MÜLAKAT NEDİR

Ne kadar gereklidir?

Mülakat, müstakbel işverenlerinizle tanışma ve özgeçmişinize yazdığınız bilgileri birinci elden ve daha geniş bir şekilde aktarma imkanı sunan bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, ilgilendiğiniz pozisyon ve kurum ile ilgili olarak en detaylı ve doğru bilgiyi elde etme şansını da elde etmiş olursunuz.

Mülakat, bir "bilgi değişim süreci"dir. Sadece sorulan sorulara cevap vermek zorunda olduğunuz bir monolog asla değildir.
İşe alma süreci, mülakat da dahil olmak üzere, kurumdan kuruma ve hatta meslekten mesleğe değişebilir. Boş bir pozisyonun doldurulması süreci, eleman ihtiyacının aciliyetine bağlıdır. Bazı yerlerde mülakat süreci, iki hafta gibi kısa bir sürede sonuçlanabilirken bazılarında bu, 6 aya kadar uzayabilir. Zor durumda kalmamak için görüşülen şirketin bu konudaki tavrını baştan öğrenmek gereklidir.

Mülakat sürecinin sadece zamanı değil tarzı da farklılık gösterebilir. Bazı şirketlerde işe alma kararı tek bir mülakat sonrasında verilirken diğerlerinde bir ön eleme mülakatından sonra birkaç mülakat daha yapılır. Büyük şirketlerde tercih edilen yol genellikle, ön eleme mülakatının üniversitelerde düzenlenen kariyer günleri çerçevesinde kampüs içinde yapılmasıdır. Bu mülakatı başarıyla tamamlayan öğrenciler, diğer mülakatlar için şirkete davet edilir.

Mülakat sürecinde farklı zamanlar ve süreçler işlemesine rağmen, standart olan şeyler de vardır. İşte bu bölüm de sizleri mülakata hazırlamak, başarılı bir mülakat geçirmenizi sağlamak ve mülakat sonrasında da bunu devam ettirmenizi kolaylaştırmak amacı ile hazırlanmıştır.


MÜLAKAT ÇEŞİTLERİ

1-Açıklama mülakatları

Bu tür mülakatlarda en çok karşılaşacağınız soru türleri şunlardır:

“Bana kendinizden bahseder misiniz?”
İki dakikalık sunuşunuz için mükemmel bir açılış! İş ve eğitim geçmişinizi anlatın, önemli yeteneklerinizden bahsedin ve birkaç örnek sunduktan sonra amaçladığınız meslek hayatını anlatın. Genellikle bu, sorulan ilk sorudur. Eğer sorulmamışsa, “iş ve akademik geçmişim hakkında bir iki şeyden bahsetmek yardımcı olabilir” diyerek başka bir soruya cevap vermeyi erteleyebilirsiniz. Ancak, daha sonra mülakatçının sorusuna cevap vermeyi unutmayın.

“Neden burada çalışmak istiyorsunuz?”
Şirket hakkında öğrendiklerinizi, size çekici ve teşvik edici gelen yönlerinin de altını çizerek açıklayın. Spesifik olmaya çalışın, çünkü geniş genellemeler çok sıradan bulunur.

iyi cevap: “Bu endüstride öncü olan şirketleri araştırdım ve şirketinizin, müşteri ilişkileri, risk almayı teşvik, yüksek hedefler belirleme konularında işini en iyi yapan şirketler arasında olduğu sonucuna ulaştım.” (Bu cevap, bazı araştırmalar yaptığınızı ve kararınızı spesifik ölçütler üzerine temellendirdiğinizi gösterir).

kötü cevap: “İyi bir şirket olduğunu duydum ve burada arkadaşlarım var.” (Hiç de ciddi araştırmalar yapmış gibi görünmüyorsunuz ve mülakatçı sizin çalışmaktan ziyade sosyalleşmeye meraklı olduğunuzu düşünebilir).
“Meslek hayatınızdaki amaçlarınız nelerdir?”
Mesleğinizi profesyonelce yapmak istediğiniz üzerinde yoğunlaşın fakat zamanla şirket içinde değişik fırsatların olabileceğini de göz önünde bulundurduğunuzu söyleyin. Pozisyon belirtmekten sakının–çok yüksek ya da çok düşük seviyelere maruz kalabilirsiniz.

