TheeRsin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
arkadaşlar ben gittim sohbete herşey çok güzeldi keşke gelseydiniz.
sallama lé nere geldin
ben, dsgnr, mr.manson ve macos'un katılımıyla gerçekleşen etkinliğimiz bir hayli yorucu geçti. şuanda ağrımayan kemiğim yok desem yeridir. dsngr'la macos pendiğe geçiyorlardı muhtemelen yoldadırlar şuanda...
organizasyon dsgnr ile tünelde buluşmamız ile başladı. kendisini tünele bindirene kadar aklakarayı seçtim. adama karaköyden tünele bineceksin diyorum. gidiyor karaköy alt geçitten beni arıyor ben tüneldeyim nerdesin diye... la tünele bineceksin diyorum, tünelin neresine binecem abi saçmalama diyor
neyse çıktı yukarı oradan istiklal caddesinin başına yürüdük orada macos katıldı ekibe. birlikte birşeyler atıştırıp yeni fikirler yeni projeler hakkında konuştuk...
theersinle canlı telefon bağlantısı kurduk. kendisi beni tanıyamadı teessüf ediyorum bir kez daha...
bu arada macos'un çapkınlığı gözlerden kaçmadı
ardından mr.manson'unda katılımıyla ekibi tamamladık. ve inönü stadına doğru yürüyüşe geçtik. burada mr.manson 2 porsiyon tükrük köftenin etkisiyle telefonu masada unuttu. bunu fırsat bilen bendeniz, macosla bir plan yaparak mr.manson'un bi taraflarının tutuşmasına sebebiyet verdik.
telefonunun cebinde olmadığını farkettiğinde lunaparka varmıştık ve tutmasak taksiyle yemek yediğimiz yere gidecekti neyseki açıkladık vee lunapark macerası....
öncelikle gondolla başladık. macos'u resmen sürükleyerek bindirdik. abartma varsa dsgnr ve mr.manson itiraz etsin. ikisi birlikte kolundan kurbanlık koyun gibi sürükleyerek bindirdiler.
mr.manson ve dsngr gondolun uç tarafına bindiler. ben macos yanlız kalmasın diye yanına orta sıralarda bi yere oturdum.
şimdi buna itirazlar olacaktır diğer arkadaşlardan siz en doğruları benden dinleyin; yanımda kitabım vardı düşmesin diye kitabı altıma koydum ve kitap kaymama neden oldu bu bir. ikincisi sistem manueldi yani tüm kontrol makinistin elindeydi. aynı gondola bizimle birlikte 3 kızda binince makinist iyice kökledi gazı ve orta sırada olmamıza rağmen uçtuk resmen.
şimdi macos diyecek ki "kızlar düşüyor" diye bağıran sen değilmiydin. evet bağırdım arkamızdaki kızlardan birini gondol kesmemişti fakat diğeri harbi çığlıklar atıyordu yeter vs. diye. arkamdaki sıranın demiri başıma vurunca dedim acap demir açıldıda bunlar düşüyolarmı... makiniste bağırdım kızlar düşüyo diye. bizim macos bunu benim korktuğum için bağırdığımı iddia ediyor
daha sonra tavora (ismi tam hatırlamıyorum) denen bi alete bindik işte en başta bahsettiğim kemiklerin kırılması hadisesi orada meydana geldi. yanlız müthiş stres attırıyor herkese öneririm...
ardından başka uçan birşeye daha bindik ve bitkin bir halde lunaparktan ayrıldık... maçka parkını takiben taksime çıktık. yolda silahla atış yaptıran bi elemana rastgeldik...
istatistikler;
mr.manson 4'te 1
dsgnr 4'te 3
macos 4'te 1
ben 4'te 1
dsngr'ın nişancılığı göz doldurdu yanlız bu balonlar için geçerli istatistikler birde şişelerin üstüne dikilmiş sigaralara nişan aldık;
mr.manson; hep şişeleri vurdu sigaraya isabet ettiremedi
dsgnr; bir kere yada iki kere sigara vurdu diğerleri hep şişe yada karavana
macos; sigara vuramadı, şişe vurdumu hatırlamıyorum
ben; 3 sigara 1 karavana
hatta macos sabaha kadar at vuramazsın demişti bilmiyorum artık
arada dönen geyiğin haddi hesabı yok tabi. Allah inşallah tekrarını ve daha kalabalığını nasip eder.
Gondol'a birinci binişimizin ardından dsgnr ve mr.mansonu kesmedi ve bir kere daha bindiler. Dsgnr'ın E250'si ile ancak bu kadar çekebildik:
Kırmızı beyaz çizgili gömlekli dsgnr, yanındaki lacivert t-shirtli ise mr.manson...

YouTube - Dsgnr ve Mr.Manson Gondol'da

sonradan öğrendiğimize göre dsgnr php'yi nasıl öğrendiğini anlatıyomuş tam o esnada