Konu
İnternet Servis Sağlayıcılarının Cezai Sorumlulukları
03-10-2006, 11:55:35
#1
Ni-Osman
Kurumsal PLUS
İNTERNET SERVİS SAĞLAYICISININ CEZAİ SORUMLULUĞU
I.
GİRİŞ
II.
İNTERNET CEZA HUKUKU
1.
İnternette Klasik Suçlar
2.
Bilişim Suçları
III. İNTERNET SERVİS SAĞLAYICISI
1.
İnternet Hukukunun Özneleri
2.
İnternet Servis Sağlayıcısının İşlevi
IV. İNTERNET SERVİS SAĞLAYICISININ CEZA HUKKU AÇISINDAN SORUMLULUĞU
1.
Diğer Ülkelerdeki Durum
2.
İSSnin İhbar İle Sorumluluk Altına Girmesi
3.
İ SSnin Suçu İşleyen Konumunda Olması
4.
İnternette Klasik Suçlar ve İSS
5.
Bilişim Suçları ve İSS
6.
Özel Hayatın Gizliliği İlkesi, İfade Özgürlüğü ve İSSnin Sorumluluğu
7.
İnternet Suçunda Failin Tespiti ve İSS
V. SONUÇ
İNTERNET SERVİS SAĞLAYICISININ CEZAİ SORUMLULUĞU
I. GİRİŞ
Yazılı kanundan bu yana, toplum hayatını doğrudan ya da dolaylı etkileyen bir çok önemli değişiklik yaşandı. Kanun metinleri bu değişiklikleri zamanlama farkıyla olsa da hep izlemiş olduğundan, sosyal hayatta var olan bir olgunun kanun metinlerinde de karşılığını bulduğunu söylemek olasıdır. Bir olgunun kanunlaşacağı zamana kadar bir düzensizlik ortamı yaşanmış, çoğu zamanda “kıyas” yöntemi kullanılmıştır. 18. ve 19. Yüzyıllarda temelleri atılan günümüz ceza hukuku felsefesi ile suçta “kanunilik prensibi” ve bağlantılı olarak “kıyas yasağı” yerleşmiştir. İnternet 20. Yüzyılın ikinci yarısında son derece hızlı bir biçimde yaygınlaşarak sosyal hayattaki yerini almış yeni bir olgudur. Tarih için çok kısa sayılabilecek bir dönemde genel olarak internet kavramı ile isimlendirdiğimiz olgunun hem iç hukuklarda hem de uluslar arası düzeyde henüz tam bir yasal prosedüre kavuşturulması gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Ancak, internetin eksiksiz biçimde hukuksal zemine oturtulması gereksiniminin varlığını yorumlarken, internetin, belki de en önemli karakteristiği olan, özgürlükçü yapısının kesinlikle gözetilmesi gerekmektedir. İnternetin çok hızlı gelişmekte olan, bütün dünyayı kapsayan bir iletişim ağı olması, kendine has özelliği ile yeni suç türlerinin bu ağ üzerinde türeyerek işlenmeye başlanmasını ve bir çok yönü ile hukuksal düzenlemelerden bağımsız, denetimsiz bir ortam sunması açık gerçeklerdir. Bu güne kadar bir çok hazırlık çalışması ve kimi ülkelerde özel kanunlar yapılmışsa da, ceza hukuku alanında herhangi bir uluslar arası düzenleme gerçekleştirilmemiştir. Bir çok devlet, kendi iç hukuklarında bile henüz yasalaşma süreçlerini tamamlayamamış bulunmaktadırlar.
Ancak tüm bu gerçeklere ve sorunlarında rağmen, internetin özgür ve bağımsız yapısı en önemli özelliği olarak önümüzde durmaktadır. İnternetin bu kadar yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birisi de budur. İnsanlık, bu güne kadar bu derece yaygın, bu derece özgür ve bağımsız bir iletişim ve etkileşim ağına ilk defa sahip olmuştur. Sosyal hayatın bütün özneleri bu ağdan yararlanabilmektedirler. Bir bilgisayar ve internet bağlantısı bedelini karşılayabilecek durumda olan her insandan, devletlere kadar her kişi ve kurum internetten yararlanmaktadır.
İnternet ile ilgili yapılacak her düzenlemede yukarıda kısaca değindiğimiz bu özgür ve bağımsız yapıya elden geldiğince müdahale etmemeye özen göstermek gerekmektedir. İnterneti sadece denetimsiz bir ortam, bir suç işleme kaynağı olarak görme eğilimi, bu olgunun insanlığa olan yararlarını da küçümseme gibi bir yanılgıyı getirmektedir.
II. İNTERNET CEZA HUKUKU
İnternet klasik anlamda Ceza Kanunlarında ifade edilen suçların bir bölümü işlenmektedir. Bu türden suç filleri için en azından “kanunilik prensibi” anlamında bir sorun olmadığı açıktır. Ancak bunlardan başka, sadece internete özgü suç fiilleri söz konusudur. Bu suçlar, nitelikleri itibari ile sadece internet ortamında işlenen suçlar olduklarından, bu alanda bir çok ülkede düzenleme eksiklikleri vardır. Ek olarak internet ortamında işlenen suçların takibi, failin tesbiti ve müdahale konularında oldukça ciddi teknik olanaksızlıklar söz konusudur.
1.
İnternette Klasik Suçlar:
Bu türden suçlarda, internet sadece bir araç olarak kullanılmaktadır. En yaygın olarak “hakaret” ve “sövme” suçlarının işlenmekte olduğu görülmektedir. Ayrıca “haksız rekabet”, “fikri haklara tecavüz” gibi haksız fiiller de yaygındır.
