Evet bu soruyu uzun zamandır kendime soruyorum aslında ama son Eurovizyon yarışmasında kendimce genel bir kanıya vardım. Konu Türkiye'nin dünyadaki konumu ile ilgili.
Osmanlı'nın son dönemlerinden beri peşine düşmüş olduğumuz Avrupa bize neler kazandırdı? Ya da o kadar çok sevdiğimiz Avrupa bizi ne kadar seviyor gibi sorular kurcalıyordu kafamı. Ve kendimce cevaplar buldum.
Avrupa bize teknoloji kazandırdı, para kazandırdı (borç), yeni yasalar kazandırdı. Bir de kaybettirdikleri var tabi güzel elbiseler giyen içi boş insanlar arttı, eski komşuluk ve dostluk bağları kopmaya başladı; kazandırdığı yasalar ile ülkemizi kana bulayanları cezalandırmaz olduk, verdiği paralar ile üretmekten çok tüketmeye yöneldik.
Peki Avrupa bizi ne kadar seviyor? Bu sorunun cevabı ise dünkü yarışmada gizli. Avrupa bizi maalesef sevmiyor arkadaşlar. Kimse 4. olduk çok oy aldık demesin. Oyların çoğu gurbetçilerden gelmiştir. Yani yine bize biz oy verdik.
Kimse Avrupa düşmanı olduğum için bunları söylüyorum zannetmesin. Anlatmak istediğim şey başka. Avrupa'dan ılımlı müttefik olur ama dost olmaz. Bizim dostumuz farklı, bizim dostumuz bizi sevenler. Ama biz bizi asıl sevenlere sahip çıkıp onlara adam gibi önderlik yapmak yerine. O büyük zenginliklere sahip Orta Asya'daki kardeş devletlerimizi tek tek Rusya'nın eline kaptırıp, Rusya'nın onlara liderlik etmesine izin veriyoruz.
Dikkat edin Türk milleti ne zaman Avrupa izinden gitmeye kalksa hep zarar görmüştür. Sebebi ise birisini takip ediyorsan zaten onun senden iyi olduğunu ve senden iyisini yapabileceğini kabulleniyor olman demektir. Avrupa Osmanlı'dan onlarca yıl geride yaşarken büyük bir psikolojik atakla öne geçmemişmiydi.
Osmanlı ne zaman Avrupa'nın liderliğini kabul etti o zaman çöküşe geçti. Ve hatrılayın M. Kemal Atatürk ne zaman Avrupa'ya baş kaldırdı o zaman kazandı. Avrupa'ya düşman kesilelim demiyorum yanlış anlamayın. Sadece dost da edinmemek lazım diyorum. Lakin benim Avrupa'nın dostluğu konusunda büyük çekincelerim var. Avrupa ile Türkiye kanımca ancak belirli kurallar çerçevesinde müttefik olabilirler ama dost olamazlar.
Türkiye'yi Mecnun'a Avrupa'yı Leyla'ya benzetirsek, diliyorum ki mesnevideki gibi Mecnun gerçek aşkını bulurda o müthiş sözdeki gibi bir gül için koşarken ayağının altında papatyalar ezmeye devam etmez. Asıl zenginliğini ve büyüklüğünü görür.