Çay içmek bir sanattır.Tıpkı Çay demlemek gibi.Nasılki çayı demlerken kısık ateşte köpürtmeyince o çay çaya benzemez 2,5 kaşık toz şekersiz çayda çaya benzemez.

Tabi çayı nerde içtiğinizede bağlı.

Geliboluda kışın soğuğunda gece saat 6 da feribot beklerken Kaç saat bekletildiği belli olmayan bir çay tutuşturun adamın biri (ortalama 4-5 şeker atılmış) o çay sizin için çok önemlidir.Hatta donmaktanda kurtulabilirsiniz.

Biz Yazıdan alıntı.

Çay İçme Sanatı İnsan fizyolojisi ve psikolojisi üzerinde çayın kayda değer olumlu etkileri vardır. Dünyaca ünlü Avusturyalı şair Peter Altenberg tarafından, 1913 yılında çayın "ruh banyosu" olarak tanımlanması şaşırtıcı olmayacaktır. Nasıl ki yediğimiz, enerji aldığımız besinler vücudumuzun; kulaklarımızdan girip bütün varlığımızı saran müzik ruhumuzun gıdasıysa; çay da benliğimizi önce içimiyle sonra da tarih içindeki büyülü yolcululuğa çıkarışıyla bulanıklıklardan arındıracaktır. Ruha seslenen bestecinin seçimi gibi çay seçimi de zamanın akışı içinde birey olarak kişi tarafından bulunacaktır. Çay bitkisinin çeşitliliği ve diğer bitkilerle kombinasyonlar üreterek yeni yeni sunumlarının gerçekleştirildiği düşünülürse, elbette ki bu süreç emek ve zaman gerektirecektir. Elbette ki kişiye en uygun çay, çay keyfini ruh banyosu olmaya en yakın kılacaktır.