Dün gece show tv'de filmi vardı ray charles'ın orada aklıma tekrar geldi ve yaşamını araştırayım dedim ve gerçekten bir Türk'ün bu kadar güzel başarıları imza atması çok hoşuma gitti. Belki çoğu kişi adını duymuştur ama bu kadar önemli biri olduğunu bilmiyordur.
Ahmet Ertegün,
1923 doğumlu
iş adamı.
Atlatic Records’un kurucusu olan Ertegün, dünya müzik piyasasının en önemli isimleri arasında gösteriliyor.
Ahmet Ertegün,
1923 yılında
diplomat Mehmet Münir Ertegün ve
Hayrunisa Rüstem’in ikinci oğulları olarak,
İstanbul’da dünyaya geldi. Her türlü müzik aletini çalabilen, yetenekli bir kadın olan annesi aynı zamanda iyi bir dansçıydı. isviçre , paris ve ingiltere’de görevlerde bulunan babasının, Ertegün
12 yaşındayken
Washington’a
Türkiye Büyükelçisi olarak atanmasıyla Amerika’ya taşındılar.
14 yaşındayken annesi ona
Cootie Williams’ın enstrümantel ‘
West End Blues’ albümünü ve onu çalabileceği bir makina aldı. Ertegün müzik çalarken kendi yazdığı sözleri mikrofona okuyordu ve abisi
Nasuhi Ertegün (26 kasım1917– 15 nisan 1989) ile birlikte odalarında sevdikleri müzikleri dinleyerek uykuya dalıyorlardı. İki kardeş kısa zaman sonra Duke Ellington,
Lena Horne ve
Jelly Roll Morton gibi sanatçılarla ile arkadaşlık kurdu.
1944’de babası vefat etti ve önce Arlington Ulusal Mezarlığı’na (Arlington National Cemetery) gömüldü, 2.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra ise türkiye’ye getirildi. Kısa süre sonra ailesi Türkiye’ye dönmesine rağmen Ertegün ve abisi Amerika’da kaldılar.
Georgetown Üniversitesi'nde okuduğu sırada aile üyelerinin teklif ettiği işleri de redderek kasetçilik işine atıldı. Mezuniyetinden sonra,
Quality Radio Repair Shop ( sonraki adıyla
Waxie Maxie) adındaki aynı zamanda kaset satışı da yapan bir radyo tamir dükkanının sahibi,
Max Silverman’la tanıştı. Bir süre sonra radyo programı yapmaya başlayan Silverman’ın programına, yeni sanatçılar çıkıyor ve kasetleri yayınlanıyordu. Silverman’la arkadaş olan Ertegün, bu sayede hem onlarla tanıştı hem de dinleyicilerin kimlerin müziklerini neden satın aldıklarını anladı.
1946’da Silverman’ın desteğiyle, dişçi arkadaşı
Herb Abramson’la birlikte, gospel müzik için
Jubilee ve jazz, R&B için
Quality etiketleriyle, kendi plak şirketlerini kurdular. Satmayan birkaç kaset kaydettikten sonra Silverman’ın parasal desteğini geri çekmesi üzerine, şirketin devamı için Abramson, Jubilee etiketini 2.500 dolara sattı. Babasının arkadaşlarından hiçbirini ikna edemeyen Ertegün ise en sonunda aile dişçileri
Dr. Vahdi Sabit’ten istekte bulundu. Evini ipotekleyen Sabit'in 10.000 dolar koymasıyla
Pacific Jazz isimli şirketten esinlenerek ismi konulan
Atlantic Records,
eylül 1947’de New York’da kurulmuş oldu. İlk olarak 21 Kasım
1947’de
Harlemaires’in ‘
The Rose of the Rio Grande’ albümü kaydedildi.
Nisan 1949’da Atlantic Records’un ilk büyük hiti,
Stick McGhee'nin ‘
Drinkin' Wine Sop-Dee-O-Dee’ şarkısı oldu.
1955’de Atlantic Records, Elvis Presley’nin kontratı için Albay
Tom Parker’a 25,000 dolar teklif etti fakat kontrat RCA’a satıldı.