iyi cevap: “Daha önceki iş tecrübelerimden; liderlik, iletişim ve müzakereden hoşlandığımı öğrendim. Projeleri, insanları ve ticari işleri yönetmeye meraklıyım. Amaçlarım, kendisinden bir şeyler öğrenebileceğim bir yönetici ile çalışmak, iş tecrübelerimi geliştirmek ve amaçlananların başarılmasını ya da üstüne çıkılmasını sağlamaktır.” (geçmiş ve geleceği birbirine bağlayın)

kötü cevap: “Herhangi spesifik bir amacım yok, fakat burada çalışmam gerektiğini biliyorum.” (Eğer herhangi bir amacınız yoksa, burada çalışmanız gerektiğini nasıl biliyorsunuz?)
"Kahramanınız kim?”
Sakın bir kahramanınız olmadığı şeklinde cevap vermeyin, çünkü soru gerçekten cevabı öğrenmek için değil, sizin değer verdiğiniz özellikleri belirlemek için sorulmuştur. Verdiğiniz isim, gerçekten beğendiğiniz biri olmalı ve sizin takdirinize sebep olan özelliklerini iyi belirlemelisiniz. Ayrıca, sizin değer verdiğiniz özelliklerin şirketin de olumlu bulup bulamayacağını da göz önünde bulundurun.

iyi cevap: “Lise çağlarımda tanıştığım Ahmet Yavuz adında bir beyi her zaman takdir etmişimdir. Ahmet Bey’in belden aşağısı felçliydi, 12 yaşındayken geçirdiği bir kaza sonucu sakat kalmıştı. Fakat bunalıma düşmemişti. Çok çalıştı ve sonunda iyi bir satranç oyuncusu ve piyanist olmayı başardı. O bana, davranışlarımı yönetmeyi ve benim için gerekli olan kaynakları kullanmam gerektiğini öğretti.”

“Sizi neden işe almalıyım?”
İş için gerekli olduğunu düşündüğünüz nitelikleri, kendi yeteneklerinizle ilintilendirerek anlatın. Fakat bu anlattıklarınızın, daha önceki örneklerinizle paralel olmasına dikkat edin. Sonra da, gerektiğinde uzun saatler boyunca çalışmak, öğrenme aşkınız ve gayretiniz gibi sizi ön plana çıkaracak özelliklerinizden birini dile getirin.

“Değerlerinizden bazıları nelerdir?”
Eğer kahramanlarla ilgili soru önceden sorulmamışsa, bunu o doğrultuda cevaplayabilirsiniz. Veya sadece, birkaç tanesinin adını verebilirsiniz. Mesela: eğitsel bir ortam, iyi bir çalışma ekibi, dürüstlük, doğruluk, yardımcı olma isteği, güven.

“Kendinize hedefler belirliyor musunuz?”
Sakın “Hayır” demeyin. Kendinize hedef belirlediğiniz ve ulaşmak için gayret sarfettiğiniz bir durumu anlatın. Neden bu hedefi koyduğunuzu kısaca izah edin.

“İyi bir idarecide hangi özellikleri ararsınız?”
Bir yönetici için istenen özelliklerden sizin için önemli olanlarını seçin: dürüstlük, açık hedefler belirlemek, verimliliği ve çalışanları teşvik etmek, saygı vb. Bu özellikleri sayarken, aşırıya gidip de bütün listeyi vermeye kalkmayın, yoksa tatmin edilmesi imkansız bir insanmışsınız gibi görünürsünüz.

“Seyahat konusundaki sınırlamalarınız nelerdir?”
Eğer sınırlamalarınız varsa, bunlar üzerinde önceden düşünün. Ve bütün sınırlamalarınızı mülakatçıya anlatmaya başlamadan önce (havayolu ile seyahat yok, iki günden fazla seyahat yok, kapalı yer fobisi, vejeteryan yemekleri, vs) seyahat konusunda karşınızdaki insanın zihninde neler olduğunu bulmaya çalışın. Eğer bu gereklilikleri yakalayabilirseniz, gerisini daha rahat konuşabilirsiniz.

“Bana, karşı karşıya kaldığınız en büyük aksiliği ve bunun üstesinden nasıl geldiğinizi anlatın.”
Bu, sunuşunuzu hazırlarken geliştirdiğiniz bir diğer başarı hikayenizi anlatmak için en iyi fırsatlardan biridir.

“Başka bir sorunuz var mı?”
Hiç bir zaman “hayır” demeyin. Sadece bu rica için aklınızda bir kaç güzel soru bulundurun. (birden fazla belirlerseniz iyi olur, zira mülakat esnasında mülakatçı bir ya da daha fazlasına değinebilir.)

