Alıntı
Bediüzzaman Said Nursi, derin bilgiler içeren beş bin sayfalık Risale-i Nur Külliyatı ile milyonlarca insanın hidayetine vesile olmuş büyük bir mütefekkirdir. Hicri 13. asrın müceddidi olan Bediüzzaman, eserleriyle Müslümanlara ışık tutmuş, Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamış ve mücadelesiyle örnek bir kişilik olmuştur. Yaşadığı dönem, meydana gelen dünya savaşları nedeniyle, belki de tarihin en zor, en sıkıntılı yılları olmuştur. Osmanlı imparatorluğu’nun dağılma yıllarından vefatı olan 1960 yılına kadar, yaşanan maddi, manevi çok büyük zorluklar zamanında, sarsılmaz bir fikri mücadele veren Bediüzzaman, değerli fikirleriyle, milletimize zararı olacak ideolojilere bir set olmaya çalışmış ve iman hakikatlerinin tebliği ile Müslümanların manevi yönden diri kalmalarına vesile olmuştur.

Ancak tarihte büyük İslam alimlerinde ve her müceddidde olduğu gibi, Bediüzzaman da iftiralara maruz kalmış ve haksızlıklara uğramıştır. Karşılaştığı ithamların bir kısmını da kendisini ve çalışmalarını takdir edemeyen bazı çevrelerden görmüştür. Bediüzzaman, bu ithamların kendisinden daha ilerki tarihlerde de olacağını eserlerinde belirtmiştir.

Bediüzzaman hazretleri, hayatını, Allah’ın varlığını, birliğini anlatmaya, Kuran ahlakını yaymaya adamış, bu yolda çile çekmiş, derin bir imana sahip, fikirlerinden ve tefekkürlerinden çok istifade ettiğimiz, ihlaslı bir mümin, büyük bir alimdir. Bediüzzaman, her zaman sevgi, şefkat ve merhamet dolu olmuş, yetişmesine vesile olduğu insanlara da güzel ahlakıyla örnek olmuştur. İnsanların ihtiyaçlarına, sosyal ilişkilerin sağlıklı olmasına duyarlı olmuş, yeryüzünde barışın ve huzurun hüküm sürmesi için üstün bir çaba sarfetmiştir.
Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatını okumadan yorum yazmayın lütfen.