Eyvallah, sağolasın...
Hep ölümü düşünür oldum. Sevgilim olmasa bi' saniye durmayacağım hayatta ama işte...
Ben de çok düşündüm ama cesaretim olmadı hiç.. Sadece satırlara ? olarak dökebilmiştim..
"Nasıl başlamalı bilmiyorum... Oysa ki ilk defa olmuyor bu, onlarca kez böyle düşündüm, bu duruma düştüm... Böyle olduğunda ya işe güce sarılır ya da alkole koşardım.. Fakat bu saatte ne işim var ne de içebilecek tek bir yudum içkim...
Güvenirdim kendime... N'olursa olsun istediğimi başarabileceğime inanırdım.. Şimdi ne kendime güvenebiliyorum ne de başarabileceğime inanıyorum.. Bunları bırak kimseye güvenmiyor, başarabileceğim sıradan bir şey olduğuna bile inanmıyorum...
(U)mutlu günler geçirmiştim.. İlk başta uyarmıştı nil beni daha.. umut iyi değildir dikkat et diye.. Bense umut fakirin ekmeği demiştim.. Her ne kadar başka bir şey söylemek istediyse nil haklı çıkmıştı.. (u)mutlu günler tükendi artık ve vaktim daralıyor...
Vaktim daralıyor.. Bir seçim yaptım onun arkasındayım.. Hayatıma istedğim şekilde yön vereceğim kuşkum yok.. Fakat zorluklara ne kadar dayanabilirim ne kadar gücüm kaldı bilmiyorum... Öyle bir şey ki sanki bir işe yaramazmışım gibi hissediyorum kendimi....
Çevremdeki herkese yardımcı oldukça, bazı tanımadığım insanlar için dönüm noktası oldukça ben kendi çıkmazım oluyorum sanki.. Kendime hayrım yok gibi bir tek.. Herkese yardımcı olan, herkese umutlu, mutlu günler vaad eden ben, rota kendimi gösterince gerçekleri acı şekilde yaşamayı tercih ediyorum...
Zor günlerin bitiminde ne güneşli günler var ne de mutlu sevinçli insanlar.. Hep üzüntü hep keder hep acı var.. Farkındayım... Düşündükçe çıkmaza sürükleniyorum.. Dalıyorum sevdalara....
Uyandığımda ise değişen bir şey yok.. Yine aynı ben.. Umutlu günleri bazen beklemeye hazır bazen de beklemeye tahammülü olmayan bunu bi'yalan olarak gören ben... Arası uçurum.. Ortasını bulamadım...
Kimilerinin tüylerini ürpetse de ölüm, benim için bir kurtuluş gibi... Sonun başlangıcı aslında ölüm.. Biten bir şey yok.. Başlayan ebedi bi'hayat var...
Korkum orada da acı çekmek, orada da sevince mutluluğa hasret kalmak.. Korkum arkamda üzülen birilerini bırakmak...
Hiç sanmıyorum ya üzülen olacak.. Belki de cesaretsizliğimi bu şekilde örtüyorum.. Bilmiyorum ne kadar doğruyum ne kadar yanlışım ama gücüm tükeniyor artık... Ne doğruları uğruna savaşabilen arda var karşınızda ne de tuttuğunu koparabilen arda... Öylesine yaşayan bir kurtuluş bekleyen arda sizin karşınızdaki...
Nedir beni bu kadar güçsüz, çaresiz yapan bilmiyorum... Eskiden böyle düşünenlere nefretle bakardım.. N'olursa olsun yaşanacak günler vardı.. Acısıyla tatlısıyla hüznüyle sevinciyle.. Böyle düşünürdüm... Ama hayat bu.. Nasıl bizi ters köşeye yatırıyorsa bazen.. Ben de değişiklik yaptım kendi kendimi yatırdım terse...
Okuyorum şiirlerden ölümü. Anlamaya kavramaya çalışıyorum.. Ne anlayabiliyorum ne de yakınlaşabiliyorum ölüme... Onlarca şiir okudum çoğunu kazıdım kara kaplıya fakat anlamadım, çözemedim şifresini yine de....
Yakın mıyım, uzak mıyım bilmiyorum.. Sadece yakın olmayı diliyorum.. Diliyorum ki daha fazla acı çekmeyeyim daha fazla üzülmeyeyim daha canım yanmasın...
Gecenin bu sessizliğinde içten içe haykıyorum : Yarab Al Canımı!
Sesimi duyan var mı bilmiyorum...."