İşte size birkaç öneri;

- Buradaki grup çalışmalarına örnek verebilir misiniz?
- Kurumun stratejik planı hakkında bilmem gerekenleri nasıl/nerden öğrenebilirim?
- İşe alındığımı varsayarsak, ilk ayda benden beklenilenler neler olacak?
- Şirketiçi eğitim programlarından biraz bahsedebilir misiniz?
- Bu göreve alınacak kişi için ne gibi bir kariyer yolu düşünülmektedir?
Ve sonu bağlamak için, neler hissettiğiniz konusunda son bir sunuş yapın ve sonra karar verme sürecinin nasıl işleyeceğini sorun. İyi bir kapanış, mesleğinizde çok önemli olabilecek olumlu yönlerinizin, iş için duyduğunuz heyecanın ve takımın bir üyesi olma konusunda ne kadar istekli olduğunuzun tekrar belirtilmesini sağlayacaktır

2-Beyin jimnastiği mülakatları

Küçük mantık oyunları ve zeka bulmacaları; danışmanlık, yatırım bankacılığı ve ileri teknoloji gibi iş alanları için yapılan mülakatlarda önemli bir yer tutmaktadır. Beyin jimnastiği soruları pek çok şekilde olabilir. Bazıları açık mantık bulmacalarıdır; mesela, diyelim ki bir çekmecede 8 çift beyaz, 13 çift siyah çorabınız var. Bakmadan uygun renkte çift meydana getirmek için en az kaç kere denemelisiniz?
Bazı soruların ise tek bir doğru cevabı olmayabilir. Bunun yerine, yaratıcılığınızı ya da standart dışı düşünebildiğinizi gösteren formlar olabilirler. Mesela, mülakatçınız sizden samanlık içine düşmüş bir iğneyi bulmanın bütün yollarını sıralamanızı isteyebilir.

Soruyla karşı karşıya kaldığınız zaman, ne düşündüğünüzü mülakatçının bilmesine izin vermeniz her zaman işinize yarayabilecek bir yöntemdir. Her ne kadar doğru cevapla noktalamasanız bile analitik yeteneğiniz işler halde olacaktır. Ayrıca, yanlış yoldan başladıysanız mülakatçınız başka bir yolu denemenizi önerecek kadar ince bir insan da olabilir.

Bir fikir size gerçekten çok acayip görünse de şansınızı deneyin. Beyin jimnastikleri, doğru cevabı bulmaktan ziyade bireyin yaratıcılığını görmek için düzenlenmişlerdir.


3-Davranış mülakatları


Şirketler, özellikle son yıllarda, adayların niteliklerini belirleyebilmek için davranışsal mülakat tekniğini anahtar teknik olarak kabul etmeye başlamışlardır. Davranış mülakatı nedir? Tekniğin özündeki prensip, gelecekteki davranışların en iyi göstergesinin geçmişteki davranışlar olduğu inancıdır. Mülakat, adayın, geçmişteki bazı durumlarda olayları nasıl ele aldığı hakkında konuşmasını sağlamak için düzenlenen bir dizi soruyu içerir. Mesela, şirket genel itibari ile çok stresli bir ortama sahipse adaya, geçmişte hiç stres verici bir ortamda bulunup bulunmadığı sorulabilir. Adayın olumlu cevap vermesi halinde mülakatçı, bu durumda ne yaptığı, kendini nasıl hissettiği, diğerlerinin onun hareketlerine nasıl karşılık verdiği, olayın stresini nasıl atlattığı ve benzeri konularda sorular sorarak devam edebilir.

Genel olarak mülakatçı, meslek başarısında önemli olan üç ya da dört davranışsal özellik belirleyecek ve her bir özellik için bir tanım yazacaktır. Örneğin:
- Dinleme kabiliyeti: Müşterinin sorununu empati kurarak dinleme, uygun sorular sorma ve cevapları değişik şekillerde anlatma yeteneği
- Yazılı iletişim: Kısa bir şekilde, çözülmesi gereken en önemli meseleleri, önerilen hareket planını ve istenen sonuçları elde etme kabiliyeti.
- Proje yönetimi: Görev dağılımının düzenlenmesi, bireysel sorumluluk ve hedeflerin belirlenmesi, gelişim aşamalarının takibi ve rapor edilmesi.

