Böyle yapıldıkça daha da çok kitap yazarlar. Asmak kesmekle yürümez.
Diplomasi ve gerçeklerle ezemedikçe silahı alıp vursan ne yazar? Sabah koşusunda vurmakla çözülmez sorun, bunu vursan başkası çıkar, onu vursan biri çıkar bitmez yani karınca yuvası gibi. Diplomasi ve lobide üstünlük sağlamak gerekir.
Siyaset ve diplomasiye kalırsa Türkiye den cacık olmaz. Sözünü gecirebilselerdi bu tip şeylere izin verilmezdi. Kalkıp bi müslüman Hz.İsa (Haşaa) hakkında böyle bir kitap yazmış olsa yer yerinden oynar.
Osmanlı döneminde cesaret edemediler. Dinlerin en sapkınlık dönemleriydi o dönemler. Kafalarına göre yazılan İnciller, Tevratlar falan fistan. Ama Kuran-ı Kerim için hiçbiri yapılamadı. Çünkü koruyan adamlar adam gibi adamlardı.
Ne demişler;
tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.