Blogumdan aynen aktarıyorum, aşık olanlar ve "aşk acısı" çekenlerin ilgisini çekebilecek bir yazı:

Dün gece, Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi kitabına devam ederken, 166. sayfada ilgimi fazlasıyla çeken bir paragrafa rastladım. Paragrafın bulunduğu bölümün adı "Aşk Acısının Anatomik Yerleşimi"ydi. Söz konusu paragrafta "aşk acısı"nı anlatıyordu ve insan bedeninde tam olarak nerelere acı verdiğini belirtiyordu. Gerçekten aşık olanlar, aşağıdaki paragrafın kendisini anlattığını hemen anlayacaklardır. Aşağıdaki paragrafta belirtilen acıyı, hayatında hiç yaşamayanlar ise hala aşık olmamış demektir. İşte o paragraf:

Acının, midemin sol yanının yukarı kısmında olduğunu belirteyim. Acı güçlendiği vakit, göğsümle midem arasındaki boşluğa hemen yayılırdı. O zaman gövdenin yalnız sol kısmında kalmaz, sağa da geçerdi. Sanki içime tornavida ya da kızgın bir demir sokulmuş, içeriden kanırtılıyormuş hissine kapılırdım. Sanki midemdan başlayarak bütün karnımda keskin asitli sıvılar birikiyordu, sanki yakıcı ve yapışkan küçük deniz yıldızları, iç organlarıma yapışıyordu. Şiddetlendikçe hacmi genişleyerek artan acı, alnıma, enseme, sırtıma, hayallerime, her yerime vurur, beni boğar gibi sıkıştırırdı. Bazan göbeğimde, tam göbek çukurunun etrafında, sanki bir yıldız şeklinde birikir ve asitli sert bir sıvı gibi boğazıma, ağzıma dolup sanki beni boğup öldürecekmiş gibi korkutur, oradan bütün gövdemi zonklatır, beni inletirdi. Elimi duvara vurmak, jimnastik hareketleri yapmak, gövdemi bir sporcu gibi zorlamak, bir an için acıyı unuttururdu; ama en zayıfladığı zamanlarda bile, bir türlü tam kapanamayan bir musluktan damlayan damlalar gibi, acının kanıma karıştığını hep hissederdim. Acı bazan boğazıma kadar çıkar, yutkunmamı zorlaştırır, bazan sırtıma, omuzlarıma, kollarıma yayılırdı. Ama her zaman asıl midemdeydi, merkezi orasıydı.

İşte böyle. Bu acıyı hissetmeyen kişiler sakın "Ben de aşığım" triplerine girmesin. Aşk acısı diye bir şey vardır ve tanımına da yukarıdaki paragraf yazılmalıdır. Gerisini ***tir edin.

Kib Öpt By!


Aşk acısının anatomik yerleşimi - Günay Doğan | Kişisel Bi'şey