Daha sonra size, aranan bu niteliklerin tanımları sağlanacak ve sizden bu özellikleri sergilediğiniz durumlardan örnekler istenecektir. Bazen bir örnek verdikten sonra, başka bir örnek daha tecrübenizin seviyesinin test edilmesi için istenebilir.
İşverenler için bu tekniğin umulan faydalarından bir tanesi, adayların bu tip sorulara önceden hazırlanamamasıdır. Bununla beraber, siz, önceden, karşılaşabileceğiniz soru çeşitlerine hazırlanarak ve geçmiş tecrübelerinizi hafızanızı yoklayıp hatırlayarak kendinize yardımcı olabilirsiniz. İş gerekliliklerini önceden inceleyerek soruların bazılarını tahmin edebilirsiniz. Davranış mülakatı bir düellodur, fakat hazırlıklı olmak size yardımcı olacaktır.

Sorulara, çok kötü cevaplar verdiğinizi düşünüp üzülebilirsiniz. Sanırım şu kısa anektod içinize biraz su serpecektir.
Köpekbalığı ile karşılaşan iki yüzücüden biri diğerine şunu söyler: “Ne mutlu ki bir köpek balığından daha hızlı yüzmek zorunda değilim. Senden hızlı yüzmem yeterli”



4-Psikolojik mülakatlar

Psikolojik mülakat yapma" terimi pek çok insanın yüreğini hoplatır, fakat profesyonelce ve hakkı verilerek yapıldığı takdirde isabetli sonuçlar doğurur. Psikolojik mülakatın amacı, insanların yüzde doksanını oluşturan dürüst ve işlerini iyi yapmaya çalışanların arasında mı yoksa büroyu katıp karıştıran, işverenden çalan veya hilekarlık yapanlardan mı olduğunuzu belirlemektir. İkinci bir amaç olarak, eğer yüzde doksan çoğunluğun arasındaysanız hangi görev ve idare tarzına en iyi tepkiyi (verimi) vereceğinizi belirlemek olabilir.

Soruların çoğu muhtemelen, hedefleriniz ve geçmişiniz ve her ikisi arasındaki bağlantıyı kurmak üzerine yoğunlaşacaktır. Diğer sorular, size en büyük tatmini sağlayan şeylerin neler olduğu, nelerden sakındığınız ve geçmişte hoşlandığınız ve hoşlanmadığınız tecrübeleriniz hakkında olabilir.

Eğer profesyonel bir psikolog tarafından mülakata alındıysanız unutmamanız gereken en önemli şey, kendiniz olmanız gerektiğidir. İkinci önemli şey ise aile geçmişinizi aşırı dramatize etmemenizdir. Eğer 14 kardeşiniz varsa, daha fazlası sorulmadıkça geniş bir ailede büyüdüğünüzü söylemeniz yeterlidir.

İşle ilgili soruları cevaplandırırken diğer mülakat şekilleri için gereken cevap türlerini kullanın. Diğer mülakatlarınızdaki kadar kendine güvenli ve onurlu hareket edin. Verdiğiniz cevaplarda asabiyet, tutarsızlık ve telaştan sakının.

Maalesef, bazı yetersiz mülakatçılar psikolog rolü oynama denemesinde bulunabilirler ve karşınıza “Ağaç olsaydınız hangi türü olurdunuz?” ya da “Kendinizi şampiyon bir atlet olarak düşünün. Hangi dalda yarışmak isterdiniz?” gibi sorularla çıkabilirler.

Karşı çıkılamaz bir cevap verin. Birinci soruya meşe (dayanıklı), akça ağaç (sevilir), kızılağaç (uzun ömürlü) gibi cevaplar en uygunlarıdır. İkinciye basketbol, tenis, golf iyi olur. Koşu maratonları biraz ikonoklastik bulunabilir, futbol gizli saldırganlık anlamına gelebilir.

5-Simülasyon mülakatları

Bazı işverenler, başvuran adayların davranış ve yeteneklerinin tam bir portresinin sıradan bir mülakatla elde edilmesinin çok zor olduğunun farkındadırlar. Dolayısıyla, nihai kararı vermeden önce adayları doğal ortamda (simülasyon) görmek isteyebilirler.

Mesela, işveren, eğitim alanında aday olan birinden bir sunuş yapmasını, programcıdan küçük bir program yapmasını, telefonla satış yapan birinden hayali bir satış yapmasını talep edebilir. Olayı daha da somutlaştırmaya çalışırsak, Satış-Operasyon bölümüne alınacak sorumluya Pazarlama ve Satış Departmanları arasında, promosyonlarla ilgili çıkan hayali sorunu çözmesi için gereken imkanlar sağlanır ve kişinin bu sorunun altından nasıl kalktığı süreci gözlemlenir.

