şöyle bi sahne kurguluyorum,
bir kirlibeyazperde sahnesi

filmin esas oğlanı 17 yaşında bir velet,
ergenlik çağının tam ortasında. sivilceler isyana geçmiş bünyede.
lise1 sıralarında masturbasyon hikayelerini paylaşıyor arkadaşlarıyla.
hafif muhafazakâr bi toplum da filizlenmiş,
öyle ki bastırılmış cinsellik duygularını,
ancak, kendisi gibi dişi sineği görüpte erekte olan arkadaşlarıyla,
sohbet ederek tahlil edebiliyor.

ımmm adı ismail olsun.
17 yaşında herhangi bir ismail.

bırakın sevgiliyi aşkı,
elle tutulur bir sosyal diyalogu bile yoktur bir dişi mahlukat ile.
elbette bâkirdir. milli olmak için stratejik çalışmalara başlamıştır.

varolan bi çok 17 yaşında ki ismailden pek bir farkı yoktur aslında,

kendileri bile pek farkında değildir ama,
seviye açtır, şefkate bir kadın eline aç.
hormonların ısrarından çok, sevgiye muhtaçtır.
artık 17 yaşındadır ve bir anne sevgisine değil,
bir “kadın” sevgisine ihtiyacı vardır.

Bu mevcut 17 yaşında ki ismaillerin,
bi kısmı, ya bir komşu kızına uzaktan aşık olup kabuğuna çekilir, hayata küser bi müddet.
ya da abazan bünyenin isyanını bastırmayıp, nasıl tatmin olacaklarını bilmeden ilerlemeye başlarlar.
17 yaşında cinsellik ve aşk adına mutlu bir ismail yoktur. Kuraldır bu, ya da bir düzen.

film bu ya,
ismail’in angarya çalışmaları sonuç vermiş, birazda şansı yaver gitmiş,
ve bir kadın, onun şehvetine biraz su serpiştirecek.

kadın, heyecandan nefesi kesilmiş kahramanımıza,
minik bir öpücük konduruyor, yüzünde muzip bir gülümseme ile.
ismail, utanç, heyecan, şevk duygularını hiç olmadığı kadar yoğun yaşıyor.

kadın soyunuyor,
kahramanımız aşık oluyor.
kadın soyuna dursun,
bizim eleman kadına aşık oluyor.
kadın soyunuyor.
kahramanımız aşık oluyor.
kadın gittikçe kadın oluyor.
ismail aşık

ve o kirli beyaz perde kapanıyor, izleyicilerin görmediği şöyle bir yazı beliriliyor sahne de,
“cinsellik aşkın değil, aşk cinselliğin bir parçasıdır.”

Dreamy