50’lerde
John Coltrane,
Charles Mingus,
Ornette Coleman,
The Modern Jazz Quartet,
Ray Charles,
The Drifters,
Bobby Darin ve
Roberta Flack’e, 60’larda Aretha Franklin ve
Wilson Pickett’a, 70’lerde
Dr. John ve
Dire Straits’e kasetler yapan Ertegün,
Led Zeppelin,
John Coltrane,
Genesis,
Cream,
Rolling Stones,
Yes,
INXS, AC/DC,
Otis Redding,
Foreigner ve nicelerini üne kavuşturdu.
Daha önce
3 Grammy Ödülü kazanmış olan Ahmet Ertegün,
2006 Grammy Ödül Töreni'nde müzik dünyasına büyük emeği geçen kişiler için ilk kez verilmeye başlanan,
Onur Ödülü'ne layık görüldü. Ertegün, ödülünü alırken tek bir cümle kurdu:
Bana bu imkanı tanıyan Amerika’ya, ve sevgili öz vatanım Türkiye’ye teşekkür ederim.
Ahmet Ertegün,
Ray Charles’ı anlatan
Ray adlı filmde
Curtis Armstrong, ‘
Beyond the Sea’ adlı
Bobby Darin’i anlatan filmde ise
Tayfun Bademsoy tarafından canlandırıldı.
Rolling Stones konserinde kafasını çarpması sonrası 29 ekim
2006'da hastaneye kaldırılan Ertegün, 14 aralık 2006'da hayatını kaybetti.
Atlantic plak şirketini kurmamızın sebebi müziklerini beğendiğimiz birkaç şarkıcı ile kontrat imzalamak ve satın almak isteyeceğimiz albümlerini çıkartmaktı. Açıkcası asla çok eğlenceli birşeyler yaparak para kazanabileceğimi düşünmedim. Yanılmış olduğum için çok mutluyum.
Ertegün aynı zamanda
Rock and Roll Hall of Fame Müzesi'nin de kurucusu ve müzenin ana salonu, Ahmet Ertegün'ün adını taşıyor.
Kısaca Yaptıkları... - Cumhuriyet ile yaşıt olan Ertegün, yaşamının büyük kısmını Türkiye dışında geçirmesine rağmen Türkiye’nin tanıtımı için gönüllü bir kültür elçisi olarak çalıştı. Hem Türkiye’ye yatırım getirmek hem de Türkiye’ye yatırım yapmak isteyenlere yardımcı olan Ertegün, medyada da büyük işlere imza attı. Bir Bodrum aşığı olan Ertegün müzik sevgisi kadar doğa sevgisi ile de şaşırtıcıydı. Büyük bir koleksiyoner olarak isimsiz Türk ressamlarının tablolarına ilgi göstermiştir.
- Eartha Kitt'in yorumu ile "Üsküdar'a gider iken" şarkısının melodisinin ABD kültürünün bir parçası haline gelmesini sağladı.
- Merhum ağabeyinin anısına Nasuhi-Ahmet Ertegün Rock and Roll Şöhretler Müzesi'ni (Rock and Roll Hall of Fame) [2] kuran Ahmet Ertegün, Amerika'daki Türk diyasporasının önemli isimlerindendi.
- Bugün Cleveland Ohio'daki müzenin ana sergi salonu Ertegün'ün ismini taşıyor.
- 2004 yılında New York’ta inşa edilen Time Warner ikiz gökdeleninde "Ertegün Caz Şöhretleri Müzesi"nin sponsoru oldu.
- Amerika’ya Avrupa futbolunu ilk getiren kişi olan Ertegün, 70’li yıllarda New York Cosmos [3] takımını kurdu. Maradona’yı almak istediğinde, Maradona henüz 17 yaşındaydı. Lig büyüdükçe iyi oyuncular getirdi. Pele, Carlos Alberto, Franz Beckenbauer ve GS'dan kaleci Yasin gibi isimleri takıma aldı.
- Ray Charles'ı anlatan Ray adlı filmde Curtis Armstrong, Bobby Darin'ı anlatan Beyond the Sea adlı filmde ise Tayfun Bademsoy tarafından canlandırıldı.
- "Atlantic Records'u kurmamızın sebebi, müziklerini beğendiğimiz birkaç şarkıcı ile kontrat imzalamak ve satın almak isteyeceğimiz albümlerini çıkartmaktı. Açıkçası asla çok eğlenceli birşeyler yaparak para kazanabileceğimi düşünmedim. Yanılmış olduğum için çok mutluyum." Ahmet Ertegün