Bu gibi talepler hoş karşılanmalıdır, çünkü bunlar size işin yapısı, işverene de performansınız hakkında daha net bir sonuç verir. Bu tür simülasyon mülakatlarına hazır olabilmek için yapabileceğiniz en iyi şey, yeteneklerinizi iyi bilmek ve ortaya koyabilmektir.


6-Stres mülakatları

Daha çok bankacılık ve finans alanlarında kullanılan stres mülakatları, adayın baskıya ve strese nasıl tepki verdiğini görmek için rahatsız edici durumların yaratılmasıdır. Bu tür mülakat yapmanın etiği sorgulanabilir, çünkü mülakat esnasında oluşturulacak stresin iş sırasında oluşacak stresle aynı paralelde olacağı kesin değildir.

Stres yaratıcı tekniklerden bazıları:

Mülakatçı;
 mülakatın ilk beş veya on dakikasında hiç birşey söylemez.
 odaya girdiğinizde gazete, dergi vb. okuyordur ve gözünü bile ayırmaz.
 kendini bile tanıtmadan süratle sert bir soru sorar.
 cevabınıza karşı çıkarak sizinle anlaşmazlığa girer.
 cevabınızı dinledikten sonra uzun bir süre ara verir, rahatsız edici bir sessizlik oluşur.
 akademik ve profesyonel geçmişinizle alay eder.
 sizi, daha tanışmadan, bölüm toplantısına alır.
 gerçekten çok geç kalmıştır ve sonra da sürekli saatine bakıp durur.
 uyuyakalmak üzeredir.
Bu işi hala istiyorsanız bu durumun üstesinden nasıl geleceksiniz?
Odaya girdiğinizde sizi görmezden gelirse, şöyle başlayabilirsiniz: “Kendimi tanıtmak ve neden bu iş için uygun kişi olduğumu anlatmak istiyorum.”

Mülakatçı, geçmişinizle alay ederse, şöyle söyleyebilirsiniz: “Belki de siz daha değişik özellikler umuyordunuz fakat bu özelliklerim beni gayet güzel idare etti ve bundan sonra da hayatımı bunların üstüne inşa ederek yaşamaya devam etmek niyetindeyim.”

Mülakatçı sizi, daha tanışmadan toplantı odasına aldıysa sadece kendinizi tanıtın ve diğer insanlara isimlerini sorun ve daha sonra da onlarla tanıştığınıza memnun olduğunuzu ve bölüm hakkında daha fazla bilgi almak istediğinizi söyleyin.

Mülakatçı uyuya kalma temayülünde bulunursa, bir kağıda “Sizinle tanıştığıma memnun oldum” yazın ve mülakatçının önüne bırakın ve gitmek üzere hazırlanın. Mülakatçının bütün dikkatini üzerinize toplamak gibi bir şansınız var.

Eğer böyle bir mülakat çeşidiyle karşılaşma gibi bir talihsizliğe düştüyseniz, önemli olan, soğukkanlılığınızı korumanız, ağırbaşlılığınızı devam ettirmeniz ve durumu lehinize çevirmenin yolunu aramanızdır.


7-Şüphe giderici mülakatlar

Bu tür mülakatlarda karşılaşabileceğiniz soru çeşitleri şunlardır:

“Bazı insanlarla çalışmanın zor olduğunu düşünüyor musunuz?”
İnsanlarla iyi anlaştığınızı ve diğerlerinin bakış açılarını anlamak için çaba sarfettiğinizi anlatın. Sizi rahatsız eden bir ya da iki özellik söyleyebilirsiniz, fakat aşırıya gitmemeye dikkat edin. Söylediğiniz özelliklerin, bir yöneticinin de kolay kolay kabul edemeyeceği özellikler (sahtekarlık, sürekli konuşma ve güvenilir olmamak gibi) olmasına dikkat edin.

“Zayıf noktalarınız nelerdir?”
“Söz konusu olan pozisyonda iyi bir performans sergilememi engelleyecek bir zayıf noktam olduğunu sanmıyorum” diyebilirsiniz. Eğer ısrar ederse, konuyu, girmeyi umduğunuz iş ortamı hakkında konuşma fırsatına çevirebilirsiniz. Grup çalışmasının olmadığı veya işinizin önemsenmediği bir ortamda çalışmayı tercih etmediğinizi söyleyebilirsiniz. Zayıf noktalarınızı lehinize çevirecek diğer güzel bir cevap da şu şekilde olabilir: “Başlangıçları tek başıma yapmama ve bağımsız olarak iyi düşünmeme rağmen grup ortamında daha verimli çalışırım.”

