Arkadaşlar Altarı diğer forumda bir ay önce tanımıştım ve onu tanımam türkçenin doğru kullanılmamasına gösterdiği hassasiyetinden ötürü olmuştur. Zaten kendiside milliyetçi olduğunu belirtiyor. Şimdi yazacaklarımla Altarı savunmuyorum zira kimse bir ay evvel tanıdığı birini savunmaz. Ama mesajlarından ve duruşundan adam gibi adam olduğunu bana hissettiren ve bugüne kadar da msn adresini istemeye gerek görmediğim bir forum arkadaşımdır.

"dostum zaten onlar önceden de vardı o dizileri izleyenlerin kimler olduğuna dikkat et, şimdi direk isim vermeyeyim ama hani ocakları filan oluyor o tip insanlar işte."

Bana kalırsa burdaki cümlesiyle tamemen sözden öteye gitmeyen ve kendi içinde gruplaşmalara ayrılan milliyetçi geçinen ve milliyetçiliği kurt hareketi yapmaktan ibaret sayan KOLYE MİLLİYETÇİSİ genç kişilerden bahsediyor.

Ocak kısmına gelince bana göre ocaklar tamamen olmasada işlevini yitirmiş veya yitirmek üzeredir. Kısacası artık karşınızdaki devletler yada insanlar yada düşman deyin ocaklarla veya halk evleriyle insan eğitmiyor. Yıl 2005 artık bilgi çağı ve üstünlük tamamen bilgi ve ekonomi ile oluyor. Milliyetçilik akımı artık orta dünyada kalmış geçmişi kimilerine göre gururla kimilerine göre utançla hatırlanacak zihniyettir. O sebeple bu tür filmler biz gençleri ağutmaktan öteye gitmeyen ve bizleri oyalamaktan başka görevi omayan devlet politikasıdır diyorum.

Herkesin ortaklaşa söyler gibi sözleri 'dizi de doğru söylüyor aynen olmuştu veya oluyor bunlar'. Günde bir gazete (gazete okuyanların sayısı 2 milyon bile değil) takip eden insan filmi seyretmeden aylar ve yıllar evvel filmde geçenleri zaten detaylı şekilde biliyordur. Siz film yada futbol yada televole yada semra veya kaynana dizileri izleyerek avunurken ardınızda binbir dolap dönüyor farkında değilsiniz. Düşünmeyesiniz diye bunlar var onunda farkında değilsiniz... Düşünen insan üretir, üreten insan sorgular ve ister. İsteyen ve sorgulayan insanı sistemler sevmez. İçinde bulubduğumuz durum basitçe anlatımıyla budur arkadaşlar.

Alın size bunu kanıtlayan bir yazı;
"Futbolun insanları uyuşturan bir araç olup olmadığı tartışması sadece günümüzün konusu değil. Pek çok insana göre spor, özellikle de futbol, İspanyol diktatör Franco’nun da itiraf ettiği gibi aslında iktidarlar tarafından insanları uyutmak için icat edilmiş bir oyun. Kimilerine göre ise birbirini öldürmekten ve bunun faturalarını ödemekten yorulan Batı’nın, savaşların yerine ikame ettiği bir şey. Franco’dan rivayetle, futbol, diktatörün milletini uyutmak için kullandığı üç metottan birisiydi. Avrupa’nın göbeğindeki diktatör sanıyorum şöyle demek istiyordu: “Ben bu coğrafyada insanları yüz binlik beşiklerde salladım. İnsanlar futbolla yatıp kalktı, nasıl yönetildiğini anlamadı. Benim gibi bir diktatör yıllarca bu ülkeyi yönetti.”

Siz sallanmaya devam edin ve içinizden biri olan arkadaşınız Altar doğruyu yüzünüze söylediği için kin kusun...

Ne zaman adam oluruz: Her doğru her yerde söylendiği zaman

Kalın sağlıcakla

Edit: Eğer yazdıklarımdan hala anlamayan ve anlamak istemeyen birileri varsa ve kavga ederek asalaklar gibi başkalrının üstünden geçinmek isteyen varsa bende o kırmızı kartlardan isterim.