Konu
Çet, SMS ve MSN Dili ya da Kaybedilenler...
05-10-2008, 23:08:44
#1
samet_M
Bu yazı, mail adresime, üniversitedeki bir hocam tarafından gönderilmiştir. İnternet alemindeki arkadaşlarımı da ilgilendirdiği için burada sizlerle paylaşmak istedim.
___________________________________
Adam gibi güzel güzel yazarken,
Bir gün insanımız, özellikle gençlerimiz, virgülü
( , )
kaybetti.
O zaman, virgül olmadığı için, zor cümleler kurmaktan
korkar oldu.
Korkaklık sonucu
basit ifadeler
kullanmaya başladı.
Cümleleri basitleşince
düşünceleri de basitleşti.
Bilgi dağarcıkları gittikçe
küçüldü ve fakirleşti.
Muhakeme gücü körleşip
dumura uğradı.
Zihin faaliyeti
durdu.
Fikr
î
üretim
yok oldu
.
Üretim olmayınca
bilgi birikimi
de olmaz oldu.
Derken
a,
i
ve
u
gibi harflerin üzerine konan inceltme işaretlerini kaybetti.
Bu defa
“k
âr”
yerine,
“kar-yağmur”
demeye;
“
hâlâ”
yerine,
“hala-teyze”
demeye başladı.
Yani cümleler ve anlamlar
karışmaya başladı.
Yazılanların anlaşılmamasında
hikmet aranmaya
başlandı…
İnsanımız, sonra ünlem (
!
) işaretini kaybetti.
Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı.
Artık ne bir şeye kızıyor, ne de bir şeye seviniyordu.
Robottan farksız hale gelmişti.
Robotlaşmıştı…
Kızgınlıklarını ve sevinçlerini,
MSN,
ÇET
ve
SMS
dilindeki garip sembollerle ifadeye çalıştı.
Herkesin kolayca
anlayamayacağı
basit ve çok sade bir
KUŞDİLİ
şekillenmeye ve kalıplaşmaya başladı.
En vahimi de bazı
“eğitimci”
sıfatını taşıyan insanlarımızın içine düştükleri perişan durum oldu.
Söz konusu kuşdili toplumumuzda o kadar rağbet buldu ve değişim rüzgârı o kadar hızlı esti ki, artık yazım hataları,
Profesör,
Doçent, Yardımcı Doçent
veya diğer bazı
benzer unvanlar
taşıyan akademik insanlarımızı bile esir aldı. Onların da büyük bir kısmı, değişime karşı duramayıp,
fiilî durumu
kabullendiler.
Onlar da yanlışlara karşı
bağışıklık
kazandılar…
Bırakınız öğrencilerinin yanlışlarını düzeltmeyi, kendi yanlışlarını bile göremez oldular.
İnternetteki yazışmalara bir bakınız. Sanki
yanlışta yarış
yapılıyor.
Artık,
☻
-
J
-
-
-
-
-
:P
gibi şekiller davranışları ifade eder oldu.
Benzer 10 kadar şekil ya da sembol, onların iletişim kurmalarına yeter hale geldi.
İnsanımız, değişimle birlikte,
“ Yaw ”
, “
Mrb
”, “
Slm
”, “
ii
” ve “
bi
” gibi hangi dilde olduğu bilinmeyen kelimeler buldu…
“GeLicem / geLcem”
ve “
geLirsen mutLu oLucam / oLcam”
gibi yazım şekillerini ve kurallarını keşfetti.
Dilimiz, iyice sadeleşti
(!)
. Sadeleştikçe sadeleşti ve basitleşti.
“Sadelik”
ve “
basitlik”
de zaten güzel bir şeydi…
Tıpkı ilk çağlarda yazının olmadığı dönemlerdeki
meram anlatma
ve
iletişim kurma
modeline geçildi.
Dilde derinliğe gerek yoktu.
Tarih tekerrür sürecine girdi.
Teknolojik gelişmeyle birlikte insanımız o hale geldi ki,
Hiç bir şey onda, en ufak bir heyecan uyandırmaz oldu
Bir süre sonra soru işaretini de
( ? )
kaybetti.
Artık soru
sormaz
ya da
soramaz
oldu.
Artık hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu.
Ne evren, ne dünya, ne çevresi ve ne de kendi apartmanı umurundaydı.
Birkaç yıl sonra iki nokta üst üste işaretini
( : )
kaybetti.
Artık davranış nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.
İstese de davranış modellerini
ifade edemez
hale geldi.
Yazılarda cümlelerin ilk harflerinin “
büyük harfle yazılması âdeti”
de çoktan kalkmıştı.
İki cümle arasında “
bir harf karakteri kadar boşluk bırakma”
kuralı da terk edileli çok olmuştu.
Ömrünün sonuna doğru, elinde yalnız iki tırnak
( “ ” )
işareti kalmıştı.
Kendine özgü, kendine has, kendine ait tek düşüncesi yoktu artık…
Yalnız başkalarının düşüncelerini, iki tırnak içinde, tekrarlıyordu.
Yani papağanlarla dost olmuştu.
Papağanlaşmıştı…
Düşünmeyi, muhakemeyi unuttu ve böylece, erişilmez zannedilen son noktaya
( . )
yani
Nirvana’
ya erişti.
Noktanın kaybolmasıyla birlikte, artık nefes almadan konuşan ve ne dediği anlaşılmayan, sadece bir hırıltı ya da gürültü çıkaran, bir varlık haline dönüştü.
Ne dersiniz?
Tespitlerim ne derece doğru?
Yanılıyor muyum acaba?
_______________________
Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Sakarya Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İktisat Bölüm Başkanı