kötü cevap: “Sıkça uyuya kalırım ve hep geç kalırım.” (Söylediklerinizde samimiyet payınız olabilir, fakat mülakatçınız genellikle sizin, söylediğinizden daha kötü olduğunuzu düşünecektir.)

iyi cevap: “Bence benim güçlü noktalarım, bir projenin amacını kolaylıkla anlama, ayrıntıları düşünme, proje düzenleme ve takip etme kabiliyetimdedir. Zayıf noktalarıma gelince, sabırlı olma konusunda kendime telkinlerde bulunmama ve bunu genelde başarmama rağmen sözünde durmayan insanlara karşı aynı tavrı gösteremememdir.” (Tutarlılık ve öğrenme hali içinde bulunduğunuzu gösterir; zayıf yönlerinizi olumluluğa çevirir.)

“En son çalıştığınız işyerindeki patronunuz sizin için neler söyleyebilir?”
Sizin, kendiniz için olumlu ya da olumsuz olarak değerlendiğiniz yönlerinizin onun tarafından da onaylanacağına inandığınızı söyleyin.

"İşiniz herhangi bir zamanda eleştirildi mi ya da performansınızı iyileştirmeniz yolunda uyarı aldınız mı?”
Eğer soruya “hayır” şeklinde cevap verirseniz “her zaman gayet mükemmel değerlendirmeler aldım” gibi bir ifadeyle bunu desteklemek zorundasınız (ve referanslarınızın bunu doğruladığından emin olun yoksa güvenilirliğinizi tamamen kaybedebilirsiniz.) Eğer bunu kendinizden gayet emin bir şekilde söyleyemiyorsanız, dürüst cevap verin. Fakat burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, davranışınızın değil fikrinizin eleştirildiği bir durumu seçmektir. O fikrin size neden mantıklı göründüğünü de açıklarsanız iyi olur.

İyi cevap: Geçen sene çalıştığım işyerinde “müşteri memnuniyeti anketi” uygulama fikrini ortaya attığım zaman bazı eleştiriler aldım. Sonuçlarından korkan patronum için bu, hiç de iyi bir fikirmiş gibi görünmedi. Fakat, eksikliklerimizi gidermek için müşterilerimiz açısından en önemli şeylerin ne olduğunu bilmemiz gerektiğini düşünmüştüm.

kötü cevap: “Bir hayli müşkülpesent bir insan olan geçen seneki patronumdan pek çok eleştiri aldım. Müşteri sayısındaki azalmayla ilgili olarak yapılan “müşteri memnuniyeti anketi”ni sunduğum zaman meseleyi ele alış tarzımda pek çok hata buldu. Fakat gelişen bazı olaylar neticesinde benim bakış açımın doğruluğuna kanaat getirdi.” (Biraz küstahça geliyor kulağa, öyle değil mi?)
“Size mantıklı görünmeyen bir işi yapmanız istendiğinde ne yaparsınız?”
"Sanırım, kaçırdığım bazı noktalar var, durumu bu şekilde ele almanın neden en iyi yolmuş gibi göründüğünü anlayamadım. Anlamama yardımcı olabilir misiniz?” gibi bir şeyler söyleyeceğinizi belirtin. Eğer mümkünse, geçmişte böyle bir durumla nasıl karşılaştığınızı ve başarıyla çözümlediğinizi anlatan bir örnek verin.

“Ne tür işlerin yapılmasının zor olduğunu düşünürsünüz?”
Sizin değerlerinize ve işvereninizin kâr etmesine aykırı olan şeylerden yola çıkın. Mesela: “Hatalarının hâlâ ortadan kaldırılmadığını bildiğim bir ürünün piyasaya sürülmesi benim için zordur” veya “Şirkete zarar vereceğini düşündüğüm -her ne kadar durumu anlamış olsam da- herhangi bir şeyi yapmak istemem.” Sakın “Büro işleri yapmaktan nefret ederim” gibi şeyler söylemeyin. Doğru olsa bile sizin prima donna gibi olduğunuz izlenimini verebilir.

"Makul olmayan bir bitiş tarihiyle karşılaştığınızda ne yaparsınız?"
iyi cevap: “Neler olup bittiği konusunda yöneticiyle görüşür, öncelikleri ve bunları yerine getirmek için uygun olan metodları belirlerim. Yararlı olabileceği konusunda üzerinde fikir birliğine varılan şeyleri başarmanın yolunu bulmaya çalışırım ve eğer mümkünse daha fazlasını denerim.”

kötü cevap: “Teslim tarihine kadar tüm bunların halledilmesinin imkansız olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söylerim patronuma.” (Çok çalışma ve çözüm arama konusunda isteksiz olduğunuzu gösterir.)

