Kötülüklerin anasıdır derler içki için.. Oysaki seninle daha önce tanışmış olmamıza rağmen ilk defa içtiğin içki sayesinde muhabbet kurduk.. Tanıdıkça seni – kısa süre de her ne kadar tanıyabildiysem – biraz daha anlam vermeye başladım her şeye..

Dünyamda her şey yalan, her şey yapmacık, her şey iki gün üstüne kurulmuştu.. Ama seninle beraber gördüm ki bu naylon dünyada mutlu olabilecek ufak tefek şeyler var... Acı verse, canımı acıtsa bile...

Geceleri halini gördükçe dinledikçe seni anlattığın kadarıyla saygı duymaya, hayran olmaya başladım... Bu kahpe dünyada senin gibi dürüst, mert ve sevgisine sahip çıkabilen acı çekmeyi göze alan ve geçen süreye rağmen hala seviyorum diyebilen tek insansın tanıdığım...

Yaşadığın onca olumsuz şeye rağmen, benim yaşadıklarımdan sonra bana babacan bir tavırla yaklaşıp bu yaşadıklarım için Allah’ıma şükretmem gerektiğini söylemen, yol göstermen ve yardımcı olman şüphesiz tecrübenin, yaşamışlığın eseri...

"Paşam kedi ..... görmüş yaram var demiş” demelerin bile sanki beni uyandırmak için attığın tokatlardan bir tanesiydi... Sıradan biri çıkıp bana senin söylediklerini söylese ya güler, ya dalga geçer ya da onunla kavga ederdim.. Ama seni tanıdıkça – ne kadar tanıyabildiysem – gördüm ki yaşamışsın, görmüşsün biliyorsun...

Lanet ettiğim, göç etmeyi dilediğim bu dünyada, çektiğim acılara bile şükretmek için konuşmanla beni ikna eden, hiç susmayan muhalefet olan arda’yı terse yatıran sen 26 sene önce bugün dünyaya gelmişsin...

Şimdi sorsam ki sana yaşamak istiyor musun diye.. Cevabın belli... Ama her ne olursa olsun iyi ki doğmuşsun, iyi ki bu kahpe dünyada geceleri kendin ve kendin gibiler için doğan güneş olmuşsun...

Bu yazıyı okuduğunda belki bana kızacaksın beni etiket ettin arda diye... Kızarsan kız abi.. İyi ki doğdun! İyi ki varsın!

Her şeyin gönlünce ve dilediğince olması dileğiyle...

Sürç-ü lisan ettiysem affola..