Bu tür suçlarda suçun işlendiği yer ve hangi ülkenin kanunlarının uygulanacağı, hukuki ve cezai sorumluların tesbiti sorunu yaşanmaktadır. Bu noktada İnternet Servis sağlayıcılarının sorumluluklarında düzenleme yapma eğilimi ortaya çıkmaktadır. Bunun temel nedeni suçun işlenmesinin önlenmesi, devamlılığın durdurulması ve nihayet suç failinin tespiti konusunda en önemli ve neredeyse tek başvuru kaynağının İSS
[i]
olmasıdır.
2.
Bilişim Suçları (Cyber-crimes):
Bilişim suçları tamamen internete özgü olan suçlardır. Ülkemizde Türk Ceza Kanununda 1991 yılında, 3756 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 525 Maddede bu türden suçlar düzenlenmiştir. Yasada bu türden suçlar “bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutulmuş bir sistem” ya da “sistemdeki verilere yapılan tecavüzler” başlıkları altında düzenlenmişlerdir. Bu maddelere göre, örneğin bir resmi dairenin sistemine girerek var olan bilgileri öğrenmek ya da değiştirmek ya da silmek, bir bankanın bilgisayar sistemine girerek kredi kartı borcunu silmek, bir virüsü internet üzerinden zarar verme kastı ile yaymak ve herhangi bir bilgi işlem sisteminin bozulmasına bu yolla neden olmak gibi fiiller suç olarak tarif edilmiştir.
Bilişim suçlarının türlü sınıflandırmaları vardır. Pratikte en çok gözlemlenen suç fiilerini şöyle sıralamak mümkündür:
a.
Network sistemlerine tecavüz (
Computer Network Break-ins): Bir bilgisayar ve internet erişiminin kullanılması yoluyla bir sisteme girerek herhangi bir derecede zarar vermek, sisteme virüs ya da trojan
[ii]
bulaştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu suçta failin kasdı bir çıkar elde etmek ya da sadece sisteme zarar vermek olabilir.
b.
Ticari ya da teknik bilgi hırsızlığı
(Endustrial Espionage): Bir sistemdeki gizli bilgilerin çalınması ya da bozulması şeklinde işlenen bu suçta, bilişim suçlarının en ağırlarından biridir.
c.
Yazılım hırsızlığı
(Software Pracy): Bilgisayar programlarının güvenlik kodlarının kırılması ve dağıtılmasıdır. İnternette bir çok sitede bilgisayar programlarının lisanssız kullanımını sağlayacak kaçak şifreler yayınlanmaktadır.
d.
Spam
(mail bombing): e-posta bombardımanı olarak Türkçeleştireceğimiz bu suç fiili, bir şekilde elde edilen e-posta adreslerine devamlı olarak reklam ya da herhangi bir konuda yorum içeren e-postaların gönderilmesidir. Bu şekilde gönderilen postalarla kullanıcıların e-posta adresleri çoğunlukla dolmakta ve tıkanmaktadır. Yukarıdakiler kadar ciddi bir suç gibi görünmese de internet kullanıcılarının en çok şikayetçi olduıkları konulardan biriside “spam” a maruz kalmaktır.
e.
Veri Korsanlığı:
İnternetortamında erişimde bulunan kullanıcılar hakkında, onların haberi olmaksızın veri toplamak fiili. Bu uygulama gizlice yapılmakta ve çoğunlukla reklam ya da istatistik amaçlı gerçekleştirilmektedir. Ancak kişisel bilgisayarlarda ve İSSde bulunan veriler kredi kartı ve hesap numarası hırsızlığı amacıyla da çalınmaktadır. Ayrıca bu fiil temel bir insan hakkı olan “özel hayatın gizliliği” ilkesinin de ihlali olmaktadır.
Kimi ülkelerin internet suçları ile ilgili düzenlemelerinde farklılıklar göze çarpmaktadır. Örneğin Japonya’da var olan mevzuata göre, bir sisteme izinsiz giriş yapmak, o izinsiz giriş ile elde edilen bilgiler satılmadıkça ya da bozulmadıkça suç sayılmamaktadır. Ancak yakınmaların artması ile sadece sisteme girmenin de suç sayılması yönünde bir değişiklik hazırlığı yapılmaktadır. Avrupa Birliği’nin bilişim suçları konusunda geçtiğimiz yıllarda yoğun bir çalışması olmuş ve bu çalışma sonucunda 8 Ocak 2001 tarihli “İnternet ve Bilgisayar Suçları ile İlgili Sözleşme Taslağı” hazırlanmıştır. Taslağın temel amacı bilişim suçları konusunda temel ve ortak bir mevzuat yaratmaktır. Bu türden suçlar Dünyanın herhangi bir yerinden, ülke sınırları tanımaksızın işlenebilmekte olduklarından, ortak global bir mevzuata gereksinim olduğu açıktır. Bu sözleşme taslağındaki bilişim suçları sınıflandırmasının ilk bölümü T.C.K. md. 525 a,b,c, ve d. ile aynı doğrultudadır. Ek olarak “bilgisayarla ilgili suçlar” başlığı altında, “bilgisayar ile sahtecilik” (computer-related forgery) ve “bilgisayarla dolandırıcılık” (compouter-related fraud) suçları tanımlanmıştır. Sözleşme taslağında “içerik ile ilgili suçlar” başlığı altında “çocuk pornografisi” hakkında düzenleme yapılmış ve bu tür içerikli yayınların hazırlanması, sisteme verilmesi, sistemde depolanması fiilleri tarif edilerek suç sayılmıştır. Burada dikkat çekici nokta diğer suçlardan ayrı olarak İSSlerin de doğrudan sorumluluğa tabi tutulmuş olmalarıdır.