"Hakkınızda başka ne bilmemiz gerekir?"
Bu sizin yapacağınız son hamle. Bu fırsatı, evinizdeki hayvanınızı ya da şiire olan tutkunuzu anlatarak geçirmeyin. İşyerinizde değerli olacak bazı özellikler hakkında konuşmak için iyi bir zamandır: her zaman insanların tavsiye almak için geldikleri bir insan olmuşsunuzdur veya insanlar sizin nükteyle stresin üstesinden geldiğinizi düşünmektedirler.

Eğer burası mülakatınızın sonuysa, niteliklerinizi ve üzerinde konuştuğunuz pozisyona değer kazandıracak kabiliyetlerinizi özetlemek üzere kapanış yapma fırsatınızı kullanmalısınız ve sonra süreçteki daha sonraki aşama hakkında sorular sorabilirsiniz.

8-Telefon mülakatları


İş arama sürecinizde bazen telefon mülakatlarına katılmanız istenebilir. Bu tür mülakatlar, genellikle zaman ve mekan imkanları yüz yüze görüşmeye engel teşkil ettiği zaman tercih edilir. Telefon mülakatları, adayları ön elemeye tabi tutmak amacı ile de yapılabilir. Bu mülakatlar, gelecek aşamaya yani mülakatın en önemli kısmı olan yüz yüze görüşmeye öncü oldukları için ciddiye alınmalıdırlar.

İşverenlerle şahsen görüşmeye alışkın olanlar için telefon mülakatı aykırı bir durum arz eder. Bu aykırı durumlardan bazılarını bertaraf ederek mülakata daha iyi hazırlanabilirsiniz.

Sohbet üzerinde yoğunlaşın
Telefon mülakatlarının, yüz yüze görüşmelerden daha resmi bir havada geçtiğini fark edeceksiniz. Konuyu şahsi olarak ele almayın. Eğer daha sonra yüz yüze görüşmeye davet edildiyseniz mülakatçının sizin nasıl biri olduğunuzu öğrenmek için daha çok zaman ayıracağından emin olabilirsiniz. Telefon mülakatına bir bilgi değişimi olarak bakmalısınız. Sohbet süresince soru sormaktan çekinmeyin.

Yaratıcı tahayyülünüzü harekete geçirin
Telefon mülakatlarının bir diğer özelliği mülakatçının tepkilerini ölçemeyişinizdir. İki kişi yüz yüze görüşürlerken, paylaşılan sözlü bilgilerin yanısıra mimiklerden, reflekslerden, hareketlerden de birbirleri hakkında bilgi edinebilirler. Gülümseyerek, öne doğru eğilerek veya baş işaretleriyle dinleyici, konuşan kişiye cesaret ve destek verebilir. Bir telefon konuşmasında böyle bir geribildirim oluşturmak mümkün değildir. Bu yüzden, bunlarsız başarmayı da öğrenmelisiniz.

Başarınızda etkili olabilecek diğer bir yaklaşım da “yaratıcı tahayyül”ünüzü kullanmaktır. Mülakatçıları göremeyeceğinize göre neden gülümseyerek ya da başını sallayarak onayladığını belirten bir resmini gözünüzün önünde canlandırmıyorsunuz? Bu tür canlandırmalar sessiz anları daha kısa ve göze batmaz hale getirir.

El kol hareketlerini kullanın
Fiili olmayan iletişim içine girmek, bir aday olarak üzerinize sınırlamalar koyabilir. Mülakatçılar, “nasıl” söylediğinizden ziyade “ne” söylediğinize yoğunlaşacakları için kelimeleriniz hiç olmadıkları kadar önemli olacaklardır. Konuşmalarınızın içeriğine çok dikkat edin. Bu, el kol hareketlerini kullanmayın demek değildir. El kol işaretleri genellikle iletişim amaçlı kullanıldıkları halde, konuşan kişinin sinirsel enerjisini boşaltması için de yardımcı olabilirler. Odanın içinde tek başınıza elinizi kolunuzu oraya buraya sallar vaziyette kendinizi birazcık aptal hissedebilirsiniz fakat bu titreyen bir sesten daha iyidir.

