bilmek, yüzlere dolarlık SEO programlarının tavsiyeleri ve analizleri size yetmesin. Link alırken iki kez düşünün. Hatta üç, dört… Emeğiniz boşa gitmesin.