İnterneti susturuyorlar
Büyük sansür için bir adım daha atıldı. Oysa çocuk pornosu tamemen bahane ve YALAN...
BİLİŞİM suçlarına ilişkin kapsamlı ve geniş bir katılımla hazırlanmış 34 maddelik bir yasa tasarısı üzerinde çalışılırken, birden Başbakan'ın talimatıyla olduğu anlaşılan 8 maddelik yeni bir yasa tasarısı TBMM gündemine geldi ve Adalet Komisyonu'nda tartışılmaya başlandı.
CHP Uşak Milletvekili Prof. Osman Coşkunoğlu, 'Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesi ile 2559 ve 2937 Sayılı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'yla sansürün önünün açıldığını belirtiyor.
Coşkunoğlu'nun saptamaları şöyle:
"Bu yasa tasarısı, internet suçlarını (pornografi gibi) önlemeye yönelik olma gerekçesini taşıyor. İnternet suçlarının önlenebilirliğini değerlendirmek için, önce internet teknolojisini iyi anlayıp değerlendirmek gerekir. Böyle bir teknoloji üzerinde yasakçı bir anlayışla, kolluk güçlerine dayanan cezalandırma anlayışıyla zararlı yayınları önlemek imkânsıza yakın zordur. Nitekim en güçlü antivirüs programları bile yeni çıkan virüsler karşısında etkisiz kalabiliyor. Böylece virüs programı yazanlar arasında süregiden, muhtemelen bitmeyecek bir yarış, bir tırmanma vardır.
Tasarının 3. maddesi, Telekom Kurumu bünyesi içinde bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na güçlü, hatta belki aşırı yasaklama yetkileri veriyor. Bu yasaklamaları internet ortamında aşmak isteyenler ile yasaklamaları uygulamak isteyenler arasında bir yarış ve tırmanma olması kaçınılmaz. İnternet teknolojisi ile cep telefonunun ve hatta televizyonun beraber çalışabileceği teknolojik gelişmeleri düşünürsek, yasaklamaların zorluğu daha iyi anlaşılır."
Georgia Üniversitesi Teknoloji Enstitüsü'nde sistem mühendisliği üzerinde doktora yapan ve ODTÜ'de Endüstri Mühendisliği dersleri veren Coşkunoğlu, tasarı üzerindeki endişelerini şöyle sıralıyor:
NE OLMASI GEREK
"Yasaklayıcı ile bu yasakları aşmak isteyenler arasındaki yarış, bir tırmanmaya ve yavaş yavaş bir sansüre doğru ilerlemeye yol açar. Nitekim böyle bir tehlikeden kaçınmak ve sansüre giden bir yol açmamak için AB böylesine bir yasaklama mevzuatından kaçınmaktadır.
Bu yasa yerine yapılması gereken, ilgili sivil toplum örgütleriyle beraber, toplumsal bir eğitim, uyarı ve otokontrol sistemi geliştirmektir. AB'de yapılan budur, doğrusu da budur. Bunu yapmak zordur ama etkili ve anlamlı olan da budur. Yasayla yasaklayıcı önlemler getirmek kolaydır ama hem etkisiz kalmaya mahkûmdur hem de sansüre yol açabilir."
ÇOCUK PORNOSU TAMAMEN YALAN
Çocuk pornosu haberleri yayınlanmaya başlandığında şimşekler önce internet kafeler üzerine çevrildi. Başbakan Erdoğan internet kafelerle ilgili tehdit içeren sözler sarfederken, Türkiye çocuk pornosu haberlerini gazetelerde yüzleri mozaiklenmiş 1-3 yaş grubuna ait bebeklerin fotoğrafları eşliğinde okuyordu.
Ancak liseli kızların kendi aralarında şakalaşırken çektikleri görüntüler, 18 yaş altı birinin çıplak görüntüleri hatta 18 yaş üstü olsa bile 18 yaş altı görünen birinin görüntüleri bile Çocuk Hakları Sözleşmesi tarafından çocuk pornosu olarak tanımlanıyor. Ve Türkiye’de tutuklananların çoğu aslında “liseli kız” kapsamında tutuklu bulunuyorlar. Yani internetteki paylaşım sitelerinden birinden indirdiğiniz “liseli kız” görüntüsü nedeniyle “çocuk pornocusu” olarak tutuklanabilir ve gazetelere bu şekilde haber olabilirsiniz.
Konuyla ilgili haberlerde yeralan “Türkiye çocuk pornosu cenneti” ibaresi de İnternet İzleme Vakfı'nın (IWF- İnternet Watch Foundation) verilerine göre gerçeği yansıtmıyor. IWF verilerine göre çocuk pornosu görüntülerinin yüzde 51’i ABD'nin. Ardından yüzde 14.9'la Rusya, yüzde 11.7'yla Japonya, yüzde 8.8'le İspanya, yüzde 3.6'yla Tayland, yüzde 2.1'le de Güney Kore geliyor. Diğer ülkelerin çocuk pornografisindeki payı ise yüzde 7.7. Yani Türkiye onlarca ülkenin bulunduğu bu yüzde 7.7’lik dilimde yok denebilecek ölçüde bir paya sahip.
Emniyet Genel Müdürlüğü de bizzat sözcü İsmail Çalışkan’ın ağzından bu durumu doğruladı. Emniyet yetkililerinden edinilen bilgilere göre, yapılan operasyonlarda ele geçirilen çocuk pornosu görüntülerinin çoğu ABD ve Uzak Doğu’lu ülkelerine ait. Türkiye açısından en dikkate değer gelişme de çocuk pornosu üretimi anlamında faaliyetin yok denecek nispette olmaması.
Emniyet Amirleri Yusuf Uzunay ve Mustafa Koçak’ın yaptığı “İnternet Üzerinden Çocuk Pornografisi” çalışmasına göre de, dünyada yıllık 2-3 milyar dolar hacme ulaşan çocuk pornografisinde Türkiye yok denecek düzeyde.
Google’da Türkiye’nin özellikle de İzmir’in çocuk pornosu aratmada birinci çıktığı bilgisinin de gerçeği yansıtmadığı ifade ediliyor. Çünkü Google gibi güçlü filtreleme yazılımları bulunan dünya devi marka üzerinden “child ****” yazarak, çocuk pornosuna ulaşmak imkansız gibi. İnternet üzerinden yapılan bu trafiğin paylaşım programları üzerinden bilgisayardan-bilgisayara yapıldığı belirtiliyor.
Türkiye’nin çocuk pornosu açısından durumu böyleyken, böylesine hassas bir konuda kopan fırtına arasında hazırlanan ve kamuoyu desteği de alan İnternet Ortamında Yayın Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanunu Türkiye’de internet özgürlüğünü kısıtlayacak yaklaşık 40 madde içeriyor.
aktif haber