ATO’nun hazırladığı rapora göre AB’nin Türkiye’ye getiriden çok götürüsü olacak. Serbest dolaşımın hayal olduğu üyelik en büyük darbeyi tarım sektörüne vuracak...
Avrupalı palavrası
“AB Hayatımıza Ne Getirecek?” başlıklı rapora göre, Türk vatandaşlarının Avrupalı’lığı kâğıt üzerinde kalacak. Serbest dolaşım olmadığı için kimse kolay kolay Kapıkule’den öteye gidemeyecek.
Tarım çökecek
Müzakere sürecinden en çok etkilenen tarım kesimi olacak. Çiftçi ya arazisini birleştirip büyüyecek ya da yok olacak. 7 milyon işsiz tarım işçisi büyük kentlere göç etmek zorunda kalacak.
Fırınlar kapanacak
Türkİye’nin gıda konusunda en çok gözaltında olduğu konuların başında ise fırınlar geliyor. Ekmeği odun ateşiyle pişiren fırınlar, kanserojen madde ürettikleri gerekçesiyle kapatılacak.
Hamsiyi özleyeceğiz
AB, balık stoklarını korumak iddiasıyla da kurallar getiriyor. Özellikle hamsi avı kısıtlanacak. Denizlerimizdeki balığı avlamak için bile Avrupa Birliği’nden izin almak zorunda kalacağız.
Üyeliğin getirisi yok
götürüsü çok
“AB Hayatımıza Ne Getirecek?”araştırmasında tarım sektöründe 7 milyon insanın işsiz kalacağına işaret edildi.
Ankara Ticaret Odası (ATO), “Türkiye’nin umutla beklediği AB’ye hazırlık sürecinin uygulamada sancılı ve uzun geçeceğini, Türk vatandaşının Avrupalılığının kağıt üzerinde kalacağını” belirtti. ATO’dan yapılan açıklamaya göre, “AB Hayatımıza Ne Getirecek?” başlıklı çalışma yapan Oda, 35 başlık altında yapılacak müzakereler sürecinde, sokaktaki vatandaşın bunlardan nasıl etkileneceğinin cevabını bulmaya çalıştı.
TARIM ÖLDÜRÜLECEK
ATO çalışmasında öncelikle, AB’ye üyelik müzakerelerini, tamamlasa bile serbest dolaşıma getirilen kalıcı derogasyon nedeniyle Türk vatandaşlarının Avrupa vatandaşları gibi tam Avrupalı olamayacağı belirtilerek, “Türk vatandaşlarının Avrupalılığı, kağıt üzerinde kalacak. Türkler, ataları gibi Viyana kapılarına dayanamayacak” denildi.
AB ile müzakere sürecinden en çok etkilenen kesimin tarım olacağı, AB’ye uyum adı altında tarım nüfusunu azaltma çabaları sonucu yaklaşık 7 milyon insanın topraktan koparak kentlere akın edeceği kaydedilen çalışmada, “7 milyon insan işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacak. Türkiye’deki tarım arazilerinin çok parçalı olması, AB’ye uyum sürecinde sorun yaracak. Çiftçi, ya arazisini birleştirerek büyüyecek ya da ayakta kalamayarak yok olacak” ifadeleri yer aldı. ATO çalışmasında, şu tespitlere de yer verildi:
l Türkiye’de 3 milyon tonu kayıtlı olmak üzere 10 milyon ton süt üretimi yapılıyor. AB, Türkiye’ye 3 milyon tonluk süt kotası uygulayacak, geri kalanı ise Türkiye içinde de satılamayacak. Çünkü Türk sütü AB standartlarına uymuyor ve AB standartlarına uymayan sütün Türkiye’de satışına izin vermiyor.
l Türkiye, AB’ye üyeliği durumunda Ortak Tarım Politikası’nın gereği çiftçiye ancak AB seviyesinde destek verebilecek. AB’nin çiftçisine müdahale fiyatı olarak hububatta ton başına 101.3, çeltikte 150, doğrudan gelir desteğinde ise hububatta 63, çeltikte ton başına 177 Avro olarak destek uyguluyor. Türkiye’de bu yıl doğrudan gelir desteği hariç ekmeklik buğday alımlarında ton başına 220 Avro fiyat ödendi.
l Tarım kesiminde mevzuat uyumunu sağlamak, geçimini hububatta sağlayan 10 milyon aileyi yakından ilgilendirecek. AB’nin düzenlemelerine göre, eline iki çuval buğday alan çiftçi TMO’ya gidip ürününü satamayacak.
Gıda sektörü çökecek
ATO çalışmasında balıkçılık, gıda tesisleri, AB’nin neler öngördüğü şöyle açıklandı: “AB balık stoklarını korumak için kısıtlamalar getiriyor. Türkiye’de özellikle hamsi avı kısıtlanacak. AB uyumu, gıda sanayiini de zorlayacak. Türkiye’de gıda imal tesisi sayısı tam olarak bilinmezken, kayıtlı çalışan imalatçı sayısının 12 bin civarında olduğu belirtiliyor. Bu sayının kayıtsız imalatçılarla birlikte 30 bine yaklaştığı ifade edilirken, AB mevzuatları tam olarak uygulandığında bu tesislerin yarısından fazlası yok olacak.”
Kamyoncular mağdur olacak
AB’nin Ekim 2005 tarihinden beri ağır yük taşıyan araçlara Avro 4 emisyon standardını uygulamaya başladığı, Türkiye’nin bu standarda uymak zorunda kalacağı ve ağır yük taşıyan TIR ve kamyonların yollara rasgele egzoz gazı bırakamayacağı hatırlatılan ATO çalışmasında, tehlikeli madde taşıyan araç ve sürücülerin özel sertifika alacağı, 50 tondan fazla tehlikeli madde taşıyan firmaların “Güvenlik Danışmanı” istihdam etmek zorunda kalacağı ifade edildi. Türkiye gemi varlığının yüzde 30’u karaya çekilmek zorunda kalacak.
Aygün: Ödünler verildi
Çalışmayı değerlendiren ATO Başkanı Sinan Aygün de yaklaşık 80 bin sayfalık AB mevzuatının Türkiye’de uygulanmaya başlanmasının Türk vatandaşının hayatını bire bir et-kileyeceğine işaret ederek, “Türk halkı 80 bin sayfada devri aleme çıkacak” dedi. Aygün, şu görüşleri savundu: “Siyasi kriterler açısından Türkiye yapmaması gereken değişiklikleri yaptı, ödünler verdi, kendi güvenliğini tehlikeye attı. Bu tür düzenlemelerin yanlışlıkları, yavaş yavaş da olsa ortaya çıkmaya başladı. Ancak bir o kadar önemli olan konu, vatandaşın AB standartlarını içine sindirip sindiremeyeceği... Türk halkı burada büyük sınav verecek. Bu süreçte işyerleri kapanacak, işten atılmalar yaşanacak. Böylesi gelişmelere hazır olmak gerekiyor.”
KAYNAK :
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ma...055&altid=8387