Rahat olun
Mülakat sırasında nasıl göründüğünüzü bilmek zorunda olan tek kişi sizsiniz. Aslında, bu, telefon mülakatının en büyük avantajlarından biri olabilir. Adaylarla yüz yüze görüşmeler yapan işverenler, genellikle mülakatın ilk birkaç dakikası içinde genel izlenimlerini oluştururlar ve görünüş, bu izlenimin oluşmasına önemli katkıda bulunur. Telefon mülakatları esnasında en rahat giysilerinizin içinde olmanın avantajını yaşayın. Kendinizi daha rahat hissetmenize ve mülakat sırasında daha iyi performans göstermenize yardımcı olacaktır.

Notlarınızı kullanın
Mülakatınız sırasında görünmez olmanın diğer faydası da tartışmanız sırasındaki önemli noktaları kaçırmayacağınızdan emin olmak için aldığınız notları elinizde tutabilmenizdir. Mülakattan en az bir ya da iki gün önce çıkma olasılığı en yüksek konuların bir listesini yapın. Tam bir liste oluşturduğunuz zaman her konu başlığı için eğitiminiz, tecrübeniz ve felsefeniz hakkındaki bilgilerle alakalı olarak ayrı bir not kartı hazırlayın. Ayrıca pozisyon ve kurumla ilgili olarak sorabileceğiniz soruları da not almak isteyeceksiniz. Aynı zamanda mülakat sırasında not alabilmek için elinizde bir kalem ve kağıt muhakkak bulundurun. Mülakatçıların ad ve ünvanlarını not almayı unutmayın.

Müdahaleleri önleyin
Mülakat zamanı yaklaştığı zaman, müdahaleleri önlemek için elinizden geleni yaptığınızdan emin olun. Eğer mülakatın zamanını ayarlamak gibi bir tercih yapabiliyorsanız, enerjinizin en fazla olduğu zamanı seçin. Mülakat zamanında duyarlı olmanızı sağlamak için mülakattan önceki gece iyi uyuyun.

Bir teşekkür mektubu yazın
Mülakattan hemen sonra, notlarınızı gözden geçirin. Not aldığınız bütün bilgilerin tam ve net olduğundan emin olun. Bilgileriniz henüz zihninizde tazeyken varolan boşlukları doldurun. 24 saat içinde oturun ve bir teşekkür mektubu yazın. Mektubunuzu yazarken notlarınızdaki malzemelerden yararlanın.


9-Varsayımlara dayalı mülakatlar

Mülakatçı size, bir iş durumunu nasıl ele alacağınızı anlamak için, varsayımlara dayalı sorular sorabilir. Mesela:
• “Gelecek sonbaharda piyasaya süreceğimiz yeni bir malla ilgilenen bir grup müşteriyi bir araya getirmenizi istediğimi farzedin. Bu işin üstesinden nasıl gelirsiniz?”
• “Diyelim ki sizden bölge satış sorumlularımız için idari bilgi sistemi hazırlamanızı istedim. Bu olayı nasıl halledersiniz?”
• “Diyelim ki iş arkadaşınızla, onun tarafından önerilerek bölümde istihdam edilmeye başlanan kişinin nitelikleri üzerinde büyük anlaşmazlığa düştünüz. Bu konuyu nasıl ele alırsınız?”
O pozisyonda gerçekten çalışıyor olsanız, elinizde daha fazla veri olacak ve siz daha fazla soru sorabileceksiniz. Ancak bu varsayılan durumda bir kaç soru sorabilir ve mülakatçının zihninde olması muhtemel, mantıklı bir kaç tahmin sunabilirsiniz. Böylece, mülakatçının zihnindeki kavramdan çok farklı bir yerde olmanın verdiği sıkıntının yükü altında ezilmekten de kurtulursunuz.
Verilen görev hakkında soru sorarak ya da sohbet ederek, mülakatçıya görevin üzerine atlamadan önce düşündüğünüzü de göstermiş olursunuz.
Bundan sonra yapmanız gereken şey, benimseyeceğiniz stratejiyi adım adım tanımlamaktır. Sonra, böyle bir durumda tabi ki önceden yaşadığınız benzer durumlarla bağlantı kuracağınızı, diğerleri ile dayanışma içinde olacağınızı ve onların yaklaşımlarını da göz önünde bulunduracağınızı da uygun bir şekilde ekleyebilirsiniz.
Bu tip sorulara hazırlanmanın bir yolu kendinizi mülakatçı yerine koymaktır. Hangi soruları sorardınız? Ve ne tür bir cevap beklerdiniz? Mülakatçının cevapta beklediği şey, başka birinin bir aylık bir inceleme ve tasarlama neticesinde varabileceği bir sonuç değil, net ve duyarlı bir düşünme sürecidir.